Hayatımızın her noktasında sahneye çıkan bir sürü insan karakteri vardır. Ve bu sahnedeki her karakterde benim hikayemi oluşturur.

Ve bugün şayet ben ben isem hayatımdaki kişilerin bana verdikleri büyük ve küçük şeylerin bir koleksiyonudur.
Ve tüm bunların hepsi iyi ya da kötü benim üzerimde bir sürü iz bıraktı. Bazılarını hatırlarken bazılarını da unutuyorum ama bunlar bugün olduğum kişiyi oluşturuyor. Bu yüzden de, geçmişte bir şeyi değiştirebilseydim veya başka kararlar verebilseydim, kesinlikle aynı kişi olmazdım.
Çünkü başıma gelen her şey beni şu anda olduğum yere getirdi.

Tüm bu yaşananlar benim büyümemi sağladı hatta hepsi benim birer hikayemi oluşturdu.
Hayatımdan geçen her şeyin iz bıraktığı gerçeğinin var olması gibi, bunun her zaman hoş ve olumlu olacağı anlamını da taşımıyor elbette ki.
Bazen, şanslı olacağım, bazen beni dolduran birilerinin yanında yer alacağım, ancak başka zamanlarda benimde yürümeyi istemediğim veya hikayeme izin vermeyeceğim birine çarpabilirim, ama yine de yapmak zorundayım.

Hayatımızın her zaman diliminde yaşamış olduğumuz her şey bizi büyütüyor. Olumlu deneyimler ve büyülü karşılaşmalar ya da olumsuz deneyimler ve hoş olmayan hoşçakallar olması da fark etmiyor.
Olumlu ve olumsuz şeylerin hepsi aslında bizim hikayemize katkı oluyor. Sonuçta, onlar olmadan, hayatta ne yapmak istediğimizi bilemezdik.

Yazılan hikaye kendi hikayemiz olduğu için hayatımızın da nasıl yorumlayacağımızı kendimiz belirliyoruz elbette ki. Burada önemli olan, hikayedeki her deneyimde bizlerin nasıl konumlandığıdır.
Eğer kendimizi eleştiri ile tanımlanmasına izin verirsem, sonunuz parçalara bölünmek olacaktır. Sadece iyi ve olumlu şeyleri hikayenize aktarırsanız da bu sefer gerçek dışı bir dünyada yaşamış olacaksınız.

Diğer bir yandan, iki uç arasında bir denge kurabilirseniz, gerçekten kim olduğunuzu görebilirsiniz.

Bütün bunlar, kedimizin, insanların ve hayatımızdaki deneyimlerin birer sonucu olduğu bilsek bile, kendimiz olmak istediğimiz kişiye dönüştürebilmek için parçaları organize eden kişinin siz olduğunu her zaman için düşünmeniz gerekiyor.
Bu yüzden, önce kendinizi daha iyi hissettirecek şeyler koymaya çalışın ve geri kalanı da sizi daha güçlü yapan ve sizi mutsuz eden şeylerin ne olduğunu anlamak için kullanmayı öğrenin.
Belki hatta, başkalarına da yardım bile edebilirsiniz.

Geçirmiş olduğunuz her süreç aslında hikayenizin birer parçasını oluşturuyor. Zamanla, her yeni biri ile tanıştığınızda ya da kendinizi yeni bir durum karşısında bulduğunuzda, tamamen yeni bir parçanızı keşfettiğini anlıyorsunuz.
İlişkileriniz, onların neye benzediğinden daha çok sizin neye benzediğinizi gösterir ve aynı şey yeni şeyler yaptığınız zaman da geçerlidir.

Bu, düşünmesi olağanüstü olan bir şey aslında.
“Doğru anlaşıldığında, başımıza gelen her şey bizi kendimize götürür.” – Carl Jung

Aslında hiçbir şeyden pişman da değilsiniz. Ne vermiş olduğunuz kararlardan, ne de geride bırakmış olduğunuz insanlardan. Çünkü yaşadığınız her şey hikayenizin bir parçasını oluşturuyor. Yanlış bir şey öğrendiğiniz de, ya da geçmişte yaşayıp, zamanınızı geri almayı da deneyebilirsiniz.
Ya da hatalarınızı hikayenizin bir bölümü olarak görüp, yeni yazılar yazmaya devam edebilirsiniz. Ve ben ikincisini seçmenizi tavsiye ederim. Çünkü her zaman için şuanda olduğunuz kişi olmanız en doğru olanı.
"Hikayelerden oluşan bir koleksiyon ve hayatınızı yazmak istediğiniz rengi seçiyorsunuz sadece..."

Dostça ve sağlıcakla kalın...
Sibel Erdem - 06.04.2018
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar