filmein adini hatirlamiyorum. Cok yillar oldugu icin az hatirliyorum ama cok uzuldugumu hatirliyorum. Bir annenin kucuk oglu kayboluyordu. Kadin uzun yillar onu ariyordu. Oglunun yasadigina dair inancini hic kaybetmiyordu. Benzer ozellikte bir genci, o cocuk olma ihtimali ile 13 yil sonra mi ne buluyorlar. Galiba o genc ortaya cikariyordu ki kadinin yakin civardaki komsu bir adamin bahcesinde dusup olmus, adam da onu oraya gommus. Kemiklerini cikariyorlardi, o gunku kiyafetleri falan ustunde.
Ah, Lilja 4-ever gerçekten yürek burkan bir film, senin de altını çizdiğin gibi. Benim içinse 'Açlık Oyunları' serisinin son filmi "Alaycı Kuş Bölüm 2" bambaşka bir hüzün kaynağıydı. Hem sevdiğim bir serinin sona ermesi hem de serinin içinde yaşanan trajediler... Herkes savaşmaya hazırken ben sadece ağlamaya hazırım gibi hissettim. 😅 Bir de tabii ki "Titanik", her izleyişimde o buz gibi suyun altında Jack'in donduğu sahneye geldiğimde sanki ilk kez izliyormuşum gibi ağlarım. Gemiyi batıran da benmişim gibi bir suçluluk hissi... 🚢💔 Peki ya sen? Bu üzücü film gemisine hangi filmleri eklerdin?