2. sınıfın başında naklimi başka okula aldırmıştı ailem. Okulun ikinci günü hepimiz sessizlik içinde tahtada yazılanları defterimize geçirirken ben kalemimi açtım ve kalan kurşunlardan kurtulmak için kalemtraşa üfledim. O anda o sessiz sınıfta bir ıslık sesi duyuldu. Öğretmen hemen ayağa kalkıp bir hışımla kim ıslık çaldıysa hemen söylesin dedi. Ben de korkup bir şey söyleyemedim. Öğretmen tekrar aynı sinirli şekilde aynı şeyleri söyledi. Korkarak da olsa parmağımı kaldırıp. "Kalemtraşa üflerken yanlışlıkla öyle bir ses çıktı öğretmenim." dedim ama nasıl titriyorum. Öğretmen anında yumuşadı ve "Aferim bakın arkadaşınız ne kadar dürüstmüş. Siz de onu örnek alın. Kurallarımızı bilmediğin için bu seferlik bir şey söylemiyorum ama bizim sınıfımızda ıslık çalmak yasaktır." demişti. Ben o sırada titrerken böyle sözleri duyunca birden şok oldum. O günden beri de yalan söyleyemem.
Okul hayatınızda unutamadığınız bir öğretmen anınız var mı?
Biz köyde yaşıyoruz, 1997-1998 eğitim öğretim yılında özel bir okula yazdırdı ailem. Ama okullarda pek yer olmadığı için köyden gelen çocukları almıyorlar. En azından çiftçilik yapsınlar diye. O nedenle velimin adı Marmaris'te yaşayan babamın bir akrabasıydı.
İlk gün öğretmen tahtaya çıkardı ve şu sözleri söyledi; bu arkadaşınızın ailesine, bu okula kayıt yaptırmayın okulda yer yok dememize rağmen kayıt yaptırdı dedi. Yakalığımın bir tarafı çıkmıştı bende düğmeden geçiremedim öyle tutuyordum öğretmen farketmesin diye. Farketti ve tokat attı bu halin ne diye. Bende; öğretmenim düğmeden geçiremedim dedim. Beceriksiz git sırana hadi dedi, tek kişilik en arkadaki sıraya oturdum. ilkokul o zamanlar 5 seneydi ortaokul ise 3 sene. Hiç arkadaşım olmadı 8 yıl boyunca. Köyden gelen tek kişi bendim ve içlerinde en fakir ben vardım. Alay ederlerdi. Ara ara benimle arkadaş olmak isteyenler olduysa da sınıf o kişiye karşı cephe alınca benden uzaklaştılar. Arkadaşım olsun diye ödevlerimi tam yapardım ve kopya verirdim ama olmadı. Hatta bir keresinde çam kozalağı fırlatmışlardı ben sınıfa girerken.
Futbol turnuvaları olurdu bende katılırdım ama beni oynatmazlardı. Voleybol oynamak isterdim kızlar beni aralarına almazdı, bende basketbol oynardım tek başıma.
Lisede de zenginlerin gittiği bir liseye gitmiştim orada da aynı şeyleri yaşadım. Grup ödevlerinde beni kimse istemezdi bende hocadan rica ederdim tek başıma yapardım. En arka sırada tek başıma otururdum. Üniversiteye geçtim, en azından kimse burada beni tanımıyor, nasıl birisi olmak istersem öyle söylerim onlara dedim. Köylü olmaktan artık utanmıyordum ama köylüyüm diye dışladılar ve yine grup ödevlerinde tek kaldım. Tek başıma sunum yaptım. 29 yaşındayım, ne bir arkadaşım oldu nede sevgilim. Hayat bazılarımıza acımasız davranıyor. Bu arada üniversitede uygulamalı derslerde en iyi bendim ve herkese kopya verirdim. Notlarım tamdı not verirdim ama benimle kimse arkadaş olmadı. Her sene yıl sonunda topluca yemek organizasyonu yaparlardı bir beni çağırmazlardı. Öyle işte.
ilk okuldayken ilk 3 sene öğretmenim tarafından şiddet gördüm arkadaşlarımda aynı şekilde halen psikolojik tedavi alan arkadaşım var benim de ilk 3 sene olmasının sebebi arkadaşımın annesine anlatmasıyla anneme haber gitti ve beni okuldan aldı öğretmen dövdükten sonra tehdit ediyordu mesela hiç unutmam bir gün hayat bilgisi dersindeydik benim kalemimin ucu kırıldı o da derste yerimizden kalkamıza izin vermiyor diye hazineli kalemtıraş almıştım tam kalemi açarken üstümde bir gölge belirdi ben sana yaz dedim kelem mi açıyorsun sen diye Allah ne verdiyse bana bir daldı 20 dk rahat dövmüştür bir de bu psikopat kadın her sabah derse gelince nasıl olmuşum çocuklar diye manken havasına takılıyordu ve onca şikayete rağmen halen o okulda çalışıyor nasıl bir torpili var kimse çözemedi henüz
Hadi bu hocaya x diyelim. X hocanın dersindeydik. Sıram en arkadaydı ve kadının anlattıkları ilgimi çekmediği için ben de matematik çözüyordum. Birden kükremeye başladı. Çok mu boş konuşuyorum dedi. Yoo dedim. "Ama sen boşsun. Bir insan 4sene boyunca hiç mi değişmez? Biz sizin zihinsel gelişmenizi istiyoruz." Dedi. Bir sonraki ders tekrar matematik çözüyordum ve midesini bulandırdığımı söyledi :') benden bir şey olmayacağını söylemişti. Bu hocamı ve bu anıyı asla unutmam. Ben boş bir insan değilim ve senin çiftleşmeye çalışan kedini anlatışını dinlemek istemiyorum diye bana bunları söylemen çok garip.
2. Sınıfta saadettin hocam vardı Şimdi rahmetli oldu.. yakın arkadaşımı gözümün önünde öldürürcesine dövmüştü sanki gece karısı ona vermemiş gibi sebebini hatırlamıyorum neden dövdüğünü.37 kişilik sınıfta kızı yerlere yatırıp ezmişti saçından tutup masaya vuruyordu yüzüne osmanlı tokadı geçirip duruyordu 8 yaşındaki çocuğa.. tabi yakın arkadaşım olduğu için çok üzülmüştüm ve içimden küsmüştüm hocaya sağımda olduğu zaman kafamı sola çevirirdim solumda olduğu vakit kafamı sağa çevirirdim hakkımı helal etmeyeceğim bir kişidir kendisi!
ilkokuldaki sınıf hocam şuana kadar gördüğüm en iyi öğretmendir gerçekten. bakıyordu biz dersten sıkıldık çizgi film yansıtıyordu tahtaya, her dönem sonunda slayt yapardı, beraber dışarı çıkar oyun oynardık, kışları hepimizi tek tek giydirip beremize kadar takardı, sürekli sınıfta kamera olduğu için sınıf kayıttaydı yani neredeyse her anımız şu an bilgisayarımda kayıtlı, tekerlemeler söylerken sınıftaki oyunlarda ödevlerde vs kendimi görebiliyorum, birimizin annesi gelmemiş olsa çıkışta o kişiyle bekler onu evine bile götürürdü... daha o kadaar çok şey var ki💓 42 kişiydik sınıfta her birimiz çocuğu gibiydik. bir keresinde hiç unutmam yanlışlıkla baba demiştim adama gerçekten. hakkını asla ödeyemem. keşke her öğretmen böyle olsa, dayak asla olmasa
4. sınıftaydım beden eğitimi dersi için üstümüzü değiştirmiştik ayakkabımın bağcığını yanlışlıkla düğüm yapmışım daha sonra tekrar formamı giymek için ayakkabıyı çıkarmaya çalıştım zar zor çıkardım ama geri giymedim onunla uğraşmaktan derse geç kaldım sonra üstüne basarak çıktım ordan sınıfa ağlayarak geldim utanıyordum baya öğretmen de geç kaldım diye kızacak sanmıştım beni ağlarken görünce noldu diye sordu ağlamaktan cevap veremedim sonra fark etti üstüne basarak geldiğimi beni sınıftan çıkarıp ayakkabımı giydirdi sonra da göz yaşlarımı sildi sınıfa da arkadaşınız soyunma odasında kilitli kalmış demişti beni utandırmamak için
Liseye kaydolmaya gittim annem babam ve ben girdik mudur yardimcisinin odasina ve birsuru ogrenci oraya toplanmis sorumluluk ssinavina kalmislar ama hangi dersten kaldiklarini bile bilmiyorlar adam ofkeli "lan oglum daha kaldiginiz dersi bilmiyorsunuz"dedi isminizi soyleyin dedi ogrenci adini soyluyor o da kaldigi dersi soyleyip cik disari diye azarliyor sen diyor cocuk soyluyor adini ornek matematik çik sen diyor baskasina derken herkes bitti bana ters ters bakip sen dedi hocam kaydolmaya geldim dedim guldu ve peki dedi😀
Aklına güzel bir anı gelmiş, ne mutlu sana. İlkokul birinci sınıfım, ders matematik. Parmak kaldırmadığım halde öğretmenin zoruyla tahtaya kaldırıldım ve doğal olarak işlemi yapamadım. Zil çaldı, kimseyi sınıftan çıkartmadı. "Bu soruyu çözmeden gitmeyeceksin" dedi. Kendimi o kadar kapana kısılmış hissetmiştim ki, hala hatırlıyorum o an ki hislerimi. "Bilmiyorum cevabı, çözmeyeceğim." dediğim gibi suratıma tokatı yedim. Aynı okulda anneannem'de öğretmendi. Gidip ona anlatmıştım ağlayarak, ufak bir tartışma geçmişti aralarında sonra zaten adam beni hiç sevemedi şikayet ettiğim için. İkinci dönem farklı bir sınıfa geçtim yalvar yakar. İlginç kısmı ise 17 yaşına geldiğimde eski öğretmenler anneannem'in evinde toplanmıştı, seneler sonra ilk kez o gün tekrar gördüm adamı, göz göze geldiğimiz an öldürecek gibi bakarak geri odadan ayrıldım. Giderkende bir tek onunla vedalaşmadım. Çok kinciyim sanırım, şu an görsem yine yüzüne bile bakmam.
yıl 96 sanıyorum 95 te olabilir, 1. sınıfa yeni başladık. zaten anasınıfında da pek normal bir öğretmenimiz yoktu. neyse öğretmenler bizi böldüler sınıflara soktular. ben şube A dayım. B nin öğretmeniymiş çok sakin bir bayan öğretmen sırama kadar götürdü beni. çok güzel başlamıştık, bizim öğretmenimiz gelene kadar. sınıfta 45 öğrenci varız. bir sırada 3 çocuk oturuyor, bazılarının önlükleri yok. bizimkilerde bana kıl payı alabildiler.
Öğretmen geldi (uzun boylu hafif şişman bir erkek), elinde cetvel tutuyor. Daha adını söylemeden adını söylediğim ayağa kalksın diyerek. anamızı ağlatmıstı o gün 1-5 her sene öğretmen değişti. hepsinde eli sopalıydı.
Şiir okuma yeteneğimden dolayı 3. sınıfta beni şiir okumam için görevlendirmişlerdi. Bütün okulun karşısında şiir okurken babamın o gün görevde olduğunu ve gelemeyeceğini biliyordum. Mikrofona boyum yetmiyor bir abi tutuyordu. Şiiri bitirip başımı kaldırdığımda babamı ve öğretmenimi yanyana gururla beni alkışlarken görmüştüm :) Babamın benden dinlediği son şiirdi.
Bütün okul ortak yazılı olmuştuk ve ben 3 gün gece gündüz çalışmıştım. En yüksek not okulda 50 açıklanmışken benim notum 96 olarak açıklanmıştı. O gurur... O mutluluk... :)
Çok ilginçti.. ılkokul 5. sınıftayken çok sevdiğim bir öğretmenim vardı, benim için ayrı bir değeri vardı. Bir gece rüyamda yaşlı bir adam gördüm. Adamı daha önce hiç görmedim tanımıyorum. Öğretmenimin babası olduğunu ve kendisinin hasta olduğunu söyledi. Ona söyle gelsin, bekliyorm gibi şeyler söyledi rüyamda. Takilmisti kafama tabi, kimdi o adam? Gercekten babasi miydi? Ertesi gün dersten sonra öğretmenime babasının hayatta olup olmadığını sordum. Sorum onun da ilgisini çekti ve sebebini sorunca rüyamı anlattım. Nasıl biriydi dedi, adamı anlattım, şaşkındı öğretmenim. Bir sonraki gün dersimiz boştu başka bir ogretmen geldi. Sebebini sorduğumuzda ise öğretmenimizin babasının kalp krizi geçirdiğini ve memleketine gittiğini söylediler. Hâlâ da görüşürüm kendisiyle.
Öğretmen anım değil de muhteşem bir anım var bir gün yazılıya gireceğiz ve anlaştık sınıfla yere atınca patlayan küçük bir şey vardı onlardan aldık hoca bakmadığımda atacaktık ve ilk ben başlatacaktım ancak ben attıktan sonra kimse atmadı ve hoca tabii çok sinirlendi kim attı onu falan diye bağırdı bir anda ben de ağlamaya başladım o anda salgıladığım adrenalin artık fazla geldi titreye titreye çok korkmuş gibi davrandım hoca bu sefer beni sakinleştirmeye çalışmıştı üstüne üstlük önce sakin ol süreyi dert etme gibi şeyler söylemeye başladı yine en karlı çıkan ben oldum tabii : D
1. sınıfa başladığım zaman teyzem eniştemle kaçarak evlenmişti. Gidişini kabullenememistim çok üzülüyordum. Beni nasıl terk eder diye kızgındım bir de. Sonra bir gün öğretmen bilgisayarla uğraşıyordu sınıf kendi aleminde. Sıranin altına kalem düşürüp güya onu almak için sıranın altına girmiştim (kafam o zaman da zehir işte). Öğretmen de o sırada teyzemin en sevdiği şarkıyı açmasın mı. Orda başladım ağlamaya hemen ispiyonladı tabi hainler. Öğretmenime teyzem kaçtı ona ağladım demiştim. merak etme gelir teyzen diye beni teselli edişi ve rehberlik hocasına götürmesi çıkmaz aklımdan. Hayatım o zamandan zormuş işte 😄
Çok sevdiğim bir öğretmenim var liseden kalma hala görüşürüm kendisi ile Eda Belli adı çok hanım efendi bir insan ben lisedeyken genç bir öğretmendi ona dersinin birinde anne diye seslenmiştim hoşuna gitmişti tenefüste bana çocuklarının resimlerini göstermeye başlamıştı 2 tana çocuğu var bir erkek bir kız şimdi onlar liseye gidiyor istanbula her gitmeme mutlaka görüşürüm kendisiyle iyiki var öğretmen olmak çok farklı bir şey...
Ama ıslık calmamissin ki yinede güzel etkilenmesine sevindim. Benm bir çok anım var unutamadığım ama bir keresinde 9. Sınıftayım bir tane fizikcimiz vardı. Dersi saatine bakarak dakik bir şekilde anlatırdı. En ön sırada oturuyorum. Kalemim yere düştü kalemi yerden almak için eğildim ve hoca başımda bitti. Neyse kafamı kaldırdım göz göze geldik ve bana dedıki alabilirsin. Hayatımda ilk defa kalem alırken izin almam gerektiğini düşünen bir hocayla karşılaşmistm
Anasınıfında ısrarla dibimizdeki okula gitmeyişlerim, öğretmenimin eve gelişini unutamam sanırım. Küçükken de sabahları erken kalkmayı sevmiyordum. Bir de 4. sınıfta okul degiştirmek zorundaydım, son vedalaşmada öğretmenime sarılırken ince bir iple bağlanmıştık.
1. sınıftayım. bir hoca var nasıl aşığım, okula gelir gelmez tenefüstlerde onu görmek için çıldırırdım. bir gün dışarıda kitap okumak için çıktık. tesadüf, o hoca da geldi bizim hocamızla sohbet ediyorlar. ben hep ona bakıyorum utana utana. beni bakarken gördü, çağırdı, ''ay sen ne tatlısın,'' dedi ve öptü. eve gidene kadar alev aldım utançtan, mutlulukta, sevinçten :D
1. Sınıfta Annem hastaydı saçlarımızı da kuzenim yapıyordu ama o da küçüktü pek yapamıyordu ağlamıştım annemi özledim saçlarım çok çirkin oluyor diye öğretmenimiz iki hafta boyunca her gün saçlarımı örmeyle başlamıştı derse😄
O kadar çok var ki. Mesela ilkokuldaki sınıf öğretmenim ve okul müdürü babamın arkadaşıydı. Biri soyadımla dalga geçerse müdüre ya da öğretmenime gidince dayak yiyorlardı sonra da müdür bana odasında çay ikram ederdi :)
Konferans zamanında arkadaşlarımla sınıfta telefon oynuyorduk diye bize bağırıp çağırıp kötü Bir şey yaptığımızı düşünüp telefonlarımızı araştırdıktan sonra çantalarımızı arayan aptal müdür yardimcisini unutamıyorum ne saçma günlerdi
1. Sınıftayken veliler toplantısında öğretmenim anneme kızın çok tembel okuldan al demişti bu aklımda çıkmıyor ve o öğretmenimi hiç sevmedim gıcıkkk. Allahtan annem beni okuldan almadı ve hayatım boyuncada sınıfta kalmadım hep örnek öğrenci oldum.
Ilkokulda hocamiz bir film izletmisti. Sanirim cok duygusaldi öğretmenlikle ilgili. Sinifca hocamıza sarılıp bizi birakmayin diye ağlamıştık sakasiz 😄 hocamizi da sevmem duygusuzun tekiydi yani
İlkokuldayken burnumu karıştırırken öğretmenle gözgöze gelmiştim bir anda donduk kaldık ikimiz de. Sonra beni rencide edip tuvalete yolladı. Çok utanmıştım o zaman sonra hep çocuklar dalga geçmişti
Ortaokulda hoca ınatlasıp soru çözüyorum diye benı sınıfın en ıyı matematikçinin yanına otutturmustu ve her ders hırsla gecıyordu o gun bugundur fazla hırslıyım
@Darkness28 7 yaşındaydım acımasızca tokat atar kafama vururdu ailevi sorunlarım vardı zaten ömrümün en zor günleriydi bir de o eziyet ederdi sadece bana değil her arkadaşıma. şu an karşıma çıksa sonunu 5 dakika düşünmeden hastanelik ederim böyle vicdansızlık olabilir mi? küçücük çocuğa nasıl kıyılır da el kaldırılır anlamıyorum bunlar insan olamaz.
@Darkness28 şiddet benim doğmda yok hiç bir canlıya kıyamam fakat onun anladığı dil o yerde ağzı yüzü kan içindeyken nasıl oluyormuş demeyi çok isterdim.
Hani hiçbir canlıya zarar vermezdin? Bak adamın ne yaşadığını bir düşünelim. Neden bu durumda olduğunu. Hiçbir insan canı istedi diye başkasına zarar vermez. Bunun altında bir problem yatıyordur. Belki de o da aynı şeyleri gördü birilerinden. Belki babası ona bunları yaşattı bellki öğtetmeni ama bunlardan dolayı bir insan toparlanıp kendini düzeltmek yerine bunu tekrarladı ve şiddet zincirine devam etti. Sen de zincire devam ediceksin ama sadece şiddet uyguladığın yaş grubu farklı. Gerçekten böyle bir zinciri devam ettiren insan mı olmak istiyorsun?
@Darkness28 sen bahsettiğim şeyi anlamıyorsun daha önceki yorumlarda da yazdığım gibi adam alkolik ne yaşadığını bilemeyiz diyorsun ne yaşarsan yaşa ailesi dağılmış 7 yaşında bir çocuğun kafasına acımasızca tüm gücünle vuramazsın. bunun şiddetle ve şiddet eğilimiyle alakası yok bu canilik piskopatlık Ben hala hiçbir canlıya kıyamayacağımın arkasındayım bu düşüncem ne zaman mı yıkılır? sokak hayvanına tekme atan karısını çocuğunu döven birisini gördüğümde zorba birisine yaptığından vaz geçmesini rica edemezsin tek yöntem budur. kendisinden güçsüz birine şiddet uygulanmasının senin bahsettiğin şeylerle hiçbir alakası yok şiddete eğilimli bireyler herkese şiddet gösterir fakat bu tip kendisinden güçsüze şiddet gösterir bu zorbalıktır diyorsun ya şiddetin karşılığı şiddet olmamalı gidip hocam beni lütfen dövmeyin mi demeliydim 😂 ya da müdüre şikayet edip bir dayak ta ondan mı yemeliydim veya mahkemeye mi verip o alıştığım arkadaşlarımdna okulumdan mı uzaklaştırılmalıydım? hatta mahekemeye verenlerin çocuklarının eğitim hayatını bitireceğiyle tehdit ediyordu. eğer bir gün 7 yaşında çocuğunun kafasına osmanlı tokatı atılırsa anlarsın o kin insana nasıl şiddete şiddetle karşılık verdiriyor emin ol hayatında yapmadığın şeyleri yaptırırdı sana sen anlamadığın için bu tarz konuşuyorsun.
Anlamadığım için mi? Sopalarla borularla hatta hortumla dövüldüm. 8yaşındayken banyoya kilitlendim aç susuz bir şekilde saatlerce. Döverken yere düştüğümde beni tekmeleyen bir anneye sahiptim. 1. sınıfta altıma kaçırdım diye kafamı tutup lavaboya vurdu ve ağzımın kanla dolduğunu da biliyorum. Ama ben bunlar için gidip başkasına vurmuyorum.
1. Sınıfta öğretmen herkese iki tane kitap dağıtmıştı. Ben birisini getirmiştim diğerini unutmuştum. Yoklama sırasında sıra bana geldiğinde sinirli bir şekilde o kitabı sordu ben de cevap veremedim dilim tutulmuştu o an korkudan. Sonra arkadaşlarımın getirdiği bütün kitapları kafama fırlatmıştı hiç unutmam. Okul hayatım boyunca bir tek o gün dayak yemiştim.