Özellikle Türkiye gibi bir tarım ülkesinin, son zamanlarda hayvancılık ve tarıma daha da fazla önem göstermesi zorunluluk haline geldi.

Bu bence siyaset ve kamu ile ilgilenen tüm bireylerin, yararlanabileceği bir makale niteliğinde olmasını temenni ediyorum. Uzun süredir Devletimiz halkımıza sunduğu teşviklerle büyük şehirlerdeki popülasyonun kırsal kesime yayılması için büyük çaba gösteriyor. Ancak teşvikler her ne kadar güzel olsa da yapılan bazı hatalar var, makalemde bunlara değinmek istiyorum.
1- Ulaşım problemlerinin giderilmesi

Birkaç kez yurt dışında bulunduğum ve gözlemlediğim kadarıyla, Avrupa da köylerde dahi sokak lambaları, trafik işaretleri, bakımlı yollar ve ışıklandırmalar mevcut. Ücra köşelerdeki köylere ulaşım ne kadar kolay olursa, o kadar çok göç görmesi olası.
2- Outlet perakende marketlerin yakınlığı

Köyler her ne kadar doğası ve ucuz yaşantısı ile insanları cezbetse de, giyim ve gıda alışverişleri için şehir merkezine gitmeleri gerektiğinden, bir tercih sebebi olması ihtimalini düşürmektedir. Bu yüzden 5-6 köy aralığında bir Factory marketler kurulmalı, burada aynı zamanda hastane, itfaiye ve polis karakolları bulundurulmalı. Köylüler ihtiyaçları için büyük şehirlere gitmek zorunda kalmamalı.
3- Köy belediyeciliği

Sadece İl ve İlçelerde uygulanan belediyecilik sistemi köylere de taşınmalı. Köylerdeki imar planları yeniden düzenlenmeli, yapılan evler sadece belediyenin izin verdiği mimari düzen ve yapı kalitesinde olmalı. Devlet her köy belediyesi için ayrı bir bütçe ve vergilendirme sistemi hazırlamalı ki, Türkiye'nin bir ucunda dahi bulunan köylere en iyi hizmeti sağlayabilmeli.
4- Tarım ve hayvancılıkta lisans sistemi

Tarım ve hayvancılık eğitimsiz bireylere bırakılmayacak kadar değerlidir. Her ne kadar topraklarımız ve mallarımız üzerinde mülkiyet hakkımız dahi olsa, Devlet olarak tüm her şeyimiz bir nevi ülkemize aittir. Özgürce kafamızın estiği gibi kullanamayız. Tarım ve hayvancılık ile uğraşmak isteyenlere 2 senelik uygulamalı ön lisans bölümleri açılmalı. Bu sektörden kazanç sağlamak isteyenler için sadece bu bölümden mezun olma şartı aranmalı. Bölüm mezuniyeti olmayanlara lisans verilmemeli, kurallara uymayanlara cezai uygulamalar ve yaptırımlar uygulanmalı. Bilinçli üretim ülke için daha katkılı olacaktır.
5- Lisanslı çiftçiye ithal fiyatından yakıt

Tarım ile ilgilenenlere daha sonra kota ile kontrol edilmek üzere, yurt dışından ithal edilen fiyatına mazot verilmeli. Uygun fiyattan verilen bu mazot sayesinde çiftçinin sırtındaki büyük yakıt yükü ortadan kaldırılacak. Kısa zamanda kendini toparlayan köy ahalisi işlerini büyütecek.
6- GDO'suz tohum üretimi

Türkiye'nin son 30 yıldır çektiği en büyük sıkıntılardan birisi de tohum olsa gerek. Yurt dışından envai çeşit memleketlerden getirilen genetiği değiştirilmiş tohumlarla tarım yapar hale geldik. Bunun da tek nedeni ucuz olması. Avrupa zaten GDO ile başı belaya girmiş durumda, organiklik kavramı neredeyse bitmiş. Avrupa'nın en güzel meyve ve sebzeleri Türkiye de yetişiyor. Halen geç değil. Devlet tohum üreticilerini teşvik olarak ürettikleri tohumları satın alma sözü verebilir. Aldığı tohumları biraz karla çiftçiye satarak hem bir kar kaynağı, hemde tohum problemini çözmüş olacaktır.
Dipnot
Bu makalemde sadece bu işte tecrübe sahibi olmuş yerli/yabancı uyruklu vatandaşların deneyimlerini dinleyerek yazmış bulunuyorum. Aynı zamanda yurt dışında bulunduğum süreçte fark ettiğim bazı noktalara değindim. Umarım ilgilenenler için yararlı bir bence sunabilmişimdir..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar