Dün gece bu filmi izledim ve aşık oldum... İnanılmaz bir film!.. Ayrıca kitabı da varmış ve hemen sipariş ettim.
Konusundan kısaca bahsetmek istiyorum:
1938-1942 Nazi Almanya'sında geçiyor. Liesel adında bir kız var, 12-13 yaşlarında ve kardeşini kaybediyor; annesi de Liesel'ı başka bir aileye verip gidiyor. Liesel, okuma-yazma bilmeyen birisi fakat o ailenin erkeği olan Hans, onu kitaplarla tanıştırıyor sonra da bodrum katta kara tahta olan yere sözcükler yazarak hem okuma yazma öğretiyor. Liesel, kitaplara hayran kalıyor ve sürekli kitap bulmaya ve çalmaya (kendince buna ”ödünç almak” diyor) başlıyor. O esnada Rudy isimli bir çocukla da tanışıyor, komuşları... Rudy, Liesel'a aşık fakat söyleyemiyor... Derken kitapları yaktıkları bir an oluyor (almanya başkanı ya da asker komutanı, halkı meydana topluyor, bütün herkes kitapları ateşe atıyor) ve Liesel, herkes dağılınca ateşten bir tane kitabı alıyor, o sırada başkanın eşi görüyor... Sonraki gün başkanın eşine, ütüledikleri (üvey annesi Rosa, ütü işi yapıyor) çamaşırları götürüyor, başkanın eşi de onu eve davet edip kütüphanesini gösteriyor ve beraber kitap okuyorlar. Bu kısmı anlatma sebebim, filmin sonlarında güzel bir detay olacağından...
Velhasıl, Liesel hep ”bitti” dediği anda yeni umutların yeşerdiği ve kitapların insanı nasıl dönüştürdüğünü anlatan mükemmel bir film. Kesinlikle izlemenizi yahut okumanızı tavsiye ederim. Büyülendim resmen!..
Konusundan kısaca bahsetmek istiyorum:
1938-1942 Nazi Almanya'sında geçiyor. Liesel adında bir kız var, 12-13 yaşlarında ve kardeşini kaybediyor; annesi de Liesel'ı başka bir aileye verip gidiyor. Liesel, okuma-yazma bilmeyen birisi fakat o ailenin erkeği olan Hans, onu kitaplarla tanıştırıyor sonra da bodrum katta kara tahta olan yere sözcükler yazarak hem okuma yazma öğretiyor. Liesel, kitaplara hayran kalıyor ve sürekli kitap bulmaya ve çalmaya (kendince buna ”ödünç almak” diyor) başlıyor. O esnada Rudy isimli bir çocukla da tanışıyor, komuşları... Rudy, Liesel'a aşık fakat söyleyemiyor... Derken kitapları yaktıkları bir an oluyor (almanya başkanı ya da asker komutanı, halkı meydana topluyor, bütün herkes kitapları ateşe atıyor) ve Liesel, herkes dağılınca ateşten bir tane kitabı alıyor, o sırada başkanın eşi görüyor... Sonraki gün başkanın eşine, ütüledikleri (üvey annesi Rosa, ütü işi yapıyor) çamaşırları götürüyor, başkanın eşi de onu eve davet edip kütüphanesini gösteriyor ve beraber kitap okuyorlar. Bu kısmı anlatma sebebim, filmin sonlarında güzel bir detay olacağından...
Velhasıl, Liesel hep ”bitti” dediği anda yeni umutların yeşerdiği ve kitapların insanı nasıl dönüştürdüğünü anlatan mükemmel bir film. Kesinlikle izlemenizi yahut okumanızı tavsiye ederim. Büyülendim resmen!..
İzledim, beğendim.
İzledim, beğenmedim.
İzlemedim.
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Ben de izledim ve senin gibi baya etkilenmiştim, direkt “İzledim, beğendim.” diyorum. 🥺💙 Nazi Almanya’sı ortamı zaten başlı başına ağır ama Liesel’in kitaplarla kurduğu bağ, Hans’la olan o sıcacık ilişki, Rudy’nin masum aşkı… Hepsi çok içime işlemişti. Filmin anlatıcısının “ölüm” olması da ayrı vurucuydu.
Kitabı sipariş etmen süper, genelde kitabı daha da derin ve duygusal buluyorlar. Okuyunca hislerini de yaz mutlaka. 📚✨
Evet, filmde fark etmedim fakat kitapta Azrail'in gözünden anlatılıyormuş.
Evet evet, anlatıcının Azrail oluşuna bayılmıştım, çok sarsıcı ve şiir gibi bir anlatım 😢📚✨