Kur'an'ı neden Türkçe okumuyoruz Arapça okuyalım mantığının aslında tembelliğe dayanması?

Evet, bizim ilk görevimiz Kur'an'a göre yaşamak ve bununla ilgili Agnostik bir Yahudi olan Lesley Hazleton'un görüşünü sizinle paylaşayım; bu bayan diyor ki "ve neden Kur'an sadece Arapça olarak Kur'an'dır dediğini anladım. Yıllardır bize art niyet ile çevrilmiş binlerce Kur'an tefsirini gördük; ama bize yansıtılandan çok farklıymış. Fatiha'yı ele alalım Arapça haliyle sadece 29 kelime iken, tercümeleri 65 ile 72 kelimeye kadar çıkıyor; ve sanki kelimeler eklendikçe, anlam daha fazla kayboluyor." Bu sadece konuşmasından küçük bir kesit, bu Agnostik Yahudi bayan sadece Kur'an'ı daha iyi anlayabilmek için Yahudi olduğu halde Arapçayı öğrenmiş, bize Kur'an'ı yaşamamız emrediliyor, biz ise onun Türkçesini bile okumuyoruz.. Sırf makam mevkî için ülkede ingilizceyi öğrenmeyen kalmadı, ama hayat amacımız olan Rabbime kulluk için bir Yahudi kadar olamıyorsak, sorun bizde kardeşim. Kaldı ki bazı ayetler vardır: örneğin Bakara "Elif, lam, mim" diye başlar ve bunun anlamını kimse bilmez, çözemez. Hatta bu harflerin şifa verdiğini dahi söyleyen var Allahu Alem; fakat demek ki Kur'an sadece anlamak için de değil, hissetmek için de ve Kur'anda Arapça ile okunmasının efdal olduğuna dair ayetler var. Bu yüzden en doğrusu budur biz Yahudi kadar Kur'an'a değer versek onu gerçekten anlamaya çalışsak zaten Arapça öğreniriz kardeşim...
Kur'an'ı neden Türkçe okumuyoruz Arapça okuyalım mantığının aslında tembelliğe dayanması?
Cevapla