Güle rengini veren çektiği susuzluk mu? yoksa güneşsiz kaldığı zaman mı?

Zaman benim için tükenmekte son sürat koşuyorum ölüme doğru. Bizi yalnızlaştıran neydi sahip olduğumuz onurumuz mu? yoksa birini anlayabilme zahmeti mi? Sahiden neydi önyargılar mıydı? Hasetmiydi? Belkide hiçbiri değildi sahip olduğun ruhun eşsizliğiydi belkide. Öyle olsaydı bütün insanlar kendini eşsiz zannetmez miydi? Evet dediğinizi duyar gibiyim. Sahip olduğun o küçük parmakların büyüdükçe kirlenişi. Nasıl açıklanabilirdi ellerin rengi küçükken beyaz ve büyüdükce siyaha doğru dönüşü. "Şairin dediği gibi ellerim günah rengi hoca" Şahrud'ta bunları düşünmüş müdür. Zoraki bir şekilde yazmak değil içinden geçenleri yazmak ve karşıdaki insanların anlamayışı. Dinlemek mi zor?, anlatmak mı zor? Gitmek mi? yoksa kalmak mı?, Ölmek mi? zor yoksa yaşamak mı?
Güle rengini veren çektiği susuzluk mu? yoksa güneşsiz kaldığı zaman mı?
Cevapla