Tarihi şahsiyetlerle ilgili doğru düzgün bilgi sahibi olunmamasına rağmen ileri geri konuşulması ve yazılması ahmakça değil mi?

Doğru kaynaklardan derlenerek yazılmış yazılardan hayat hikayelerini okuduğumuzda, her biri, İslami ilimlerde, aynı zamanda fenni ilimlerde (yani bilimsel bilgilerde) ve çeşitli dillerde uzman, aynı zamanda da (her ne kadar aralarında derece farklılıkları olsa da) yine hepsinin birer mübarek (kutlu) insanlar olduklarını anladığımız Osmanlı Padişahlarımız “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” ve yine yakın tarih şahsiyetlerinden (her ne kadar hataları olsa da) mesela, Şerif Hüseyin, Şeyh Said vs. ile alakalı olarak, ciddi anlamda okumalar, araştırmalar yapmaksızın, yani, doğru düzgün bilgi sahibi bile olmadan, üstüne üstlük, tamamen subjektif bir biçimde, oryantalist bakış açısıyla ve uydurma tarih yazıp anlatanların, üç-beş tane konuşmalarını ve makalelerini üstünkörü takip edip, KS'de, internetteki diğer sosyal medya hesaplarında, forumlarda, blok sitelerde, gazetelerde ve televizyonlarda bu kişilere yönelik, uluorta, acımasızca yapılan eleştiriler, atıp tutmalar, hatta, alaylar, hakaretler ve sövüp saymalar akla-mantığa sığar mı? Yine bu tür davranışlar edeple, insafla, vicdanla ve adaletle bağdaşır mı?

Tarihi şahsiyetlerle ilgili doğru düzgün bilgi sahibi olunmamasına rağmen ileri geri konuşulması ve yazılması ahmakça değil mi?
Cevapla