Rol kesme becerisiyle olduğu kadar yakışıklılığıyla da tartışmasız takdir ettiğim, seyretmekden en çok keyif aldığım ustalara bakalım.
Jeremy Irons (68)
Lolita'nın takıntılı aşığı, İngiliz aktör bugün 68 yaşında. Naif, içe dönük, içli adam rollerinin baş tacı. En son Sonsuzluğun Teorisi (2016) isimli, Hintli bir matematik dehasını anlatan biyografik filmde matematik profesörü rolünde seyrettim kendisini.
Antonio Banderas (56)
İspanya'dan Amerika'ya sıçrayış yapan, unutulmaz rollerin yakışıklı oyuncusu. Kırmızıların ve dansın ülkesini arkasına alarak gönülleri fetheden, sonra kendi filmlerini de çeken başarılı bir sanatçı. Zorro (1998), Bir Zamanlar Meksika'da (2003), Desperado (1995) filmlerinin yanında, manyak bir bilim adamını canlandırdığı İçinde Yaşadığım Deri (2011) mutlaka izlenmeli.
Daniel-day Lewis (59)
Etkileyici bir aurası var. Keskin yüz hatları ve delici bakışlarıyla sahneyi çalan bir aktör. Onu ilk Son Mohikan (1992) filminde seyretmiştim. Genç zamanları. Sonra Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (1988) takip etti. Hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayan performansa sahip.
Denzel Washington (62)
Tipinde zerre değişiklik olmadan on yıllar deviren siyahi aktör. İlk Gün (2001), Tanrının Kitabı (2011), Deja Vu (2006) gibi polisiye, macera filmleri yoğunluklu kariyerinin yanında, biyografik Malcolm X (1992) ve en etkileyici bulduğum Gazap Ateşi (2004) filmiyle o hala yaşayan bir efsane.
George Clooney (55)
Her ne kadar kabul etmek istemesek de, evet o da yaşlandı. Nezih duruşunun ardındaki dünyevi hazlara düşkün adam, yakışıklılığın getirdiği avantajlarının yanı sıra, oldukça da yetenekli bir oyuncu. Yerçekimi (2013), Nerdesin Be Birader (2000), Ocean's serisini (2001-) sayabilirim.
Jim Carrey (55)
Üzerine yapışan sürekli-gülünçhareketleryapan-adam imajının ötesinde bir sanatçı olduğu için seviyorum onu. Majör depresyon geçmişi olan bu adam komedinin dışında da gayet başarılı olacak kapasiteye sahip. Maske (1994) filminin haricinde Truman Show (1998) ve Eternal Sunshine of a Spotless Mind (2004) filmleriyle de taht kurdu Jim Carrey.
Sean Penn (56)
Serseri yüz yapısıyla bana rahmetli dedemi hatırlatan Sean Penn Madonna'yla yaşadığı çalkantılı ilişkisiyle de gündeme oturmuştu. Son yıllarında daha ağır rollerde oynuyor. Beni en çok etkileyen rollerinin başında Yaşam Ağacı (2011) ve It's All About Love (2003) filmleri geliyor. Ve elbette Gizemli Nehir (2003) ve I'm Sam (2001).
Nicolas Cage (53)
Coppola aile adının gölgesinde kalmamak için çizgi roman karakteri Cage'i seçen deli oğlak erkeği. Kara komediden tut ağır aksiyon ve drama, ordan da fantastiğe kadar her çeşit rolde boy gösteri. Genç yaşında en çarpıcı filmlerinden olan Leaving Las Vegas (1995) ardından birçok başarılı yapıtta yer aldı. Con Air (1997), Yüzyüze (1997), Savaş Tanrısı (2005) ve mutlaka seyredilmesi gereken romantik komedi Moonstruck (1987). Ünü garantiledikten sonra tutkusunun peşinde giderek saçma sapan filmlerde de oynamış olsa, o hala en üstlerde sinemaseverlere el sallıyor.
Mel Gibson (61)
Anti-semitist tavırlarıyla ana akım medyanın dışladığı, ruhsal yönü baskın filmlerin oyuncusu ve yönetmeni, inanç adamı Mel Gibson'ı saymazsam olmazdı. Cesur Yürek (1995), Vatansever (2000), İşaretler (2002) ve nick'i seçmemde az biraz etkisi olan The Passion of the Christ (2004) filmleriyle unutulmaz bir yer edindi sinema dünyasında.
Robert De Niro (73)
Gençliğinden itibaren şu güne kadar yaptığı çoğu filmle adından söz ettiren, her rolü şiir gibi benimseyip okuyan usta aktör. Taxi Driver (1976) filmiyle zirveyi buldu, Goodfellas (1990), Bir Zamanlar Amerika'da (1984) gibi filmlerle ününü sürdüren De Niro bey yaşı kemale erince kendini her ne kadar aile komedilerinde rol almış olsa da, onun varlığıyla bile filmlerin kalite kazandığı kesin.
Rolleri Kadar Yakışıklılığıyla da Bilinen Sinemanın İhtiyar 10 Ustası!
Vay be Banderas, Clooney, Mel Gibson, Nikolas Cage ve hatta Jim Carrey bile yaşlandı ya 😐 De Niro ise aklımda hep yaşlıydı zaten 🙂 Sevgili Tom Hanks'ı nasıl unutursunuz... nasıllll))))
genç bulduğunu belirttiklerinin, zaten burç itibariyle yaşlandıkça gençleştiğini söylemem kendime pay çıkarmaksa, senin bu yorumu yapman aşk makamından okunabilir.
En İyi Cevaplar