Üniversite sınavının ilk basamağının olacağı şu günlerde böyle bir bence yazmanın yararlı olacağını düşündüm.
Doktor olacağım ben anne
Tıp Fakültesi ülkemizde ve dünyada en popüler bölümlerin başında gelir şüphesiz. Hepimiz yaşamımızın bir döneminde doktor olmak istemişizdir, kimimiz çok küçük yaşta kimimiz ise lise yıllarında.
Doktorluk nasıl bir meslektir?
Doktorluk öyle bir meslektir ki. Çalışmanın, yıllarının karşılığını maddi bir yana manevi anlamda dolu dolu alırsın. Kanser illetini beraber yendiğin, "İyileştin" diyebildiğin küçük bir kızın yüzündeki mutluluğu düşünün. Ne kadar paha biçilemezdir şüphesiz.
Doktorluk hem bilişsel hem de fiziksel direnç ve dirayet gerektirir. Okuması bir yana karşına daha önce hiç karşılaşmadığın sadece tıp kitaplarında gördüğün bir hastalığa sahip kişi geliyor. Sadece 3 dakikan var ve sen bu hastalığın adını, işleyişini ve tedavisini hatırlaman gerekiyor. Siz hiç ben bu hastalığı hatırlamıyorum diyen bir hekim gördünüz mü? Bu bakımdan uzmanlık harici sırf fakülte 10 yıl olsa da anasının ak sütü gibi hak ediyor.
Tıp Fakültesini Kazanmak Zor mudur?
Sınava son günler kala kimsenin moralini bozmak gibi bir niyetim yok ki buna gerek de yok. Tıp fakültesi kazanmak çok kolay olmamakla birlikte ütopik bir zorluğu da yoktur. Eminim ki yazın başından beri sağlıklı bir şekilde ders çalışan çoğu kişi hedefinde eğer tıpçı olmak varsa olacaktır.
Üniversiten değil uzmanlığını yaptığın hastanen önemlidir.
Tıp; mühendislik, mimarlık gibi üniversite ayrımı yapmaz. İyi bir üniversitenin tek artısı iyi akademik eğitim ve buna bağlı olaral TUS başarısıdır. Kafkas Üniversitesinde dahi okusan iş sende biter ve çalışırsan TUS'tan çok iyi puanlar alınabilir. Ayrıca yatay geçiş şansı da vardır.
Eğer Türkiye veya Dünya çapında çok ünlü bir doktor veya akademisyen olma gibi bir hedefiniz yoksa herhangi bir tıp fakültesini yazabilir, derslerinizi sıkı tutup yatay geçiş yapabilirsiniz.
Ders Zorluğu
İşte bu konuda ve olumlu konuşamayacağım. Dersler gerçek anlamda çok zordur. Komite zamanları ağlarsınız, sızlarsınız. Bencenin başında söylediğim bilişsel ve fiziksel dirayet gerek okurken gerek çalışırken yüksek mânada gereklidir. Hocalar acımaz. Çünkü işin ucunda insan hayatı vardır. Ancak ağlamanın sızlamanın sonunda bir bakmışsınız ezberlenilmiş.
Cefanın sefası
Her cefanın bir sefası vardır elbet. Yaklaşık 10 yıllık bir maratonun ardından tatminkar bir maaş ile işe başlanır ve bu fiyat zamanla katlanarak artar. Şu an bir doktor 8-12 bin lira arası para almaktadır ve bu sınırı olmayacak bir şekilde kişiden kişiye artış gösterir
Şimdi Temel, Klinik ve Cerrahi olmak üzere 3 bilimden birer örnek anadal açıklayacağım.
1)Temel Tıp Bilimleri: Anatomi
Vücuttaki organların tanımlanması, yerlerinin belirlenmesi ve birbiriyle ilişkilerinin incelenmesi temeline kurulu bir bilim dalıdır.
2)Klinik Tıp Bilimleri: Nöroloji
Merkezi ve çevresel sinir sistemi hastalıklarını cerrahi olmayan yollarla tedavi eden bilim dalıdır.
3)Cerrahi Tıp Bilimleri: Nöroşirurji(Beyin ve Sinir Cerrahi)
Çevresel ve merkezi sinir sistemi hastalıklarını cerrahi yöntemlerle tedavi eden bilim dalıdır.
Eminim bunları herkes biliyordu amacım sadece bu anadalları göz önüne getirerek hayali tıp olan arkadaşları daha fazla heveslendirip amaçlarına yaklaştırmak. :)
Aslında işler su an o kadar parlak değil eskisi kadar para kazanilmiyor doktorlarn itibari da giderek azaliyor bu yuzden sadece gercekten hastalar icin gerektig7nde karsiliksiz birseyler yapabilecek ozverili kisilerin tip yazmasini oneririm. Bunun dis7nda tip oldu mu fakulte farketmez kismina da pek katilmiyorum biz ege universitesinde 200 kadavra ile egitim görürken elinde hic kadavra olmayan fakulteler var ikisi ayni okamaz bunun disinda egede 100 ün uzerinde prof varoen bazi fakultelerde hic prof yok bunlar cok farlettiriyor egitimin kalitesini
rica ediyorum puanınız yüksek diye garanti bir meslek diye parası iyi diye okumayın şu doktorluğu. hastanelerde görüyoruz sırf bu amaçla bu işi yapanlar insanların sağlığıyla bile oynuyor yapmayın.
En İyi Cevaplar