Hiç şaşırmayın bu küçük çocuklar mahallerinde kendi aralarında Türkçe konuştukları için sınıfta birbirlerine hep arapça hem türkçe küfürler etmeyi öğrenmişlerdi. Yaşları 6-7 arası bir kaç yaramaz arkadaşını şikayet etmek için yanıma gelip öğretmen bana küfür etti diyordu. Arapça Arsa (karısını satan) demişti biri. Tabi Arapça bilmediğim için tercüman aradım. Yan sınıfta Türkçe bilen bir küçüğü sınıfa getirdim. Ne demek arsa dediğimde ananı s*kim demek dedi.(çocuk içinden geldiği gibiydi)
Zevkli geçen resim dersleri
Boya kalemlerine telavin diyorlardı.Biri derste arkasındaki çocuğa tokat atmıştı. Ne olduğunu sorduğumda serrak diyerek onu göstermişti. Veyn Serrak (nedir o) dediğimde çantasından hırkasını çıkarıp giydi. Defterleri kitapları koltuk altına koydu sırtını kamburlaştırdı etrafına baktı. Hede harami (bu hırsız) dediğimde kafasıyla onayladı .Hırsız serrak demekmiş boya kalemleri çalınmıştı. Harami haram yiyen demekti. Diğer çocuk ona kezzep (yalancı) dedi.Bir başkası mu kezzep (yalancı değil) diyerek arkadaşını savunuyordu. El kol hareketlerine bakarak kelimeleri anlamaya çalışıyordum. Tahtaya köpek (kelp) ağaç(şecere-soy kütüğü gibi düşünün) ağacın üstüne elma yaparken çocuklar hemen tıffa (elma) diyerek çok kelime öğreniyordum. Arı çizerken Nahıl diyorlardı.
Disiplin kurallarım
Bazı yaramazlar sınıfın huzurunu bozmaya başlamıştı. Her şeyi oyun sanıyorladı. Savaştan geldikleri için çoğu şımartılmıştı. Sınıfta zengin fakir yüzünden duruşundan belli oluyordu. Durumu iyi olanlar yüzleri beyaz bakımlı saçları taranmış diğerleri yüzlerini yıkamamış gibiydi. Anneleri babaları veli toplantısında çok anlayışsız davranmışlardı. Tokat atamazsın vuramazsın bize söyle biz hallederiz. Tokat dediğimde çok hafif dokundurma yoksa öğrenmese vicdanım kabul edemezdi. Fakir öğrenciler daha çok kavga ediyordu. Yer düzenlemesi yaparak özellikle zengini fakirle yan yana koymuştum.
Biraz olsun sınıfın gürültüsü kesilmişti. O benim saçımı çekti bu kalemle vurdu bu tükürdü parmağımı sıraya sıkıştırdı vs.türlü yaramazlıklarına sabırla davranıyordum. Diğer sınıflardaki Türk öğretmenler iki sağlam patlatıyor yüzlerine gülmüyor bütün dersleri sakin geçiyordu. Yüzlerine güldüğüm için vurmak istemediğimi bildikleri için çok sorun yaşıyordum. Sıkıntı çıkaranı Öğretmen odasına götürüp diğer Suriyeli öğretmenlerin yardımıyla uyarıyordum. Böylece sınıfta düzen oluşturmuştum.
Bunun dışında kendi içinde sessizce konuşanlara müsaade ediyordum. Öğrenmesi gereken konulara geldiğinde (Buraya bak) türkçe konuştuğumda haliyle çocuk anlamadığı için ilgisiz kalıyordu. Dayak yese bile neden dövüldüğünü bilmediği için ceza vermekte işe yaramıyordu. Hemen arapça türkçe sözlük almıştım. Tallu aley hoon (buraya bakın) dediğim anda ses kesiliyor. Uskut (sus) Halas (yeter-bitti) diyerek konuşanları susturuyordum.Çocuklar yorucu oluyorlar yinede seviyorum onları.
Teneffüs ve son ders saatleri
Bazı çocuklar teneffüste sırt çantasıyla çıkıyordu. Son 2 ders kala bazı çocuklar yanıma gelip rouh el beyt (eve mi gidiyoruz?) diye soruyorlardı. Yok dediğimde fırsa demiştiler. Fırsa ne olduğunu bilmediğim için cevap vermemiştim. Çantasıyla gitmesin diye evet fırsa dediğimde teneffüs demek olduğunu öğrenmiştim. Son derslerimde Beden dersleri yaptırıyordum. Erkekler top peşinde koşarken kızlar el ele çember oluşturup dönüyordu. Böylece son saatlerde soluklanmış yorgunluğumu atmış oluyorum. Şimdilik günde iki harf öğretiyorum. Unuttukları için sık sık tekrar ediyorum.
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
emeğine sağlık
teşekkür ederim.
öğrenmesinler türkçeyi falan
neden?