Ablası ölmüş birisi için film önerisi olan var mı? Filmde de bir karakter ablasını ya da sevdiği birini kaybedicek kendi kendine toparlanmaya çalışacak v. s. anlamışsınızdır umarım
Not: soruyla ilgili cevap verin sadece
Ablası ölmüş birisi için film önerisi olan var mı? Filmde de bir karakter ablasını ya da sevdiği birini kaybedicek kendi kendine toparlanmaya çalışacak v. s. anlamışsınızdır umarım
Not: soruyla ilgili cevap verin sadece
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Şu anda aklıma film gelmedi ama kodaline brother parçasının klibini izletebilirsin.
Bir şey sorcam birisi Albert Einstein ve kadir mısıroğlu hakkında bir yazı yazmıştı sende onla konuşmuştun soruda o diyordu kavgasız bir hayat sıkıcıdır diye sende hayır sıkıcı olmadığını tam tersini söylüyordun ve bir sürü örnek verdin onlarca ülkeler, yeni yüzler, yeni dostlar, dinlenecek binlerce müzik izlenecek binlerce film, eğitebileceğin bir çocuğun senin yapacağın şey ise ömrünü heba etmek olacak bence dedin ona sen ne demek istiyorsun peki..
O konuştuğum insan belli insanlara fanatik duygular besleyen bir kişiydi. Dünyanın en iyi kişisine dahi bu duyguları hissetsen fanatizm kötüdür. Bunu bir şehrin etrafına sis inmesi gibi görebilirsin. Kişi için gördüğü dünya o şehirden ibarettir fakat dünya hala yerinde duruyor.
Özellikle siyaset tartışmasız dünyanın genelinde nefretin, kinin hakim olduğu bir alandır. O arkadaşın fanatik olduğu kişi de nefret denizinin içinde. O kişinin yolundan gitmesiyle olacak tek şey kendini de nefret denizinin içinde boğulurken bulması olacak.
Siyaset kısır bir döngü içerir. Konular hep monotondur. Taraflar fikirlerini birbirlerine empoze edemez. Onun yerine çeşitli hakaretler ile birbirlerini kırarlar.
Oysa ki dünyada yapılacak o kadar aktivite, eylem var ki...
*Adı dahi duyulmayan onbinlerce kitap var. Bu güzel birbirinden farklı dünyaları, kitapları okumak varken
*Dinlemediğin binlerce harika müzik parçası varken
*Bir veya birden fazla müzik enstürmanı çalmayı öğrenmek varken
*Görülmeye değer dünyada binlerce lokasyon varken
*Yapılacak uzun bisiklet turları varken
*Edinilecek birçok kafa dengi dost varken
*Hayalindeki mesleği yapmak varken
*İstenirse dini ideolojini hiçkimsenin etkisi altında kalmadan kendin öğrenerek yaşamak varken
*Hayatın yüzüne güldüğü bir tesadüf olursa ruh eşini bulmak varken
*İzlemedigin harika filmler varken
*Üzerinde düşünülmesi gereken hayati, felsefi konular varken
*Kendine katman gereken nitelikler varken
*Edinmen gereken yeni hobiler varken
*Yardım edecek güce sahip olup yardım etmen gereken çok fazla insan varken
kişinin bu nefret denizinde göz göre göre boğulması çok acı ve mantıksız olur. Umarım bu sefer iyi anlatabilmişimdir.
Ben kimseye fanatizm beslemem evet dünyada yapılacak onca şey var gerçekten Atatürk gibi birisi bile hep dünyayı gezmek istemiştir. Hayalindeki mesleği yapmak derken sorun şu ki ben hep siyasete atılmayı ve ona göre bir yol çizmeyi izleneyi seçmişimdir evet siyasette kötü şeylerde vardır ama ben o arkadaş gibi bir siyasetçi olmam seni anlıyorum o saydığın şeyleri yinede yapabiriz zaten öyle değilmi?
Pek sanmıyorum. Siyaset dediğim gibi o bataklığa ister istemez çeker insanı. Benim siyasi kimliğim mesela teknokratik bir düzeni savunan apolitik biri olmak fakat beni bile ister istemez uslusuz, ihtiyatsızca konuşan kişiler o nefret denizinin içine çekiyordu.
Önemli olan siyasetten , kısır konulardan kendini soyutlayabilmek. Hayalin olabilir bu alan. Saygı duyuyorum ama hayallerini gözden geçir. Siyaset içindeki hayat enerjini, yaşama hevesini son parçasına kadar tüketen bir alan. Yani bu yaşam enerjisi olmadan yukaridakileri yapacak gücü bulman imkansız.
Siyaset ayrıca kişinin karakterini de değiştirir. Türk siyasetinde torpil ya da hegomanya sahibi siyasetçilerin yanlışlarını doğru kabul etmeden yükselmek, değişim yetkisine sahip olabilmek imkansız.
Zaten o konuma geldiğini varsaysak bile değişime uğrayan kişinin kendisi oluyor.
Bol şans dilerim ama doğru ve yanlışlarını, hayallerini gözden geçirmeni tavsiye ederim haddim olmadan.
ben bir filmde görmüştüm şimdi bir tane yazılı kağıt var ve bir tane çocuk o yazılı kağıdın fotosunu çekmesi gerek ama yanında telefon yok ama oda o yazılı kağıdı gözleriyle bakarak zihninde kaydediyor yani baktığı yazılı kağıda zihinde beyninde kaydetmiş her cümlesini her satırını hatırlıyor benim de aklıma şey geldi şimdi sınavda çıkacak şeyleri defterimize yazıyoruz ve ezberlemeye çalışıp sınavda doğru şekilde yapmaya çalışıyoruz ya işte biz de o filmde ki çocuk gibi o sınav da çıkacak şeyleri bir yere yazalım sonra o kağıda iyice bakarak zihnimizde kaydedelim filmde ki çocuk resmen gözleriyle o kağıdın fotosunu çekip beyninde galeri gibi kaydetti bende bunu nasıl yapabiliriz diye öğrenmeye çalışıyorum senin bir bilgin var mı?
Geri gelmişsin yaz
Başın sağ olsun :(