Olmuyorsa zorlanmaz bazı şeyler, ne bileyim işte yani ne yaparsanız yapın olmuyordur, ters gidiyordur bir şeyler, o gün ruhunuz ihanet ediyordur size,o gün terslik terslik üstüne geliyordur ya,insan tükendiğini hisseder işte. Ya da tam zıddı gerçekleşir, hak etmediğiniz halde başarılar yağar üst üste, peki hak etmediğinizi kim söyler size? Şans mıdır bunu gerçekleştiren? O halde şansını kendi mi yaratır insan yoksa şans kendisi mi seçer insanı?
Sorular, sorular, sorular...
En çokta insan kaybettiğinde sorar, kazandığında nedense aklına gelmez bunu sormak, ya da şansım vardı cümlesi çok istisna çıkar dudaklarından, belki kalben bilir ama herkesin duymasına gerek olmadığını düşünür. Ne bekliyorduk ki, insan işte. Klasik insan; başarılar kendisine aittir, başarısızlıkların nedenleri hep vardır.
Kalbin şansa ihtiyacı var mıdır? Kalbi acıtan her şey şanssızlık mıdır?
Hadi iş hayatını anladım, peki ya aşk hayatı, asıl şansa ihtiyaç duyulan alan o değil midir ki? İş için çalışırsın, tembelsen yapabileceğin bir şey kalmaz, evrenin hiçbir yasası senin yanında olmaz. Ya aşkta? İnsan aşka çalışamaz ki. İnsan o konuda hep tembeldir. Çoğu zaman kalbi tembeldir, geri kalan zamanlarda ise ruhu yorulmuştur. Eee şans bu işin neresinde?
Duyuyorum sanki şans doğru kişiyle karşılaşmakta diyenleri, doğru kişi nedir diye de sorarlar o zaman insana? Neden o çıkmaz karşına derler? Belki de şans diye bir şey yoktur ha, ne dersin? Yani insan ruhuna dokunacak olanı kalbine razı getirmek yerine, ruhunu yok edecek olana kalbini teslim ediyorsa, bu şans değildir bence, bu yine insanın kusurudur.
Kalbe dört yapraklı yonca gerekmez, kalbe sen gerekirsin ey insan. Sen gerekirsin de bir fark edemezsin bunu. Bakarsın dışına, bakarsın da gözünün gördüğünü seversin, gönlünün dilediğini değil. Sonra da kaybedersin be insan, hoş, hiç kazanmadan nasıl kaybedersin bende bilmiyorum, bu da bir tür başarı olsa gerek.
Şansı bir kenara bırak, aynı yere evrenin yasalarını da bırak, sonra gözlerini de bırak oraya, biliyorum zor olacak ancak dene, sonra dön ve insanlara tekrar bak, belki de olması gerekeni yaşıyorsundur, belki de hak ettiğin budur.
Şansın anlam bulduğu tek an; kendine (kalbine) inandığın zamandır!
Bazen küçük bir ses içinden fısıldar sana, zar zor duyulur, uyarır çünkü seni, hayatın, dünyanın, insanların, ve senin sesinin altından uyarır. Yapman gerekeni ya da yapmaman için gereken nedeni söyler, kulaklarını tıkama o sese, o zaman daima şanslı hissedersin işte. Ruhuna güven; o senin görmediklerini görür, duymadıklarını duyar, o senin şansındır. Şansını kullan.
Yaparsin olursa olur, Olmazsa olmaz. Ikiletmemek gerekir baziki ruh'un enlerini. Ya var ya da yoktur..
"insan ruhuna dokunacak olanı kalbine razı getirmek yerine, ruhunu yok edecek olana kalbini teslim ediyorsa" bu cumlende insanlar kusurusuzdur Ruh aldatir.
En İyi Cevaplar