“Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in Hicaz’da bazı Arap bedevi kabilelerini ayaklandırarak 1916’da İngilizlerle işbirliği yaptığı doğrudur. Ancak, Birinci Dünya Savaşı konusunda genel bir bilgisi ve fikri olan herkes, bunun ‘askeri açıdan’ tayin edici bir değer taşımadığını bilir.
İngilizlerin daha sonra yerine getirmediği ‘bağımsızlık vaadi’ ile işbirliğine çektikleri Şerif Hüseyin’in ve oğullarının komuta ettiği bedevi kabileleri, Mekke-Maan hattında, yani ‘asıl cephenin gerisi’nde İngiliz kuvvetlerine yardımcı olmuştur.
‘Asıl cephe’, önce Şüveyş Kanalı ve Kanal Harbi’nde Türk-Osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesinden sonra Filistin’de kurulmuştur. Filistin’de tek bir Arap ayaklanmamıştır. Suriye’de, Irak’ta, Lübnan’da Türk kuvvetlerini ‘arkadan vuran’ herhangi bir olay olmamıştır.
Arapların ‘ezici çoğunluğu’, İstanbul’a yani Türkiye’ye sadık kalmıştır… Arabistan Yarımadası’nın Hicaz bölümünden Akabe’ye kadar olan ‘cephe gerisi’ dışında, Arapların Türkleri arkadan vurduğuna dair tarihte herhangi bir kayıt yoktur.”

Araplar bize ihanet etti diyen herkes, Arapların ahını almış durumda şu an. Bizimle birlikte "1. Dünya Savaşı"nda savaşan binlerce Arap kardeşlerimize iftira atarak kul hakkına girdiklerinin farkında bile değiller maalesef. Ne demiş Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesselem: sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi din kardeşi içinde sevip arzu etmedikçe gerçek anlamda imân etmiş olmaz. Yani bu şahıslar Müslüman olarak bile ölemeyecek bu kafayla ölülerse ve ebedî cehennemi boylayacaklar. Yine Peygamber Efendimiz fendimiz Sallallahu Aleyhi Vesselem şöyle buyuruyor: Üç hasletten dolayı Arabi seviniz çünkü "ben Arabım, Kur'ân-ı Kerim Arapça olarak nazil olmuştur, Cennet ehlinin konuştukları dil Arapçadır." O yüzden umarım ecel gelmeden önce Araplar mı Türklere ihanet etti yoksa Şerif Hüseyin ailesi mi bunu araştırmayı akıl ederlerde boş yere yeryüzündeki tüm Araplara iftira attıkları için Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi Vesselem'i bile mahşerde kendilerine düşman olarak bulamazlar.
Üstelik Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal, Osmanlı’ya bağlı kalmak istediğini Mustafa Kemal'e bildirmiş ancak Mustafa Kemal bu isteği reddetmiştir. Ne enteresandır ki, bunu da Mustafa Kemal'in 24 Nisan 1920 tarihli meclis konuşmasından öğreniyoruz.

Ayrıca Şerif Hüseyin İngilizlerle iş birliği yapıp isyan ederken 350 adamının içinde Faysal ve Abdullah isimli iki oğlu vardı. Faysal Irak Kralı oldu, Abdullah Ürdün Kralı oldu. Bizi arkadan vuran bu hainler daha sonra Mustafa Kemal tarafından Türkiye'ye davet edildi ve tren istasyonunda devlet töreni ile karşılanıp üst düzey devlet adamı olarak ağırlandılar. Madem hainlerdi, Mustafa Kemal'in hainlerle işi ne?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer