Doğum Günü Kutlaması

Çocukluğumuzda hafızamız cin gibidir, hiç bir şeyi unutmaz yeri gelince hatırlatmasını bilirdik. Doğum günü yaklaşıyor, kimseye söylemiyorsun. Neden? - Hatırlasınlar, senin gözlerini kapatıp salona getirsinler ve birden gözlerini açıp karşında kocaman bir pasta göstersinler. Ne hayallerdi dimi, tabii ki ailevi yaşantılardan dolayı belki bu bahsettiğim gibi kocaman bir pasta ve şaşalı bir kutlama olmazdı belki ama hatırlamaları, kutlamaları ve ufak tefek hediyeler alması bizim o an yüzümüzdeki tebessümü eksik etmeyecek şeylerden biriydi.
En Sevdiğimiz Çikolatalar

Her akşam eve babamız, annemiz ise alışverişten döndüğü zaman ondan bir şeyler beklerdik. Bir şeyler! Aslında çok değil, seni ne zengin edecek ne fakir edecek derecede ucuz olan 50 kuruşluk çikolatalar yüzümüzde tebessümler ettirirdi. Özellikle annemiz alışverişten geldiği zaman elindeki poşetlerin hepsinin içine bakar delice çikolata arardık. Bazı zamanlar az hüzünlenmedik, az dudak bükmedik çikolata yok diye.
Çizgi Film

Bitti sandığımız zaman tekrardan o sert kükremesiyle bize yeniden başladığını belli eden çizgi filmlerin vazgeçilmezi olan aslan her daim bizi mutlu eden bir giriş sahnesi olmuştur.
Bize umudun her zaman var olduğunu gösteren Coyote,
İnsanlar takmamayı öğreten Bugs Bunny,
Ve ne kadar kızgın olursan ol her zaman sadık kalmasını gösteren Tom & Jerry gibi çizgi filmler o zamanlar bizim için sadece eğlence amaçlı, anlamsızca baktığımız zamanlar olsa da güzeldi. En azından mutlu oluyorduk bunlarla.
Kirlenmek Güzeldi!

Annemizin hep bizi tembihlemesine rağmen yine de dinlemeyip kirlenmek isterdik. Sokağa dökülüp deli gibi oynamak, üstümüzün kirlenmesine aldırış etmeden neşe içinde oynardık. Her eve dönüşte annemizin biraz kızgın daha sonra sevecen bakışlarıyla karşılaşırdık. Ben her zaman su birikintisine zıplar suyun sıçramasını izlerdim.
"Ama ben o oyuncağı istiyorum"

Annemizin elini tutup mağazaların ya da dükkanların önünden geçerken bir oyuncakçı dükkanın önünde camın arkasında bir oyuncağa gözümüzü dikeriz. Gönül onu ister, dil onu söyler. Annemizin elinden tutup çekiştire çekiştire heyecanla onu gösteririz. Bazen almazlar, içimiz de bir ukde kalır o her zaman. Sonra bir bakmışız ki, annemiz bize sürpriz yapıp oyuncağı alır. Belki de almaz.
Tek derdimiz ufak isteklerimizin gerçekleşmesiydi o zamanlar, derler ya; "İnsan, yaşı büyüdükçe derdi de büyürmüş" - Gerçekten öyle!
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar