Güncellemeler
+1 yıl
Cumhuriyet Döneminden Sonra Ülke Şaha Kalktı İse Bu Manşetler Kimler İçin 🤔
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 

Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
3Cevap
O dönem global ekonomik buhran dönemiydi
Amerika da global olarak vardı sadece Türkiye'de yoktu. DÜNYA EKONOMİK KRIZ'DIR
Büyük Buhran, Büyük Depresyon[1] veya 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, 1929'da başlayan (etkilerini ancak 1930 yılının sonlarında tam anlamıyla hissettiren) ve 1930'lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhrana verilen isimdir. Buhran, Kuzey Amerika ve Avrupa'yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında da (özellikle de sanayileşmiş ülkelerde) yıkıcı etkiler yaratmıştır.
Türkiye 1929 bunalımı karşısında, kalkınmasını sağlayabilmek için ihracat ve ithalatını arttırmak zorundaydı, Türkiye Cumhuriyeti bunu sağlayabilmek için çeşitli politikalar izledi.
Türkiye 1933'te dış ödemelerde uygulamasına başlanan kliring ve takas sistemini uyguladı. Kliring sistemi malını alanın, malını alma ilkesine dayanır. Bu sistemde ithalat ihracata bağlandığından, ihracat teşvik edilmiş olur. Nitekim, Türk Hükûmeti mümkün olduğu kadar bütün ülkelerle kliring ve takas anlaşması yapmaya çaba harcadı ve Türkiye ile ticaret ve ödeme anlaşması yapan ülkelerden, ithalata öncelik tanıdı. Ayrıca ihraç mallarının standardizasyonuna önem verilerek, ihracat bu yönden de teşvik edildi 10/06/1930 tarih ve 1705 sayılı Kanun ile Hükûmete tedbir alma yetkisi verilerek, ihraç edilen fındık ve yumurtadan başlayarak, ihraç mallarında kalite kontrolüne gidildi. Önceleri çeşitli merciler tarafından yürütülen bu iş 1934'te kurulan Türkofis'e devredildi. Ofise, kontrol ve teftiş görevi yanında piyasa araştırmaları yapma ve uluslararası ticaret ve ödeme anlaşmalarını hazırlama görevi de verildi.
Hâlen dünyada yaşanmış olan en büyük ekonomik kriz 1929 Krizi’dir. Bu krizin dünyayı en az I. ve II. Dünya Savaşları kadar etkilediği de açıktır. Büyük bunalımın yol açtığı 1930’lar dünya tablosuna bakıldığında ekonomik krizlerin bazen insanlık tarihini etkileyecek boyutlara varabileceği rahatlıkla görülebilir. Bu yüzden ekonomik krizlere yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal hatta politik bir olgu olarak da bakılmalıdır.
Almanya, 1923: banknotlar (kağıt paralar) o kadar çok değer kaybetti ki duvar kağıdı olarak kullanıldılar.
Krizin sebebi
Kara Salı ile Mart 1933'teki Banka Tatili arasında Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük Banka yığılmaları olduğunda para arzı önemli ölçüde azaldı.
Wall Street ile Broad Street'in kesiştiği noktada 1929 çöküşü sonrasında toplanan kalabalık
Büyük kriz öncesindeki atmosfere bir göz attıktan sonra krizin sebepleri ve gelişimi üzerinde durmak gerekir. Dünyayı etkileyen pek çok olay üzerinde olduğu gibi bu olayın sebepleri hakkında da çok sayıda araştırma ve yorum yapıldı. Bu araştırma ve yorumlarda genel olarak yer alan ortak birkaç sebebi şöyle sıralayabiliriz:
Birincisi; Amerika’daki şirketlerin mali güçleriydi. 1870'li yıllarda ABD'de irili ufaklı pek çok şirket varken I. Dünya Savaşı’nın getirdiği zorluklar karşısında küçük şirketler birleşmek zorunda kalmış ve savaş sonrasında tekeller oluşturmuşlardır. Öyle ki 1929 yılına gelindiğinde Amerikan ekonomisinin %50’si üzerinde söz sahibi olan holding sayısı 200 kadardı. Bu da tek bir holdingin bile iflasının ekonomiyi sarsmaya yeteceğini gösteriyordu.
İkinci bir sebep de bankaların kötü yapılanmış olmasıydı. Bankaların sermaye esaslarını, rezerv ve kredi oranlarını belirleyen yasalar yoktu. Örneğin şirketlerin mali tablolarının güvenilirliğini sağlayan yasalar yoktu. Bu yüzden yatırımcı hisse senedini aldığı firma hakkında yeterince bilgiye sahip olamıyordu. Yine ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da mevcut değildi.
Üçüncü bir sebebin de, başkan Hoover yönetiminin ekonomi alanındaki tecrübesizliği olduğu söylenebilir. Bu düşüncenin savunucularına göre başkan Hoover yönetimi, 1920'lerde hüküm süren liberal ekonomi anlayışına göre ekonomiye devlet müdahalesi yapmamayı uygun görmüştü. Ancak 1929 krizine müdahale etmemenin toplumsal maliyeti çok büyük olmuştu. Daha sonraları başkan müdahaleye karar verdiğinde ise hem çok geç olmuştu hem de müdahale başarılı olamamıştı. Örneğin devlet bütçesini dengelemek için devlet harcamalarını kısmasının ve vergileri arttırmasının işsizliğe sebep olduğu ve bunun da insanların satın alma gücünün azalmasına ve fiyatların düşmesine neden olduğu savunuldu. Hükûmetin tecrübesizliğinin bir diğer göstergesi de altın standardına bağlı kalmakta ısrar edişiydi. Hükûmet altına bağlı olmayan para basmayı reddederek sıkı bir para politikası izledi ve piyasada para bulunmayınca ekonomik faaliyetler durdu, reel sektör küçüldü. Bu da daha fazla işsizlik, daha az gelir demekti.
Vurgulanması gereken son sebep ise; başta da belirtildiği gibi ABD'nin dünya üzerindeki net kreditör olmasıydı. Bunun yanında I. Dünya Savaşı sonrası Almanya ve İngiltere’den istediği tazminatların altın olarak ödenmesini talep ediyordu. Ancak yeryüzündeki altın stoğu yetersizdi ve var olan stoğu da zaten Amerika kontrol ediyordu. Bu sebeple de bahsedilen tazminatların ve kredilerin mal ve hizmet olarak ödenmesi denendi ancak bu da ABD'nin kendi mal ve hizmet sektörünü vurdu. Son çare olarak gümrük duvarları koyma yoluna gidildi ancak bu da yalnızca dış ticareti küçülttü. Sonuçta Amerika hesapsızca vermiş olduğu kredileri geri alamadı.
sadece tek bir gazete değil bir çok gazete bu Manşetleri atmış. Şimdi Türkiye en yüksek enflasyonu yaşıyor açız aç diyenlere açsanız kedi eti yiyin mi diyelim 🤔
Ekonomik Buhran 1929 dan 1939 a kadar sürdü ise bu ülke 1923 ile 1929 arası ne zaman şaha kalktı 🤔
Hayır
Sırf ekonomik kriz var diye
Yok kendi etinizi yiyin
Yok bilmem ne gavurların istediği zaten domuz eti yedirmek daha çok
Yapacak bir şey yok
Kalktı işte bilmiyorum
Belki ülkenin kalkınması 10 belki 30 sene sürdü
Çünkü 2000 yılları vb poset poset market alisverisi yapiyorduk yani o zamanlar ben kucuktum hatirliyorum yani dolar da o zamanlar 1 tl 0.90 falandi
O zaman dünya global olarak ekonomik krizdeydi
Simdi sadece turkiye krizde ekonomi olarak
Yani bunun ozeti
Abd de almanya da vb semtten semte degisir tabi de market alisverisi 60 dolara poset poset doldururken turkiye de 1000 tl ye bile dolduramıyorsun neredeyse
Turkiye de bir oyunun 1000 tl olmasi da cabasi
Yani dolar degilde turk lirasi yuksek olsaydi dolar dusuk olsaydi o zamanda turkiye de oyun 1000 tl olmazdi
Dolar da cok etkiliyor cunku
Dolar global olarak kullanilan para
Dolarin yok olmasi veya dusmesi gerek ve sart
Dolar etkiliyor ulkeyi
Etkilemiyor diyen safsata uyduruyor
Cunku su an biz turkiye doviz kuruna gore yasiyor ekonomi olarak
Doviz kuruna gore yasadigimiz icin dolarin dusmesi sart euro da sterlin de veya bizim tl mizin deger kazanmasi gerek
Atatürk gibi akıllı deha biri yapabilir ancak bunu oda yok
Atatürk ne demisti
Eğer ülkeni kurtaracak bir lider beklemekteysen, ben size hiçbir şey öğretememişim demektir.
COK DOGRU SÖYLEMİŞ
Mustafa Kemal dönemi ülke hiç bir zaman şaha kalkmadı. Resmi tarihî de Türkler değil Yahudiler yazdı. Mesela bize yıllarca Mustafa Kemal'in babası diye Ali Rıza efendi resmi gösterildi ama o resimdeki adam Ali Rıza efendi değildi. Olmadığı halde sana bana kadar neden yalan tarih öğretildi? Amaç neydi? Ben hep sorgularım. Mesela 1923 ten 1938 e kadar neden bu millete oy kullanma hakkı tanınmadı? Neden insan haklarına aykırı olarak saçma "kılık kıyafet kanunu " çıkarıldı. Benim ne giyeceğimden kime ne arkadaş? Ben sırf başımızdaki adam ne istiyor ise onu giymek zorunda mıyım? Şapka takmıyor diye niye bu millete zorla yahudi şapkası giydirildi? Saçma sapan kanunlar. Medeniyet adı altında Müslüman milleti İslam'dan koparmaktı amaçları
Ülkeyi kurtaracak bir lider beklemekteysen ben size hiç bir şey öğretmedim diyen adam ülke mi kurtarmış ki 🤦 bu ülke topraklarını Lozanda nasıl peşkeş çektiler biri bana açıklasın bunu? Mesela Çanakkale de şehit kanları ile sulanan topraklar neden ebediyen düşmana bedavaya verildi? İnanıyorsan al sana lozanın 128. Maddesi: “Türk hükümeti, Britanya Imparatorluğu, Fransa ve Italya hükümetlerine (düşmanlarımıza) abideleri muhtevi olan arsaları ayrı ayrı ebediyyen terk etmeyi taahhüt eder.”
Ne demek bu toprakları ebediyyen, yani sonsuza kadar, Ingiliz’e, şuna buna vermek? Bizim şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış bir toprak parçasını emperyalistlere sonsuza kadar bırakmayı taahhüt etmek de dahil midir Lozan zaferine? Zafer kazanınca toprağın bedava dağıtıldığı nerde görülmüş Lozandan başka? Ha bir de Musul'dan para karşılığı vaz geçtik o da bedava parasına verdik
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK HAKKINDA
TEK BIR KELAM DAHI ETME KENDINE SAKLA
TARTISMAYA KAPALI BU KONU BENIM ICIN
MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜ KARALAMAYA CALISANLAR KENDILERINE SAKLASIN BENIM SIZIN HICBIR DEDIKLERINIZ UMURUMDA DEĞİL CUNKU
MUSTAFA KEMAL DE BIZIM OSMANLIDA BIZIM
MILLETI BOLMEYI COK IYI BILIYORLAR
YILLARDIR BOLUYORLAR ZATEN
OSMANLI ILE ATATURKCULERIN TARTISMASI ZATEN SACMA
ATATURKE LAF EDIP BILMEM NE DIYEN DE OSMANLI TORUNU DEGIL YUNAN TORUNUDUR ATATURK YUNANLARI DENIZE DOKTU KARALIYORLAR
BEN NE OSMANLIYA LAF ETTIRIRIM NE ATATURKE NE DE PEYGAMBERLERE
ATATURKU KORUMA KANUNUNU ATATURK KOYDU SANAN DANGALAKLAR VAR
ATATURK SANKI HEYKELINI DIKTIRDI SANAN SANKI ATATURK ISTEDI SANAN DANGALAKLAR VAR
BAZI INSANLAR ATATURKU ALLAH KATINA CIKARARAK YANLIS YAPIYOR
ATATURK TANRI DEGILDIR
ALLAH DEGILDIR KUTSAL ILAHI VARLIK DEGILDIR
MILLI BIR LIDERDIR KOMUTANDIR ULKESINI MILLETINI DUSUNUR
HZ MUHAMMED ISLAM PEYGAMBERI DINI KOMUTAN
ATATURK ISE MILLI KOMUTAN
YANI HZ MUHAMMED ISLAMI TEMSIL EDIYOR ISE ISLAMIN KOMUTANI ISE PEYGAMBERI ISE
ATATURKTE
ULKENIN LIDERI KOMUTANI MILLI KOMUTAN LIDER
DIN ILE HER SEYI KARISTIRMAYI SEVEN SAHTE SUSLUMANLAR VAR
TEK DERDI
MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜ NASIL KARALARSAK MILLETI KENDI ULKESININ KURUCUSUNA DUSMAN OLUR VB PESINDELER
ATATURKE TEK KELAM DAHI EDILEMEZ
HZ MUHAMMEDE TEK BIR KELAM DAHI EDILEMEZ
HİCBİR PEYGAMBERLERE
KELAM DAHI KABUL EDILEMEZ
SAYGI DUYMASINI OGREN
SEVMIYORSAN SEVME
BIZ FATIH SULTAN MEHMETI COK OVUYORUZ MESELA COK SEVİYORUZ DIMI
AMA O DONEM FATIH SULTAN MEHMET DONEMINDE MILLET FATIH SULTAN MEHMETI SEVMIYORMUS
EE BU NASIL OLUYOR?
ATATURKU ZAMANINDA MILLET SEVERKEN
YINE BUGUN DE SEVIYOR
DEMEK KI VAR BIR SEYLER
OSMANLI ILE ATATURK DUSMAN GIBI GÖSTEREN YUNAN TOHUMLARI BOS DURUR MU DURMAZ
ATATURKE YUNAN DIYORLAR DIMI KAMAL ISMI KEMAL DEGIL DIYOR SOZDE MUSLUMAN SUSLULERI
KAMAL ARAPÇA OLDUGUNU DAHI BILMEYEN MUSLUMAN SUSLULER
HANI MUSLUMANDİN SEN? ARAPCA OLDUGUNU BILE BILMIYORSUN KAMAL DEMENIN YUNAN DIYORSUN
Dostum İslam ile tek bir bilgin dahi yok millette Süslüman diyorsun. Mustafa Kemal dediğin adam Peygamber efendimize hakaret ediyor. Liseler için yazdığı tarih ders kitabını al kendin oku kendin anla. Ha bu arada sana Kur'an ayetinde Allah, Mustafa Kemal gibi İslam düşmanlarını seven kişilerin Müslüman olamayacağını ayetle sabitlemiş o yüzden bana elin kâfirini savunma. Gökten indiği sanılan diyen adam Kur'an'a giydiriyor o yüzden benim gözümde zerre değeri yok. Hem İslam düşmanı olan Allah'a ve peygambere hakaret Mustafa Kemal'i hem Allah'ı ve peygamberi sevmen Kur'an ile sabit yasak. Çünkü bir kalpte iki sevgi olmaz. Hem Allah'ı hem şeytanı sevemezsin. Al sana Kur'an ayeri ile Allah'ın sana verdiği ders: Ahzab Suresi, Ayet 4: Allah, bir adamın kendi (göğüs) boşluğu içinde iki kalp kılmamış (iki gönül yaratmamıştır. İmanla beraber inkârın ve nifakın bir kalpte barışık bulunması imkânsızdır).
Şimdi Mustafa Kemal ne demiş bakalım İslâm ile ilgili: Suçlu Allah’ın dinidir.” Kralların ve padişahların istibdadına (baskılı yönetim), dinler mesnet olmuştur. "
(yav Atatürk)
Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, sayfa: 30
Yazar: ( Türk sosyolog, tarihçi ve akademisyen. Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızı, Pr. Dr. Afet İnan )
Allah ne diyor sana böyle insanları sevip savunursan: "Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar. İçinizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Allah zalim topluluğa hidayet etmez." (Maide, 5/51) bu durumda sen Müslüman olamıyorsun Kur'an'ı Kerim'e göre. Çünkü İslam'a hakaret eden bir adamı savunuyorsun. Kur'an'a göre sen de onlardan oluyorsun eğer Tevbe etmez de bu zihinde devam edersen
1929 yılı hem büyük buhran dönemi hemde cumhuriyetin ilk yılları. Yıkık dökük bir ülkenin yavaş yavaş kendini toparlaması gerekiyor. Cumhuriyet ilan edildiği anda şaha kalkmadık. Bunların hepsi zamanla olur. Eşek at eti yemeyi tavsiye eden gazete ile cumhuriyet eleştirisi yapman tuhaf
Acaba gazete Cumhuriyet gazetesi olduğu için olabilir mi? Ve sadece tek bir gazete değil bir çok gazete bu Manşetleri atmış. Şimdi Türkiye en yüksek enflasyonu yaşıyor açız aç diyenlere açsanız kedi eti yiyin mi diyelim 🤔
Ekonomik Buhran 1929 dan 1939 a kadar sürdü ise bu ülke 1923 ile 1929 arası ne zaman şaha kalktı🤔
23-29 arası şaha kalktı diye bir şey yok. Ama ne var, dönüşüm var değişim var. Tamamen geri kalmış bir ülkenin ihtiyaçları için gerekli atılımlar yapılıyor. Elde avucta bişey yok. Uzun zamandır savaş görmüş bir halk var. Bunlar kolay işler değil. Neyin eleştirisini yapıyorsun?
Birader bir sürü fabrika açıldı ülke uçtu Osmanlı borçları ödendi falan ya hani hangi tarihte uçuşa geçmişiz onu merak ediyorum
Cumhuriyet sonrası yapılanlara bakarsan Osmanlı dönemi ile arasındaki uçuş farkını görebilirsin. Hani sen şimdi aklınca cumhuriyet eleştirisi yapıyorsun ama bu konuda haklı çıkabileceğin hiçbir durum yok onu sana söyleyeyim.
Osmanlı dönemi Cumhuriyetten daha Medeni idi istersen deliller ile ispat edeyim sana 😂
Fesli kadirle mi ispat edeceksin? Bırak bu Osmanlı'nın güzellemelerini
🤣 tek soru cumhuriyet tanımı yapsana bana 🤣🤣🤣 Cumhurun sözü demek değil mi? Madem Cumhurun sözü ise 1923'ten bu yana neden bu millete seçim hakkı tanınmadı? Niye hiç seçim yaptırmadı Yahudi dönmesi atan? Mesela" kılık kıyafet kanunu " insan haklarına neden aykırı 🤣🤣🤣
önce leş ağzını topla. ikincisi 1923 ten bu yana millete seçim hakkı tanınmadıyı nereden çıkarıyorsun biz seçim yapmıyor musun e cahil. 1923-1927-1931-1935-1939 hepsinde milletvekili seçimleri yapıldı. farklı partiler kuruldu, kendi kendini fesedenler oldu. ayrıca demokrasi daha tam olarak oturmadığından 1930 yılında tekrar deneme yapıldı. Ama katılımda yoktu çünkü halkın demokrasiyi benimsemesi zaman alıyordu. dönemin şartlarını ve bir inkilabın sonuclarını almak kolay değildir. senin basit beynin bugunle karışılaştırdığı için zamanın ruhunu anlama sorunun var. şartlar zamana ve duruma göre değişkenlik gösterir. oturduğun yerden çerez yiyerek gelip burada laga luga yapma. Cumhuriyeti anlamaman normal. çünkü sen tartışmayı da bilmiyorsun. Atatürk'e yahudi dönmesi diyen adamla neyi tartışacaksın. haydi koçum sen fesli deli kadir izle.
🤣🤣🤣🤣 23 ten 1939 a kadar hangi halk seçime katıldı Cahil 🤣🤣🤣
Daniel Pipes ABD’li tarihçi ve yazar aynı zamanda The Hâdden Hand Middle East Forum’un ( Orta Doğu Formunun kurucusu) bak ne demiş : Kemal Atatürk was a or Crypto Jew who imposed a secularist program in Turkey in revenge for the Ottomans not ceding Palestine to the jews 🤣🤣🤣 ben demiyorum bak Mustafa Kemal'in ataları söylüyor yahudi olduğunu. İngilizcen yoksa Google çevireye gir bak ne diyor Mustafa'nın Yahudi ataları🤣🤣🤣
Demokrasi mi 🤣🤣🤣 kılık kıyafet kanunu nasıl demokrasi Cahil benim giyeceğim kıyafetime karışmanin neresi demokrasi 🤣🤣🤣 Erdoğan şimdi kanun çıkarsa kılık kıyafet kanunu adı ile ve deseki artık şort ve pantolon giymek yasak erkekler cübbe ve sarık kadınlar da çarşaf giyecek bundan sonra dese bunun neresi demokrasi ey Cahil 🤣🤣🤣
oğlum sen mal mısın yoksa mal taklidi mi yapıyorsun? kılık kıyafet kanunu demokrasi ile alakalı değil zaten zır cahil. Arap kılığı ve kıyafetinin kaldırılmasına yönelik. Türk ün arap gericiliğinden kurtulması ve modern kılık kıyafet giymesini teşvik etmesi amacıyla çıkarıldı. sizin zekanız hep yarım ya. ayrıca her çıkan adamın bir şey söylemesine bakacaksak senin peygamberin hakkında da yazılan bir ton şey var. hepsini doğru mu kabul ediyorsun zekasız herif.
senin ayrıca tarihi bir cahilliğin var onu hallet dicem de bu kafayla zor
Mal herif ya🤣🤣🤣 Avrupa da neden şu an Arap kıyafeti giymek serbest
Siz cahil kefalistler bilgi dolu tek cümle bulmayınca neden hep karşı tarafa hakaret cümleleri kurmaya başlıyorsunuz? Bilgi seviyeniz neden çok düşük?
Mustafa Kemal kadınlara seçme seçilme hakkı verdiyse neden bu kadınlar 1923 ten 1939 a kadar seçme hakkı kullanamad? Biraz kafa olsa sorgulardın bunu ama beyninin sorgulama fonksiyonu kapalı maalesef o yüzden senle tarih tartışmak benim için tam bir zaman israfı
1929 buhranı
bu sorun globaldi
E şimdi de yüksek enflasyon var diye seni köpek yerine koyup kedi eti mi ye diyelim?
manşeti savunmuyorum ama
1929 Bunalımı temelde ABD'de borsanın çöküşüne ithaf edilse de o yıllarda yeryüzündeki ekonomik koşullara, krizin büyüklüğü ve etkisine bakıldığında Büyük Dünya Bunalımı adını almayı hak ettiği açıkça görülmektedir. Bunalım dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin %42 oranında ve dünya ticaretinin de %65 oranında azalmasına neden olmuştur. 1929 yılına kadar dünyada oluşan diğer krizlere bakıldığında dünya ticaretinin en fazla %7 oranında düştüğü düşünülürse 1929 bunalımının ne derece etkili olduğu tahmin edilebilir.
dün ben sana rauf orbay hakkındaki yazımı atacaktım. Sorun kaldırılmış. Hain dediğin adamı iyi tanıman için atayım
Ee senin atan bir sürü fabrika açmıştı ya hani üretim varsa yerli üretim varsa kriz seni etkilemez eğer ithalatçı bir ekonomi poltikan yoksa. Nerde bu fabrikalar? Hani üretim yapan bir toplumduk neden et bile bulamamışız? Ülkede et kıtlığı mı var? Zaten 13 milyon nüfus bıraktı Mustafa Kemal koskoca Osmanlı 'dan geriye. 13 milyon insana et bulamayacak kadar beceriksiz bir yönetim mi varmış yani 🤔
2022-23 yılında bile karadenizin diğer tarafındaki ukrayna-rusya savaşı Rte zamanı Türkiye Cumhuriyetinin ekonomik daralmasına sebep gosterilebiliyorsa dünya tarihinin en büyük ekonomik bunalımının Atatürk
zamanı 16 yıllık yeni cumhuriyeti etkilememesi içten bile değıl
Depresyonu yenerek tam istihdama ulaşan ilk sanayi ülkesi, Almanya'dır. Almanya, enflasyonsuz orijinal finansman yöntemleriyle iç piyasayı canlandırmayı başarmıştır. Ancak dünya pazarları Almanya'nın ihracatına açık değildi. Bak Almanya buharını atlatmış da ülke şaha kalkmış ya neden biz 1929 dan 39 a kadar atlatamamışız? Demek ki hiç de güllük gülistanlık bir yönetim yokmuş ha ne dersin?
tarih bilsen 1929 bunalımında ve sonrasında alnanyanin çöktüğünü ve hitlerin bundan yararlanarak nasyonal sosyalist almanyanın temellerini atıp kalkındırdığını bilirdin. https://www. google. com/amp/s/www. birgun. net/amp/haber/buyuk-buhran-dan-nazizme-345679
o kalkınma da dünyanın içinden geçerek oldu. Tabii alım gücü olarak değil. Sadece sanayi ve maden
Rauf Orbay Hamidiye Kaptanı olarak korkusuz bir kahramandır ve Akdeniz’i tek bir kruvazör ile hallaç pamuğu gibi atmıştır.
www.girgin.org/.../
iyi oku bu adamı tanıman için.
Rauf Orbay'ın askeri hayatı büyük başarılarla doludur. Osmanlı imparatorluğuna yapabileceği en iyi hizmeti etmiştir.
Hamidiye harekatı o linkte detaylıca anlatılıyor. Hamidiye harekatı öncesi askeri deneyimi şu şekildedir.
"Güverte mühendisi (teğmen) rütbesiyle askeri yaşamına başlayan Hüseyin Rauf 1901'de üsteğmenliğe, 1904'te yüzbaşı rütbesine yükseldi. 1904'te Mesudiye zırhlısına atandı. 1905-1911 arasında gemi satın alma, gemi inşa tezgâhlarını inceleme gibi görevlerle Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya'da bulundu.[2] 1907'de kolağalığına (kıdemli yüzbaşı) yükseldi. 13 Kasım 1907'de sağkolağası (ön yüzbaşı) olarak 31 Mart Ayaklanması sebebiyle İstanbul’a gelen Hareket Ordusu'nun faaliyetlerine katıldı. Bu harekât sırasında Mustafa Kemal ve İsmet Bey ile tanıştı.[2]
25 Mayıs 1909’da Hamidiye Gemisi komutanlığına atandı Arnavutluk Ayaklanmasının bastırılmasında rol oynadı. 1911 Türk-İtalyan Savaşı’nda Trablusgarp'a ikmal sevkiyatında görev aldı. Balkan Savaşları başladığında Hamidiye kruvazöründe süvari idi."
I. Dünya Savaşı'nda İran ve Irak'ta Osmanlı gizli örgütü Teşkilat-ı Mahsusa'nın bir görevlisi olarak bulundu. Kerkük'te iken yarbaylığa terfi etti; Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı'na atanınca İstanbul'a döndü.
"Rauf Bey, savaşın kaybedilmesi ve İttihat ve Terakki hükûmetinin istifa etmesinden sonra kurulan Ahmet İzzet Paşa kabinesinde Bahriye Nazırlığı görevine getirildi ve Osmanlı Devleti'nin çöküş belgesi olan Mondros Mütarekesi'ni hükûmet adına imzalamak zorunda kaldı. " Kabine geri çekilince milli mücadele için anadoluya döndü.
"8 Haziran 1919'da Ankara 'ya ulaştı. Mustafa Kemal Paşa'ya katılmak üzere Ali Fuat Paşa ile birlikte Amasya’ya geçtiler. 22 Haziran 1919 tarihli Amasya Genelgesi'ni imzaladılar.
Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Erzurum'a giden Rauf Bey, Erzurum Kongresi'nde Heyet-i Temsiliye Başkan vekili idi. Ardından Sivas'a geçti ve Sivas Kongresi başlamadan önce kongrenin başkan yardımcılığına getirildi. İstanbul'daki Son Meclis-i Mebusân toplantısına Heyet-i Temsiliye adına katılacak delege olarak seçildi.
Hüseyin Rauf Bey, Sivas Kongresi'nden sonra Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na Heyet-i Temsiliye adına katılmak üzere Hüsrev Gerede ile birlikte İstanbul'a gitti. Mecliste Felah-ı Vatan grubunun kurulmasına önderlik etti. 16 Mart 1920'de meclisin İngiliz kuvvetleri tarafından basılmasından sonra tutuklanan Rauf Bey, 22 Mart 1920'da Malta'ya sürgüne gönderildi."
malta sürgününden sonra eseratten kurtulup tbmm'ye yeniden katılmıştır.
"21 Kasım 1921’de Nafia vekilliği (Bayındırlık Bakanlığı) ve Meclis ikinci başkanlığı görevlerine getirilen Rauf Bey, 14 Ocak 1922'ye kadar bu görevlerde kaldı.
30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi öncesinde Fevzi Paşa'nın yoğun çalışmaları sebebiyle TBMM İcra Vekilleri Heyeti Başkanlığı görevine geldi ve 12 Temmuz 1922-4 Ağustos 1923 arasında TBMM İcra Vekilleri Heyeti Başkanlığı yaptı.
Kurtuluş Savaşı'nın Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmasının ardından başlayan Lozan Barış Konferansı sırasında İsmet Paşa’nın üstlendiği Millî Savunma ve Dışişleri Bakanlıklarına vekalet etme görevi Rauf Bey'de idi.
Lozan görüşmeleri sırasında bazı hükûmet kararlarının dışına çıktığı için İsmet Paşa'ya sözleşmeyi imzalama yetkisini vermemesi iki devlet adamının arasını açtı. İsmet Paşa'ya gerekli yetkiyi TBMM reisi Mustafa Kemal verdi. Lozan Anlaşması’nın imzalanmasından sonra Rauf Bey başbakanlıktan istifa etti."
1926 _) yılına kadar vekil kaldı.
1926'da londradayken İzmir suikastinden suçlu bulundu.
Suçlamaları asla kabul etmedi ve birçok ülke dışında 1935 yılına kadar mısırda kaldı. Kız kardeşinin iknasıyla vatana geri döndü ve birçok kişi suçsuzluğunu gördü. 1944'de kadar milletvekilliği ve büyükelçilik görevini üstlendi.
1944'den sonra da üniversitelerde öğretim görevlisi olarak ölene kadar hayatını sürdürdü.
Rauf, Mustafa Kemal olmasa Milli Mücadele’nin lideri olması düşünülen “ikinci adam”dır. Gazi’den iki ay önce Anadolu’ya “ayak basıp” milli mücadelenin Ege ayağını örgütlemiştir. Misak-ı Milli’yi ilan eden meclis grubunun lideri ve Ankara rejiminin ilk başvekilidir. Milli mücadelenin başlangıç manifestosu olan Amasya bildirgesindeki yedi imzadan ikincisi onundur.
Kurtuluş Savaşını başlatan ekibin içinde yer alarak vatanseverliğini göstermiştir.
Cumhuriyetin kuruluşunda ve Hilafetin kaldırılmasında o zamana kadar ekmeğini yediği Sultan’a karşı ahde vefa ( verilen nimete karşı hainlik etmeme) göstermeye çalışmıştır
@venetor okuduğun kemalist yerlerden Rauf Orbay Kahraman diye anılır hatta Mondros'u bile padişah Vahdettin Han'ın üstüne yıkarlar. Oysa tarih özürlü olmayan insanlar, İkinci Meşrutiyet sonrası Mehmet Reşattan itibaren padişahın yetkilerinin elinden alındığını padişahın sadece süs olarak durduğunu ve ülkeyi vatan haini masonların savaşa soktuğunu bilir. O yüzden bana Mason Rauf'u anlatmak yerine soruma cevap bul. Mustafa Kemal'in kankası Rauf diyelim ki hadi uydurma tarihe göre padişah imza at dedi o da mecbur kaldım imzaladım dedi. E o zaman bu Rauf'un Mondros açıklaması ne ayak? :
Rauf Bey 2 Kasım 1918 tarihli Tasvir-i Efkâr ve Yenigün (2) gibi gazetelerden anlaşılacağı üzere basına Mondros’u bir zafer olarak sunmuştur. Verdiği demeçte:
“Hoşnut ve gururluyum. Ülkenin ve saltanatın geleceği bu bırakışma ile bütünüyle güvence altına alınmıştır. Bu metin iki eşit taraf arasında imzalanmıştır. Britanya, Türk ulusunun yok olmasını istemiyor. “
“İmzaladığımız mütareke sonucunda devletimizin bağımsızlığı saltanatın hakları tamamen kurtarılmıştır. Bu mütareke yenen ile yenilen arasında imzalanmış olan bir mütareke değil, belki savaş durumundan çıkmak isteyen iki denk kuvvet arasında imzalanabilecek çatışmalara son veren bir belge niteliğindedir.”? Böyle bir açıklama yapan adama bu açıklaması sonrası ülken işgal edilse anne ve kız kardeşine tecavüz edilse, bu adama sen olsan başbakanlık verir misin bu ülkede hadi bunu açıkla bana...
Mudanya Ateşkesinde Vahdettin’in emir kulu Bahriye Nazırı olarak imza atmak zorunda kalmıştır. Bundan dolayı bir suçlama yüklenemez
Şahsen, İzmir suikastı ile direkt bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum; öyle olsa, ilk af çıktığında koşa koşa ülkeye geri dönerdi. Zaten İstiklal mahkemesinde de suikast haberini duyduğu halde Atatürk’ e haber vermemesinden dolayı yargılanmıştır.
Osmanlı Devleti’nin son yarım asrında doğup, büyüyen ve bu dönemin siyasî akımlarından da etkilenen Hüseyin Rauf Orbay, İttihat ve Terakki Partisi’ne daha askerî öğrenci iken ilgi duyup katılmış, zamanla bu partinin en üst yöneticileri arasına kadar yükselmiştir. Rauf Bey, İmparatorluğun çöküşüne şahit olmuş, onu kurtarma mücadelesi verenler arasında yer almıştır. Ona göre, Mustafa Kemal Paşa olmasaydı, Milli Mücadele kazanılamazdı. O, bu görüşünü şöyle ifade etmektedir:
“-Mustafa Kemal Paşa olmasaydı, Milli Mücadele yapılabilir miydi? Bana kalsa, hayır!
-Kazım Karabekir Paşa olmasaydı,.. -Rauf Orbay olmasaydı, Milli Mücadele yapılabilir miydi? Bana kalsa, hayır!”
-Ama Refet Paşa olmasa, İsmet Paşa olmasa, hatta Ali Fuad Paşa olmasa, -bana kalsa- yine Milli Mücadele olabilir, başarılabilir, bu değerli askerlerin yerine başka değerli askerler doldurabilirlerdi!”.
Anadolu’ya geçtiklerinde Mustafa Kemal Paşa 9. Ordu Müfettişi, Rauf Bey ise sabık Bahriye Nazırı idi.
Amasya Genelgesini birlikte imzaladılar. Erzurum, Sivas Kongreleri ile Heyeti Temsiliye’nin Başkanı Mustafa Kemal Paşa, Başkan Vekili Rauf Bey idi. Rauf Bey, Atatürkle ilk ayrımını, Meclis-i Mebusân’ın İngilizler tarafından basılma ihtimali anlaşılınca, Mustafa Kemal’in “derhal Ankara’ya gel” emrini uymayarak yapmıştı. Atatürk'ün bunu bir kenara not ettiği kuşkusuzdu. Rauf Beyin, Malta esaretinden kurtuluşundan sonra Ankara’ya gelişinde, TBMM’de siyasî tabanlı gruplar oluşmuştu. Mustafa Kemal, Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun başıydı. Rauf Bey, Müdafaa-i Hukuk Grubu içinde kalmakla birlikte İkinci Grup ile ilişkisini sürdürdü. Rauf Beyin bu tavrı Gazi’nin dikkatinden kaçmamıştı. Atatürk, onun İkinci Grup üzerindeki etkisini kullanmak için, onu başbakanlığa atadı.
İlişkileri, Rauf Beyin başbakanlıktan istifasına kadar sürdü. Daha sonra Rauf Bey muhalefete kaydı.
İsmet İnönü’ye göre, Rauf Bey ile Atatürk’ün arasındaki ihtilâfın iki temel sebebi vardı. Birincisi, Atatürk’ün yaptığı reformlardır. İkincisi ise, Rauf Beyin önde bulunmuş bir kişi olarak, yapılan işlerin kendisiyle müzakere edilmesini istemesidir.(13)
Mustafa Kemal Paşa cumhuriyetçi ve inkılapçı (devrimci) bir lider olup, Türkiye’yi çağdaş ve laik bir sisteme doğru adım adım götürmektedir. Rauf Bey ise, bugünkü siyaset literatürüne göre “muhafazakar” bir siyaset adamıdır. Cumhuriyete karşı olmamakla birlikte, parlamenter demokrasiyi savunmakta, bu sistemin saltanat ve halifelikle gidebileceğini düşünmektedir. Sonunda, Millî Mücadele’nin iki büyük ismi ayrı siyasal yapılarda yer almışlar ve ilişkileri kopmuştur. Bu kopuş Rauf Beyin 1935 yılında yurda dönüşüne kadar sürmüştür.
Hüseyin Rauf Bey din, din-siyaset ilişkisi, hilafet, saltanat ve Türk kimliği altında alt kimlik taraftarlığı gibi hassas konularda, düşüncelerini gayet net bir şekilde şöyle açıklamaktadır:
Ben dindarım, fakat ne kendimi ne de dinimi siyasete âlet eden fikirsiz ve vicdansız değilim. Hayatta feragat, istikamet, hizmet (askerlikteki feragatli çalışmalarım) ve iyilik nâmına ne yapmışsam… dinî terbiyeme borçluyum. Hilâfet propagandacısı değilim… Padişahlar, bu mefhumu…, kendi saltanatlarına âlet etmişlerdir. Cumhurreisi, halkın seçimi ile tayin olunur, irsî riyasete imkân yoktur. Ben, fikirli, bilgili bir dindar olarak, bunlara göre hilafet propagandasına karşı menfi vaziyet almak zorundayım. Kürtlükle alakam; validem cihetiyledir. Fakat bütün hayatımda, hiçbir Kürtlük siyasi cereyanına katılmadım, Kürtlük davası güden cemiyetlere girmiş de değilim. Çünkü ben, ömrüm boyunca zabitlikle yaşadım. Bu vatanda yaşayan bütün ırkların, bir bayrak altında birleşmiş sarsılmaz birliğin hizmetkarıyım. Bu camiadan bir kısmı lehine, diğer kısmı aleyhine his, fikir beslemek kat’iyen doğru olmaz kanaatim sağlamdır. Ben, bu müttehit (birlik olmuş) millete, bu müşterek vatana sadık ve daima bütün varlığımla bağlı olacağıma yemin ederek, orduya girmiştim. Başka türlü düşünemem”.
@venetor Almanya iki savaşa girdi neden senin ülken geride kaldı İkinci dünya savaşına girmediği hâlde? Tarih bilsen zaten bunu sorgulardın
sorunun cevabı yazıyor zaten. Oku hepsini.
Ayrıca mondrosu imzalaktan sonra amasya genelgesine yetişip 1926 ya kadar bu vatanin temellerinde aktif rol oynamış ,1935'ten 1964'de kadar yine elinden geleni yapmış birisine vatan haini demek...
asıl hainlik olmaz mı?
Onu da ismet'e sor be.
Nuri demirağ ve birçok girişime ne ben ne de atatürk engel oldu. Ismet ve menderes ikilisinde cevabın
Sebebi ne ben sana söyleyeyim almamaya silah araba üretirken Mustafa Kemal milletin kılık kıyafetine karışmak ile uğraştı. Almanya sanayi hamlesi yaparken Mustafa Kemal dersim de çoluk çocuk demeden yüzlerce insanı katletti, milletin ezanını zorla Türkçe okuttu, senin öz Türkçen olan Osmanlı alfeben yerine gavurun alfabsini koydu önüne. Senin Osmanlı arşivlerini de Bulgaristan'a hurda kağıt diye hokkası 3 kuruşa sattı. Bir milletin tarihini 3 kuruşa satmak bu millete ihanettir.. Al sana Mason Rauf'un gerçek yüzü https://kafkasevi.com/index.php/article/detail/301
Nuri demirağ ve birçok girisimciyi destekledi. Silah üretmesek zaten cumhuriyet olmazdı, kurtuluş savaşı kazanilamazdi.
Bu vatanın öz savunmasına önem vermese şu anda donanmanın kalbi olan gölcük tersanesini 1926'da kurmazdı.
Mke'nin top ve mühimmat yerleşkesinin temelini 1925'te atıp 1935'te bugünkü mke'yi kurmazdı. Agır saçmalıyorsun
@venetor Rauf Orbay hatıratinda neden Mustafa Kemal'in İngilizlere iş birliği yaptığını itiraf ediyor 😂 ya böyle masallari bırak insanların kendi ağzından söyledikleri bilgilerle gel bana. Istanbul’a, Meclis’e gideceğim ve dediğiniz olmazsa Anadolu’da milli bir hükümet kurmanız için Meclis’in ortasında bomba patlatarak kendimi feda edeceğim!”
Rauf Orbay’ın hatıralarında geçen bu sözlerin manası açıktır… O, yav Ankara’da Büyük Millet Meclisi’ni kurabilmesi için ingilizleri tahrik ederek veya iş birliği yaparak Istanbul’daki Osmanlı Meclisi’ni basıp kapattırmak istemektedir. Tarihi gerçekleri çarpıtmak suretiyle cahilleri aldatabileceğini zanneden bazı sahtekar kemalistler, Rauf Orbay’ın 1964’de vefat ettiğini, hatıraların ise ilk olarak 1965 senesinde neşredildiğini, dolayısıyla “uydurulmuş” olduğunu iddia etmektedirler. Bunlarda hiç utanma diye bir şey yok… Bu yüzsüzler, yüz senedir “çamur at, izi kalsın” anlayışından bir gıdım ileri gidemediler, çünkü hem haksız hem arsızlar. Zira Rauf Orbay’ın hatıraları o daha hayatta iken 1962-1963 yılları arasında “Yakın Tarihimiz” adlı dergide tefrika edilmişti. Yani yazı dizisi halinde yayınlanmış, vefatından sonra da kitaplaştırılmıştır.
Rauf Orbay’ın yukarıya aldğımız sözleri 11 Ekim 1962 tarihli “Yakın Tarihimiz” adlı dergide yer almıştır. Rauf Bey sordu: ‘Acaba Ingilizler dediğini yapacak mı? Yoksa bir çok müessirat altında İstanbul Meclisi de felaketli bir sulh esasatını kabul edecek mi?’.
‘Bence muhakkak. Hele Hey’eti Temsiliyeden bir iki sima da görünürse daha katidir.’
Rauf Bey ‘Öyle ise ben Mecliste bulunmaya razıyım. Her ne tarzda olursa olsun Ingilizlerin taarruzuna ilk evvel göğsümü ben gereceğim. Taki sizler milli birliği temine ve milli hükümeti tesise muvaffak olun,’ dedi. Rauf hayatile bunu temin edecekse iş pek kolaydır. ‘Rauf Bey’ dedim, ‘belki seni kaybederiz. Fakat muvaffakiyetimiz kat’î olur
belgelerlegercektarih.com/.../
vahdettin ingiliz gemisine bindi, gitti. Rauf orbay ise hamidiye ünvanına yakışır bir şekilde amasya genelgesine katıldı ve 1923'e kadar milli mücadelenin baş neferlerinden birisi oldu. Kendinden utanmalısın
kardeşim attığımı okusana. Çıldıracagım. Adam zaten pozitif bakıyor. Adam zaten telakkiperverci.1926 İzmir suikastinde de Atatürk ile aralarındaki ideolojik uzaklık ve fikir ayrılığı sebebiyle zaten suçlanıyor.
Adam vahdettin minnet duyuyordu bir süre. Vahşetinin aksine de ömrü sonuna kadar osmanlıya hizmet etmekle geçti. En layığını yaptı.
Vahşetinin aksine de İstanbul hükümeti dağıtılınca milli mücadeleye katildi.
Yunanlıların ve bulgarların içinden geçmiş bir ve yaptığı hatayı da telefi etmiş adamı hainlikle suçlamak trajikomik. Vahdettin gibi sevr meraklısı bir tip varken.
Attığın site zaten anti-kemalizim üzerine kurulmuş. Rauf orbay'ın hatıratını satın alıp okusan zaten rauf orbay'ın ideolojik fikrini anlayacaksın tamamen. Rauf orbay osmanlıdan ilk başta vaz geçmek istemiyordu. Lozan da bunun yüzünden istifa etti inonuyle kapışıp.
okumadığın kitabın cımbızlanmış parçasını atma lütfen. Bu kuranın ayetlerini cımbızlamaktan farksız. Kitabı oku ilk önce
vahşetin değil vahdettinin aksine olacak)
@venetor1935 yılına kadar mısırda kaldı🤦🤦 Moskova ya Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası aferim koçum işini çok iyi yaptın diyerek elçileğe kim atadı Rauf Orbay'ı? Ya birader sabahtan beri yok suikast yok bilmem ne masal anlatıyorsun. Sana açık ve net bir soru soruyorum bana bu sorunun cevabı lazım. Bunu cevapla. Kankan bir imza atıyor ve o imza senin evinin yıkılmasına anne ve kız kardeşinin gözünün önünde tecavüz edilip öldürülmesine sebep oluyor. Kankana diyorsun ki neden yaptın bunu? Padişah istedi valla benim suçum yok diye salladı sana. Sen de tamam kanka padişah istedi ise senin suçun yok mu dersin? Yoksa imza atmak yerine neden istifa etmeyi tercih etmedin diye mi sorarsın? Velev ki padişah istedi diye imza attı. Neden Maskovaya biraz gözden uzak kal diye elçi olarak atadı bu adamı Mustafa? Senin okuduğun tarih kitapları buna sürgün diyor🤣 sen şu an bir yere elçi olarak atanmış olsan bu sürgün mü olur 🤣 böyle sürgüne can kurban. Hadi onu geçtim sırf şapka takmadı diye milletin kellesini dar ağacında sallandıran Mustafa Kemal neden böyle bir adama kurtuluş savaşı sonrası Başbanlık verdi? Hâlâ soruma cevap veremiyorsun farkında mısın?
@venetor oku deyip de okumaman gerçekten trajikomik 😂 bak ben senin gibi sitelere ön yargılı yaklaşmam. Her türlü siteye bakarım. Benim için önemli olan sitenin verdiği kaynaklar. Anti kemalist dediğin siteler kaynak veriyor. Sayfa adı veriyor. Meclis Tutanağı veriyor. Senin copy paste yaptığın tek bir cümlede tek bir kitabın neden kitapların sayfası yok meclis Tutanağı yok önce bunu bir sorgula sonra buraya copy paste yap
"Hadi onu geçtim sırf şapka takmadı diye milletin kellesini dar ağacında sallandıran Mustafa Kemal"
Sana soru.
1. Dünya savaşında, osmanlının son dönemlerinde, balkan ayaklanmasında her şeyini ortaya koymuş, dünya denizcilik tarihinde derslere konu olmuş hamidiye kaptanıyla pasif padişah vahdettin. Bu ikisini kıyaslayalım.
Bir tarafta osmanlının son dönemine kadar hizmet etmiş ve 20 aylık esarete mahkum olmuş bir büyük komutan , diğer tarafta hiçbir başarımı olmayan vahdettin.
birisi mondrostan sonra 1926'ya kadar mücadeleye devam ediyor diğeriyle olan bitenleri izlemekle yetinip gemiye binip gidiyor. Burada hangisi haindir? Burada hangisi evin çatısını yıkmıştır?
O kitabı okusan zaten rauf orbay'ın neden o anlaşmayı imzaladığını anlayacaksın. Adam bugünün neo-osmanlıcısı zaten. Ama anlatamıyorum.
Cevap ver. Bir tarafta anlaşma öncesi ve sonrası tüm herşeyini ortaya koymuş , dünya tarihine adını yazdırmış bir komutan ve siyasetçi, diğer tarafta vasıfsız ingilizlerin çok sevdiği oyuncağı. Hangisi senin evini yıkmıştır?
şaka mısın? Ulan attığın kaynağı, kitabın tamamını okusan zaten benim dediğim yere geliyorsun. Daha tüme gelmeden sonuca ulaşman ve seni tam tersi yalanlayan kaynağı sırf okumadığın için burada pişkin pişkin atman kaynak olarak asıl trajikomik olan şey. Attığım şeylere kemalist diyip geçen sensin.
Bir kere okuma özü. rlü olmadan 3. kes yazdığım kemalist değilim sözünü anlardın
bu adamı asıl senin benden çok savunman gerekiyor. Adamı dahi tanımadığın için ezbere konuşuyorsun.
Adam osmanlıdan sonuna kadar vaz geçmedi. Yıkılması kesinleşince de milli mücadele hareketine katılıp yine hizmet etti osmanlının mirasına. Adam muhafazakar birisi zaten
@venetor zerre tarih bilgisi olmayan Rauf Orbay'ı kahraman sanan ve Vahdetin Han'a İlber Ortaylı dan tut hiç bir tarihçi hain kaçtı demiyorken Siyonistlerin yazdığı masal tarih kitapları ile büyümüş olan sana ayrılan sürenin sonuna geldik. Bak Rauf Orbay kendi yazmışım olduğu kitabında Rauf Orbay hatıraları ve söyleyemedikleri kitabında Feridun Kandemir ( Mustafa Kemal'in 1 numaralı hususi istihbaratında çalışmış bir adam) ile yaptığı röportajda:" Henüz Sivas'ta iken Mart ayında Osmanlı Mebusan Meclisi'ni İngilizlere bastırmak, meclisin fesih olmasını sağlayarak meclisi etkisiz hale getirmek hususunda Mustafa Kemal'i ikna ettim. Bu olayı bir hareketı kahramane olarak yâd ediyorum. Çünkü hayatımı tehlikeye sokarak kahramanca bir iş yaptım "
Sen şimdi inanmazsın buna. Solcu sitelerde de bulamazsın diye kitabın linkini veriyorum al bir zahmet oku da kahraman sandığın insanların vatan haini, vatan haini sandığın insanların kahraman olduklarını kendi gözlerinle gör. Eee boşuna dememiş peygamber ahir zamandan siyahlar beyaz, beyazlar siyah; iyiler kötü, kötüler iyi sanılacak diye. Hadi hayırlı akşamlar. Aynı Rauf Balkan Harbi sırasında da vatana ihanet etti. Onu da başka bir günde uydurma tarihleri değil de belgelerle tarih okumayı akıl edebilirsen tartışırız.
www.simurgkitabevi.com/hatiralari-ve-soyleyemedikleri-ile-rauf-orbay
Kızlardan ilk cevabı sen paylaş ve
3 Xper puan fazladan kazan!