Merhaba Öğrenmeyi Seven Gelişmiş Yaşam Formları;
Kuantum fiziğine hep ilgi duymuşumdur, kendimce araştırıp öğrenmeye çalışıyorum, öğrendiklerimi paylaşmayı sevdiğim için burada kuantumla ilgili iki bence yazmıştım. O iki benceye aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Bugün bahsetmek istediğim konu; “KUANTUM DOLANIKLIK İLKESİ”
Dikkat ederseniz bu bir teori değil bir ilke, yani deneylerle defalarca kez kanıtlanmış bir gerçek.
İlkeden kısaca bahsetmem gerekirse;
Aynı anda (Eşzamanlı olarak) bir kaynaktan çıkan iki parçacık (Elektron, foton vb.) birbirleriyle sürekli etkileşim halindedir. Bu parçacıklardan birine bir etkide bulunduğunuzda eşzamanlı olarak aynı etkiyi aralarındaki mesafe ne kadar olursa olsun eşzamanlı olarak diğer parçacıkta da görürsünüz.

Aynı anda yaratılmış iki elektron için konuşalım. Birisi burada diğeri evrenin diğer ucunda olsa bile buradaki elektrona yaptığımız etki; mesela dönüş yönünü değiştirirsek aynı anda diğerinin de yönü değişir.

Bu gerçekliği kuantum bilgisayarlarında kullanıyoruz ve kuantum bilgisayarlarının ne kadar hızlı ve mükemmel olduğu aşikar. Kuantum bilgisayarları günlük hayatınızda evimizde ofisimizde kullanabileceğimiz bilgisayarlar olmasa da bir çok bilimsel uygulamada işlerimizi çok kolaylaştıran sistemlerdir. Kim bilir belki yakın bir gelecekte evlerimizde kuantum bilgisayarları olur. Kişisel düşünceme gelirsek günlük hayatımızda o kadar hıza ihtiyaç duyacağımızı sanmıyorum, en azından yakın gelecekte ☺️

Dolanıklık ilkesine dönecek olursak YouTube üzerinden takip ettiğim Ayhan Tarakçı’nın bu konuda ki örneği Dolanıklık ilkesini anlamakta çok kolaylık sağlıyor, Kemal Sunal’ın İyi Aile Çocuğu filmi, bilirsiniz, filmde kardeşler farklı yerlerde olsalar bile birisi biber yediğinde diğerinin ağzı yanıyor, birisi kavga ederken diğerinde o an karşısında kim varsa ona saldırıyor. Örnekler çoğaltılabilir...

Dolanıklığın nasıl olduğu henüz açıklanabilmiş değil (Kuantum ile ilgili çözemediğimiz bir çok olgudan birisi)
Bu durumu açıklamaya yönelik iki iddiadan bahsedebiliriz.
Bu iddialardan birincisi;
İki parçacık arasında henüz gözlemleyemediğimiz bir bağ var ve bu bağ sayesinde ışıktan kat ve kat daha hızlı bir şekilde iletişim kuruyorlar. Bu çok büyük ve ciddi bir iddia çünkü baştan Einstein olmak üzere bir çok bilim insanının yanıldığını söylemek zira Einstein’a göre hiç bir şey ışıktan daha hızlı olamaz.

Düşünsenize bu iddiaya göre bu mekaniği çözdüğümüzde nesneleri ve hatta canlıları ışınlayabileceğiz. Müthiş bir iddia.
Diğer bir iddia ise;
Dolanıklığı büyük patlamaya bağlıyor. Yani diyorlar ki, büyük patlamadan önce herkes ve her şey zaten birdi (Birbirine dolanıktı). Neden ve nasıl olduğunu bilmediğimiz büyük patlamada her şey etrafa saçıldı, kimi enerjiye dönüştü kimi moleküllere dönüştü ama bu bağ hiç kopmadı. Bu iddiayı savunan bilim insanlarına göre kuantum Dolanıklık ilkesi büyük patlama teorisinin en büyük ıspatı.

Aslında iki iddia da çok mantıklı gibi ama kişisel fikrim kuantum bu iki iddiadan çok daha ötesi ama yinede ilk iddia bana çok daha yakın geliyor ve daha heyecan verici. Neden olarak şunu söyleyebilirim. İkinci iddiada bahsedildiği gibi zaten her şey dolanık haldeyse o halde evrende tekdüze bir hareket olurdu diye düşünüyorum. Örneğin; Bir kedi koştuğunda aynı tepkiyi bizim de vermemiz gerekmez miydi? ☺️
Benceme burada son verirken yazımın tamamını okuyan gelişmiş yaşam formlarına sorum; siz bu iddialardan hangisini mantığınıza daha yakın buldunuz?
Veya kendi teoriniz mi var?
Yorumlarda buluşalım 🤗
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer