Artık bir üniversitelisiniz, tebrikler! Faydalı olacağını düşündüğüm bilgileri sizlere aktaracağım, hadi başlayalım!

Okulun ilk günü... Heyecanlı olacağınız aşikar, kendinizi telkin edin rahatlamaya çalışın. Normalde nasılsanız üniversitede de öyle giyinin, kasmaya gerek yok. Unutmayın sınıftaki herkes sizin gibi yeni başlıyor. Güler yüzlü olmaya gayret etmelisiniz, sınıftakilerle en azından bir selamınız olsun. İlk günden çok bir kaynaşma olmayabilir, bir iki hafta içinde düzen oturmaya gruplar oluşmaya başlar. Kafanıza denk kişilerle arkadaş olun, bu sizi yalnız da hissettirmez, aralarda yemekhanede kantinde kampüste beraber takılırsınız. Birbirinizi tanımaya çalışın, üniversitenizin de oryantasyon programı olacaktır zaten.

Whatsapp hesabınız yoksa mutlaka açın!

Kampüsü iyice tanımakta da fayda var, hangi fakülte binası nerede, aktivite merkezi nerede bunları bilmelisiniz.


Hocalarınız ile saygı çerçevesinde diyaloglar kurun!

Hocalarınızla hep saygı çerçevesinde diyaloglar kurun, samimi olmaya çalışmayın hele yalakalık asla. Bu tür şeylerin kendinize karşı da saygısızlık olacağını unutmayın. Kendinizi olabildiğince iyi ifade edin, gereksiz konular hakkında konuşmayın. Dersle ilgili gerçekten merak ettiğiniz konuları sormaktan çekinmeyin ama aşırıya da kaçmayın göze batarsınız. Vize ve finallerin açıklandığı zaman not istemek gibi bir gaflete düşmeyin, umursamadıkları gibi yerin dibine sokarlar. Devamsızlık konusunda da öyle. Bazı hocalar kendileri yoklama alır bazıları da kağıt dolaştırır herkes imza atar. Önemli bir işiniz çıktığında yakın arkadaşlarınızdan sizin için imza atmasını isteyebilirsiniz, ama bu durum kesinlikle keyfi olmamalı, dersleri takip etmeye özen göstermelisiniz.
Rahatlığa fazla kendinizi kaptırmayın!

Üniversiteye başlayınca üstünüzden koca bir yük kalkmış gibi olacak, gelecek kaygısından bir nebze sıyrılacaksınız evet, doğrudur. Üniversite daha rahat daha özgür bir ortam, kimse kimseye karışmaz bu da doğru. Fakat bu rahatlığa kendinizi kaptırmamalısınız. Burada da işlenecek konular, yığınla ders ve bu dersler için ayrı ayrı vize ve finalleriniz olacak. Çalışın, bol bol çalışın.
Konularınızı biriktirmeyin, sadece vize final zamanı çalışarak biriken o kadar konunun altından kalkamazsınız, bu bölümünüze de bağlı ama genel olarak böyle. Günü gününe çalışabilirseniz sizin için çok faydalı olacaktır, gözardı etmeyin. Hiç olmazsa haftalık biriken konularınızı tekrar edin, farkında olmadan o kadar faydasını göreceksiniz ki. Kimseye muhtaç olmayın kendi notunuzu kendiniz tutun, hatta önemli mesleki derslerinizde ses kaydı alın ve bunu yurda/ eve gelince yazın. Bakın bu gerçekten önemli, vize final zamanları not arayıp bulmaya çalışmak onları toparlamak çalışmak sizi ekstra strese sokacak ve zaman kaybı oluşturacaktır.
Not almayı ihmal etmeyin!

Bir de not aldığınız kişiler bakalım doğru not tuttular mı, notların hepsini sizinle paylaştılar mı bunlar da mümkün. Vermek de istemeyebilir en doğal hakkıdır, o o kadar uğraşmış emek vermiş siz hazıra konun yok öyle şey, hepsine hazırlıklı olun. Dersleri takip etmek ve not tutmak inanın zor değil, çalışmadan işler yürümez. Kitapları alın kullanın, ama kitap var diye nasıl olsa kitapta yazıyordur not tutmama gerek yok diye düşünmeyin; hocalar kitaptan ziyade derste üstünde durduğu detayları sorar, hocanın kendi yazdığı kitap da olsa durum böyledir.
Bazı hocalar slaytlardan da işler, bu slaytları ders arasında usb belleğinize atın ve bilgisayarınız yoksa çıktısını alın, bağlantı kablosuyla telefonunuza da atabilirsiniz size kalmış. Özellikle mesleki derslerin şakası yoktur arkadaşlar hem kredileri yüksektir sıkıntı oluşturur, hem de kendiniz psikolojik olarak bu benim ana dersim nasıl sıkıntı yaşarım veya düşük not alırım hatta kalırım diye endişelenebilirsiniz.
Bunların dışında bazen mesleki seminerler, konferanslar olur, vaktiniz müsaitse katılım gösterin, ne öğrenseniz kâr.

Boş vakitlerinizi iyi değerlendirirseniz faydanıza olacaktır, arkadaşlarınızla buluşabilir, sinema, tiyatro, konser, cafe, bar vb. yerlere gidebilirsiniz. Şehrin tarihi turistik yerlerini varsa deniz veya göl kıyılarını dolaşabilirsiniz. Henüz arkadaşım yok ama tek başıma da gezmek istemiyorum diyorsanız üniversitenizin öğrenci kulüplerine üye olup oradaki toplulukla gidebilirsiniz hem çevreniz de genişler.

Öğrenci kulüplerine kayıt olun!

Üniversitedeki öğrenci kulüplerine üye olmak birçok yönden kendinizi geliştirmenize, öz güven kazanmanıza olanak tanır. İlginize göre en az bir kulübe katılmalısınız. Tabi sadece üye olmakla bitmiyor, kulübün çalışmalarına destek olmalı toplantılarına dahil olmalısınız.
Bahar şenliklerine katılın!

Bütün bir yıl beklenen, üniversitenin olmazsa olmazı bahar şenlikleri oldukça renkli ve çeşitli olacaktır. Arkadaşlarınızla eğlenebileceğiniz ve stres atabileceğiniz bir etkinlik. Bazı kişiler katılmamayı tercih ediyor ama bence katılın, hem katılmayıp ne yapacaksınız.
Söyleyeceklerim bunlar. Umarım yardımcı olabilmişimdir, iyi şanslar.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar