Siyasi Güvensizliği En İyi Anlatan Filmlerden İkisi!

Merhabalar. Malum bu ara pek bir şey yazamıyorum, yoğunum, yazasım yok, işin aslı hiçbir halt yapasım yok da neyse.

Muhtemelen birçoğunuzda vardır bu durumun benzerleri zaten. İşte böyle zamanlarda yapılacak en güzel aktivitelerden biri kendinizi kapamak ölesiye film izlemek, ses yapan olursa da kafasına kumanda fırlatmak.

İşte bu zamanlara en çok yakıştırdığım filmlerden birkaçını derledim sizler için, umarım hoşunuza gider.

Siyasi Güvensizliklerin Beyaz Perdedeki En Güzel Hallerinden İki Tanesi!

Gerçekten öyleler...
Gerçekten öyleler...

Hayat sıkıcı, emek değersiz, karakter ikinci planda. Sonuç ise güvensiz insanlar. Bu konu elbette beyaz perdeye de defalarca yansıdı, toplumların güvensizliğini anlatan birçok yapım mevcut. Dünya genelinde de insanların hükümetlerine olan güvenlerini yitirdiğini açık bir şekilde görüyoruz. İşte bu filmler genel olarak bu fikir üzerine kurulu, neden iki tane derseniz hem çok yorgunum hem de sizi çok yormak istemiyorum, buyrun listeye geçelim artık.

The Manchurian Candidate (Jonathan Demme - 2004)

Siyasi Güvensizliği En İyi Anlatan Filmlerden İkisi!

İki versiyonu olan bir film. John Frankenheimer tarafından 1962 yılında, Jonathan Demme tarafından ise uyarlama olarak 2004 yılında çekildi. Genelde eski filmlerin yeniye uyarlanması riskli bir hareket olsa da ellerine sağlık, iyi iş çıkarmış. Ancak Kuzuların Sessizliği gibi bir filmin yönetmeninin kalkıp uyarlama film çekmesini aşırı gereksiz buluyorum. Ne gerek var?

Neyse konumuza dönecek olursak, film tipik bir halk acziyetini Amerikan toplumu üzerinden ele alıyor. Güncel halini, ki genelde eski filmleri sevmediğinizi fark ettim, anlatacak olursak Irak savaşı üzerinden siyasi tezgahlar kurularak bir insanın düzmece, hatta haince senaryolar ile parlatılarak siyasi hayata atılışını anlatıyor, birkaç kahramanlık yalanı ile o insanı öyle bir gözüne sokuyor ki milletin, inanamazsınız.

Çok detay vermek istemiyorum ancak şunu kısaca ekleyebiliriz, Amerikan halkı yaklaşık 50-60 senedir askeri kahramanlık öyküleri ile uyutuluyor.

Peki sizce bu durum bizim için geçerli mi? Söz sizin...

Nixon (Oliver Stone - 1995)

Siyasi Güvensizliği En İyi Anlatan Filmlerden İkisi!

Anthony Hopkins'in neden bu konumda olduğunu anlamanızı sağlayacak filmlerden biridir. Zira hiçbir benzerlik taşımadığı bir insanı canlandırıyor ve bunu çok iyi yapıyor. Taklit etmiyor, adeta önüne konan isme yeniden hayat veriyor.

Filmde bir sahne var, Nixon sorular ile karşı karşıya kalıyor bu sahnede. Ancak öyle bir ustalık var ki cümlelerde, seçilen kelimelerde, yüz ifadelerinde, Oliver Stone bildiğiniz anlamı ile ışık saçıyor.

Vietnam savaşının ülkeyi en fazla yıprattığı zamanların başkanıdır Nixon ve yine yukarıda filmdekine benzer benzer durumlar yaşanmıştır. Ancak bu defa başkan pisliğe içinden çıkılamayacak derecede batar ve 1974 yılında Watergate skandalı ile başkanlık serüveni noktalanır. Tarihin istifa eden ilk Amerikan başkanı Nixon'dır.

Özetle, Amerika'nın en karanlık zamanlarını anlatan film, Nixon'ı, Amerika'nın muhtemelen adından en çok bahsedilen, en çok incelenen başkanını tüm hayatı ile önünüze seriyor.

Ne deriz, sanat insanlara ışık tutar, bu filmler de sanatın bu işlevini en iyi şekli ile yerine getiren filmlerdendir. Zira toplumlar tarih boyunca uyutulmuş, kandırılmış, manipule edilmiştir. Dinle yapılır, milliyetçilik ile yapılır, askerlik ile yapılır, sonsuz bir listesi vardır bunun, araçlar değişir ancak muhatap hep aynıdır.

O muhatap da her daim bu acziyetinin, bu ahmaklığının bedelini ödemiştir, ödeyecektir.

Neyse çok uzatmadan burada bitirelim Bence'mizi. Okuyan yüreklerinize sağlık, sağlıcakla kalın!

#felfire

Siyasi Güvensizliği En İyi Anlatan Filmlerden İkisi!
Cevapla