Merhaba bilimi araştırmayı öğrenmeyi seven arkadaşlar. Yine bir kuantum deneyi olan Schrödinger‘in kedisi deneyinden bahsetmeye çalışacağım. Bir önceki kuantuma giriş ve çift yarık deneyi hakkındaki benceme aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Schrödinger Kimdir: Tam adı Erwin Rudolf Josef Alexander Schrödinger‘dir. 1887-1961 yolları arasında yaşamış Avusturyalı fizikçidir. 1933 yılında Schrödinger Denklemiyle Nobel ödülü kazanmıştır. Kuantum mekaniğine büyük katkıları olan bilim insanıdır.

Erwin Rudolf Josef Alexander Schrödinger
Schrödinger ile ilgili bahsetmek istediğim konu kuantum dünyasında oldukça popüler olan, bir kısım bilim insanları tarafından destek gören diğer bir kısım tarafından yüzeysel bulunan meşhur Schrödinger’in Kedisi deneyi.
*Öncelikle şunu belirtmem gerekir bu deney düşünce deneyi olup, deney esnasında hiçbir kedi dostumuz zarar görmemiştir.*
Söz konusu kuantumsa şu uyarıyı da yapıp sizi daha fazla bekletmeden deneyin detaylarına geçmek istiyorum.
“Kuantum’u anlamak için bildiğiniz fizik kurallarını unutun.”

Schrödinger’in Kedisi deneyi kuantum mekaniğini daha somut bir örnekle anlatmaya yönelik yapılmış bir düşünce deneyidir ve paradokstur. Bir önceki bencemde bahsettiğim bir parçacığın aynı anda iki yerde olabilmesi duruma dayanır.

Bu deneyde;
*Belli bir süre içinde bozunma ihtimali olan bir radyoaktif atom
*Bir dedektör
*Bir şişe siyanür
*Dedektöre bağlı bir mekanizma
*Bir kedi
kapalı bir kutuya koyuluyor.
Muhtemel iki olasılık;
1- Bu atomun bir elektronu farklı bir yörüngeye geçerse atom bozunur dedektör bunu algılayarak bağlı olduğu mekanizmayı hareket ettirerek siyanür şişesini kırar ve kedi ölür.
2- Elektron mevcut yörüngesinde kalırsa atom bozunmaz dedektör mekanizmayı aktif etmez siyanür şişesi kırılmaz ve kedi hayatta kalır.

Buraya kadar sorun yok gibi bildiğimiz makro dünyaya göre gayet mantıklı bir durum.
Ancak ve ancak söz konusu kuantum olunca işler karışmadan duramaz.
Çift yarık deneyinde yapılan gözlemlere göre bir elektron aynı anda iki farklı yerde olabiliyor. Ta ki biz gözlemleyerek doğayı bir seçim yapmaya zorlayana kadar.
Deneye bu bilgiyle dönecek olursak. Yörünge değiştirme ihtimali olan elektronumuz aynı anda her iki yörüngede de olabiliyor demektir. Biraz daha makro dünyamıza doğru ilerlersek bu durumda söz konusu atomumuz aynı anda hem bozunmuş hem bozunmamış oluyor demektir ki bu durumda da kedimiz de hem ölü hemde canlı oluyor. Bu duruma süperpozisyon deniyor.
Bu durum ne zamana kadar devam eder?
Biz kutuyu açana kadar bu durum böyledir. Kedinin hayatta mı yoksa ölü mü olduğunu bilmemiz için kutuyu açmamız ve gözlemlememiz gerekir. Biz gözlem yaptığımızda elektronu bir seçim yapmaya zorlayarak kedinin ölmesini ya da ölmemesini sağlamış oluyoruz. Daha öncede bahsettiğim gibi bir parçacık bir şekilde gözlemlendiği zaman bir seçim yapıyor (Bunun nasıl olduğunu açıklanamıyor) ve resmen karar veriyor.
Sonuç olarak: Sadece gözlem yaparak doğayı bir seçim yapmaya zorluyoruz.
Aklıma şu soru geliyor aslında sonsuz olasılıklar ve ihtimaller evreninde mi yaşıyoruz. Tüm olasılıklar var ve biz sadece birini yaşıyoruz acaba paralel evrenler kuramı gerçek mi?
Belki görüşlerde bunlara bir cevap arayabiliriz.
Bugünlük benden bu kadar, tekrar hatırlatmalıyım ki; ben bu konunun eğitimini almış bir uzman değilim, sadece yaptığım araştırmaları, okuduğum makaleleri kendimce yorumlayıp paylaşıyorum.
Hatalarım varsa düzeltmenizden memnun olurum.
Saygı ve sevgilerimle araştırmalı ve öğrenmeli günler/geceler diliyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer