Her gün TV kanallarında, haberlerde, kamu spotlarında organ bağışı ile alakalı birçok reklamın döndüğüne şahit oldum. Ve bu sebepten dolayı da bugünkü Bence'mi bu konu hakkında yazmaya karar verdim.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki günümüz koşullarında hala duyarlı insanların olduğunu bilmek çok güzel bir duygu.

Kanallarda ve kamu spotlarının sürekli olarak gündemde olması demek organ bağışı konusuna daha da ilgiyi çekmeye, insanlarımızı daha da doğru olarak bu konuda bilgilendirilmesine sağlıyor aslında. Ve bu sayede belki de birçok can kurtuluyor. Aslında eli kalem tutan, sesini bir şekilde topluluklara ulaştırabilen herkesin bunu bir şekilde dile getirmesi, yazması ve paylaşmasını arzu ediyorum.
Kazanacağımız tek bir kalp olsa bile. Bu o kadar kıymetli ki…

İyi yönleri ile kötü yönleri ile bu dünyaya geldik ve yaşıyoruz. Şayet sağlıklı isek hiçbir şeyi farkına varmadan yaşayıp gidiyoruz. Yeri geliyor bazen en ufacık dertleri gözümüzde büyütebiliyoruz. Yeri geliyor incir çekirdeğini doldurmayacak bir meseleyi o kadar çok büyütüyoruz ve kendimize dert ediyoruz ki.
Halbuki çevremize biraz baktığımız zaman bir başka tarafta hastalığın pençesinde tonlarca insan var.

Ve onların sarılabilecekleri tek şey ne yazık ki umutları. Sağlıklarına kavuşabilmek için özlemle titrek mum ışığının yansıması gibi gün sayıyorlar.
Çoğu insan makinelere bağlı yaşamak zorunda kalıyor.

Büyük bir kısmı ise haftanın belirli günlerinde diyalize girmek için hastanelere taşınıp duruyor. Hastaları olan evlerde her çalan telefon onların içlerini hop ettiriyor. Umutlarını, yaşama sevinçlerini tazeliyor çalan telefon sesi. Yüreklerinden kopup gelen dualarına ise sadece gözyaşları eşlik ediyor.
Bizlerin bu kişilerin ne yaşadıklarını, ne hissettiklerini tam olarak anlamamız ne yazık ki mümkün değil.

Ama belki empati yapabilirsek, gönül gözümüzün biraz olsun ucundan ya da kıyısından da olsa arayabilirsek belki, o derin acıları ve kederli bekleyişlerin esintisi az da olsa bu kişilere iyi gelecek. Ve bizim yapmış olduğumuz bu küçük esinti belki de farkındalığımıza başka bir farkındalık katacak…
Allah göstermesin hayatımızın sonlandığı bir noktada ne yazık ki yeniden hayata gelme şansımız olması mümkün olmayacak.

Ama bizlerin başka canları hayata döndürme lüksümüz olduğunu unutmayalım. Aslına bakarsanız şöyle bir düşündüğünüz zaman bu öyle bir güzellik ki, şimdi vereceğimiz tek bir kararla, yaşadığımız süre boyunca içimizi her daim sıcacık tutacak.
Düşünmesi, hayal etmesi bile aslında ne kadar güzel değil mi?

Tabi ki bu kayıplarımızdan yakınlarımız ve sevdiklerimiz üzüntü duyacaklar. Kararınızı uygulamaya çabalarken emin olun ki içleri hiç olmadığı kadar acıyacak.
Ancak bizler, hayata veda ederken, belki de en büyük golümüzü atmış olacağız hayata ve yaşama.

Hasta yatağında organ bekleyen pek çok cana ve yakınlarına muhteşem bir hediye vererek yüzlerinde gülümse oluşmasına neden olacaksınız.
Şöyle bir düşünün sizce de bedeline paha biçilemeyecek bir ödül değil mi?

Şu anda hayata bakmış olduğunuz gözleriniz ile görmeyen bir insanın yaşamına gökkuşağının tüm renklerini armağan edebilirsiniz.

Bağışlayacağınız böbrekle belki de iki kişiyi, o uzun ve travmalı yaşamdan bir anda çekip kurtarabilirsiniz.

Gelelim en önemli olan kalbimize. İçinde tüm sevdiklerimizi barındırdığımız kalbimiz; eğer istersek bizden sonra başka bir bedende yeniden canda atabilir.

Ne mutlu ki size. Bir parçanız hala yaşıyor. Üstelik bambaşka bir cana yardım elini uzatmanın vermiş olduğu mutluluk ile.
Organ ya da doku bağışlarımız çok önemli. Hiçbirimizin başına böyle bir şey gelmeden, yakınlarımızı yoklamadan duyarlı olmak gerekmiyor mu?

Umutla organ bekleyenlerin sayısı o kadar çok ki. Bebekler, çocuklar, hayatlarının baharındaki gençler, anneler, babalar ve daha nice niceleri bu organları bekliyorlar.

Şöyle bir baktığımız zaman organ ve doku bağışı ne kadardır diye. Maalesef ki neredeyse yok denecek kadar az. Ülkemizde ve dünyada rakamlar hiç de iç açıcı bir tablo sunmuyor bizlere. Organ ve doku bağışını belki etrafımızda, yakın çevremizde ve ailemizde yok diye önemsemiyoruz. Haberlerde duyuyor, sosyal medyada okuyor ve ne yazık ki hiçbir şey yapmıyoruz.
Aslına bakarsanız işin püf noktası da burada zaten

Duyarlı olmanın zarafetine ve kalp güzelliğinizde.
Şöyle bir düşünün minicik bir yavru. Kemik iliği bekliyor. Anne ve babası başında pervane oluyorlar. Ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Ama ne yazık ki tek başlarına yeterli olamıyorlar. Ancak siz, ben, bizler, hepimiz o yavrunun iyileşebilmesine katkıda bulunabiliriz. En azından deneyebiliriz. Bu bile aslında o aileye sevgiyle destek olmak adına çok iyi gelecektir.
Organ beklemek sinir sistemini yavaş yavaş törpülediğini; umutları azalttığını unutmamalıyız.
Beklemek gerçekten zordur. Hele ki işin içine birde belirsizlik girerse. O titrek mum ışığı var ya ha söndü ha sönecek durumda ise sorma gitsin bekleyenin halini…

Hepimizin duyarlı olup yardım elini uzatmasının tam zamanı. Organ ve doku bağışı yapmayı lütfen bir kez daha düşünelim. Ve eminim ki hepimiz şöyle bir düşününce, kalbimizin sesini dinleyince en doğru kararı zaten verecektir.
Lütfen bu kişilerin umutlarına umut olalım…
Günümüzün en önemli konularından sayılan ORGAN BAĞIŞI ile ilgili bir BENCE yazarak durumun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu anlatmaya çalıştım. Bundan sonrası sizlere kalmış. Dostça ve sağlıcakla kalın...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar