Evet, 2011' den bu yana Ortadoğu'da neler olduğunu kısa ve akılda kalıcı bilgilerle siz değerli okurlarıma iletmek istedim.
Olayların Sebepleri
Olayların sebebi sizinde malumunuz olan, Beşar Esad'ın ailesinin uzunca süredir elinde tuttuğu Suriye yönetiminin artık istenmemesi ve muhaliflerin eylemi bırakıp silahlı mücadeleye doğru yönelmesi.

Tabii Muhalif kesimin etkilendiği birşey olduğu açık! Peki bu ne ola ki? Cevabı zihninizde kazılı, Arap Baharı...
Arap Baharı, şüphesiz Ortadoğu'da büyük problemlere yol açmış, haberlerde Muhammed Buazizi'nin kendisini yakması ile ilk defa bir olarak karşımıza çıkmıştı. Yükselen enflasyon, işsizlik, ifade özgürlüğü, kalitesiz yaşam koşulları bu Arap Baharı denilen halk hareketini tetiklemişti.
Neyse konuyu fazla dağıtmadan Suriye'ye devam edelim...
Olayların Gelişimi
Nihayetinde 2011 Nisan'ında Esad güçleri, direnen sivillerin üzerine ateş açarak ayaklanmayı bastırmaya çalıştı. Nitekim bu büyük hata olacaktı. Gönüllü siviller ve firari askerlerden oluşan muhalifler, gayri nizami harp teknikleri uygulayarak tepkilerini açıkça ortaya koymuş, adeta ''yiğitsen çık meydana'' der gibi bildiklerini okuyorlardı. 2013 yılına gelene kadar süregelen silahlı mahalle, kasaba çatışmaları çok kanlı olmuştur.
2013 yılında Hizbullah, Beşar Esad'a sadık güçlerin yanında savaşa dahil olmuştur. Beşar Esad yönetimi Rusya ve İran'dan askeri ve parasal destek alırken, muhalifler Katar ve Suudi Arabistan'dan silah desteği almaktadır.
BM olayı mezhepsel boyuta çekmek istediyse de bu ne medyada ne de halkta bir yer edinemedi. Tüm bu olaylar olurken, artık küçük silahlı çatışmalar bitmiş ve yerine muharebe denilebilecek büyüklükte durumlar meydana gelmişti.

Bu iç savaştaki cepheler: Rojava, güney, kuzey, Lazkiye, Humus, Deyrizor ve Şam cepheleridir.
Rejimin kalesi olarak adlandırılan Lazkiye ilinin büyük bölümü rejim güçlerinin elinde olsa da, muhalifler İdlip'te kazandığı başarılardan sonra Lazkiye ilinin doğusunda rejim elindeki bazı yerleşim birimlerini ele geçirmiştir. İdlip-Lazkiye sınırını oluşturan Türkmen Dağları'nda da rejim ile muhalif arasında çatışmalar devam etmektedir.

29 Nisan 2013 tarihinde, Baas Partisi güçlerinin Saraqib'e düzenlediği bir saldırıda 2 kişi ölmüş ve 13 kişi yaralanmıştır; yaralıları tedavi eden ve ölülerin kanlarını analiz eden Türk doktorlar kurbanların kanlarında sarin bulmuşlardır.
Ben ne kadar da Militarist bir insan olsam da, bu kadarı da fazla! İnsan kendi hayatını her zaman savunabilme hakkına sahip olmalı.
Hem sadece sarin değil, misket bombaları, vakum bombaları, canlı bombalar, scud füzeleri, napalm bombası, vb gibi daha bir çok insanlık dışı etkenler kullanılmıştır. Bir de o bölgeye IŞID (DE'AŞ,DA'İŞ) denen bir bela bulaşmış ki sormayın. Şimdi biraz da taraflara göz atalım.
Suriye Muhalifleri

Yazımızın başında da belirttiğim gibi arkadaşlar, artık rejime dayanamayan ve kaliteli bir yaşam isteyen kesimden oluşuyor. SDMGK'ye bağlı ÖSO(Özgür Suriye Ordusu) başta olmak üzere, Suriye Türkmen Ordusu gibi bir çok irili ufaklı muhalif grup mevcuttur. Ortalama 120 bin civarı milis kuvvet olduğu diğer bilgiler arasında.
Kürtler
Suriye Kürtleri, PYD'nin silahlı kanadı olarak bilinen YPG çatısı altında savaşmaktadırlar. Bunun yanında Kuzey Suriye'de muhaliflerle Burkan el-Fırat ve Suriye Demokratik Güçleri gibi ortak operasyon güçlerinde de yer almaktadırlar.
Irak ve Şam İslam Devleti (Da'iş)

IŞİD (DAİŞ, DEAŞ ya da İslam Devleti) olarak adlandırılan örgüt, ilk olarak El Kaide'nin Irak ve Suriye kolu olarak ortaya çıkmıştır. Ardından Suriye'de temsil konusunda El Nusra Cephesi ile anlaşmazlığa düşmüş ve El Kaide'den bağımsız olarak hareket etmeye başlamıştır. IŞİD, günümüzde dünya genelinde İslami bir devlet kurmak amacıyla hareket etmektedir. Diğer İslamcı örgütlerden farklı olarak, uluslararası sınırları tanımamaktadır.
IŞİD hakkında biraz daha bahsetmek istiyorum. 1999'da Cema'at el-Tevhid vel-Cihad adıyla kurulan bu örgüt, 2004 yılında El Kaide'ye katılmıştır. Daha çok Irak ve Suriye'de faaliyetleri olmaktadır. Sunni Cihatçı bir düşünce yapısı vardır. 2006' da Irak'ta devleti fütursuzca ilan etmiş, yedi sene sonra toprak iddiasında bulunma çabası göstermişlerdir. Dünya'nın bir çok yerinden bu örgüte katılan insanlar mevcuttur. Örgütün 2013 yılından sonra üye sayısını üç katına çıkardığını söyleyen bölgesel haber kanalları mevcuttur. 2014 yılında da El Kaide ile bütün bağını kestiğini söyleyen IŞİD'in yıllık geliri 2 milyar dolarları bulmakta. (Bi an kafam döndü, o nasıl bir para :D :D) İsteyenler için; '' https://www.gazetevatan.com/korkutan-rakam-isid-in-yillik-geliri-aciklandi-751949-dunya/ ''.
Bu örgüt küresel çapta olup, Suruç, Ankara , Paris gibi kanlı eylemleri de mevcuttur. Daha yeni ve akıllarımıza kan ile kazınmış bu olayları anlatma gereksinimi duymuyorum.
Fakat şu an bir sessizlik söz konusu. Sizce ne oldu da bu kadar suskun taraflar? Bence büyük fırtına öncesinin ürpertici sessizliği...
Bu konuyu daha uzun uzun anlatmak isterdim. Bölgede Rusya' nın üstünlük kurma mücadelesini, Türkiye'nin hem içerde hem dışarıda nasıl terletilip oyundan çıkarıldığını, Türmen dağına daha yakından göz atabilmeyi gerçekten çok isterdim. Fakat beklemede kalın. :) :) Senin istediğin tarza uygun mu @yırtık-konvers ? Nasıl olmuş ? Yorumunu merak ediyorum. :)
Hiç bir siyasi amaç güdülmemiştir.
Dipçe: Yazımı okuma zahmetinde bulunduğunuz için teşekkürler. Birini gocundurduysak, sürç-ü lisan ettiysek affola...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar