
Son günlerde başımıza gelen ve binlerce kaybımızın, on binlerce de yaralımızın olduğu 7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremler hepimizi yasa boğdu. Elbette ülkemizin deprem kuşağında olduğunu biliyoruz lakin bu konuda prim yapmaya çalışan kişilerin komplo teorileri de gözümüze çarpıyor. Genelde karşımıza çıkan ve kabullenemeyeceğimiz büyüklükte afetlerde aklımıza ilk gelen ve en çok prim yapılan teknoloji olan HAARP nedir? Ne işe yarar? Ve neden depremler ile bir alakası yoktur? Bu soruların cevabını gelin birlikte inceleyelim.
Bunun için öncelikle deprem nedir ve nasıl oluşur kısaca bir bakalım. Depremler yer kabuğunun altındaki magmanın devinim hareketlerinden dolayı yer kabuğunun hareketinden ve bu esnada birbirlerine sürtünmeden ya da sıkıştırmadan dolayı bu etkilerin anlık boşalması ile açığa çıkan doğa olayıdır.

Depremin büyüklüğü ve şiddeti farklı kavramlardır
Depremin şiddeti : Yer yüzündeki etkisini belirten bir kavramdır
Depremin büyüklüğü : Deprem sırasında açığa çıkan enerjiyi tanımlar.
Bir depremi tetiklemek için yapay bir şey kullanılabilir mi ?
Evet, teorik olarak bir depremi yapay olarak elde edebilirsiniz. İnsan oğlunun yapay olarak elde edebildiği gerçek bir deprem şimdiye kadar sadece 1.8 büyüklüğünde olmuştur ve çok küçük bir alanı kapsamıştır. Bir deprem elde edebilmeniz için rakamsal olarak şöyle bir enerjiye ihtiyacınız vardır:
Hiroşimaya atılan atom bombasının gücü : 18.000 ton TNT patlayıcısının aynı anda patlamasına eş değerdir
Geçtiğimiz günlerde meydana gelen depremde açığa çıkan enerji ise ortalama 712 atom bombasının enerjisine eş değerdir.
Yani, böyle bir deprem elde edebilmek için, yerin kilometrelerce altında yüzlerce atom bombası koymalı ve bunları aynı anda patlatmalısınız.
HAARP ile mi yapıldı ?

"Yüksek Frekanslı Aktif Aurorasal Araştırma Programı" HAARP projesi, Nicola Tesla'nın fikrinden yola çıkılarak yapılan bir projedir. Alaska'da kurulan bu tesis her ne kadar girişi yasak olsa da dilediğiniz gibi inceleyebilir veya fotoğraflayabilirsiniz. Nitekim kendi sitesi üzerinden yapılan tüm çalışmaları takip edebiliyorsunuz. Amerikan hükümeti bu tesisin askeri amaçlar içinde kullanıldığını resmi bir şekilde açıklamış durumda. Buraya kadar bir sorun yok. Askeri alanda kullanılan tarafı ise, olası bir uydu iletişimi kesintisinde, takip edilebilir fakat çözülemez şekilde iyonosferden seken elektrik sinyalleri aracılığıyla dünyanın her yerindeki askeri birlikleri ile iletişime geçmek ve bilgi almak olduğunu yine resmi kaynaklardan öğrenebiliriz. Ayrıca bir elektronik harp sistemi olarak ta kullanıldığı resmi olarak bilinmektedir.

Şunu da unutmamak gerek ki zamanında Sovyetler Birliği'de kendi HAARP sistemlerini kurmuşlardır. DUGA adındaki bu sistem de yine iletişim, araştırma ve askeri alanda kullanılmak üzere tasarlanmıştı.
İklim araştırmaları içinde kullanılan HAARP'ın temel çalışma prensibi, iyonosfere elektrik sinyalleri göndererek seken katlanarak artmış olan enerji ile iletişim, araştırma ve askeri çalışmalar yapmaktır. HAARP'ın atmosferik olaylar üzerinde etkisi olduğu zaten biliniyor, öte yandan yaşanılan birtakım kazalar da resmi kaynaklarda mevcuttur. Lakin bir deprem yaratmak için gerekli enerji yukarda gördüğünüz üzere muazzam bir enerji ihtiyacınız vardır. Bu bağlamda HAARP'ın depremlere bir etkisi, istenilse dahi ne teoride ne pratikte mümkün değildir.
Çok gizli bir proje gibi görünen bu proje o kadar da gizli değildir. Bu gün Alaska'ya giderek bu tesisleri görebilir hatta antenlerinin yanında fotoğraf dahi çekinebilirsiniz.
LFSW Nedir?

"Düşük frekanslı ses dalgaları" olarak bilinen LFSW, düşük frekansdaki ses dalgaları ile titreşimler oluşturarak etki ettiği maddeye zarar verene yahut hareket etmesini sağlayan bir teknolojidir. Bunu aracınızdaki Bass sistemi olarak düşünebilirsiniz. Bu sistem ile bir deprem elde edilebileceği bilimsel olarak kanıtlanmıştır, nitekim küçük çaplı deneyler de mevcuttur. Lakin gerçek bir deprem yaratmak için milyonlarca hatta milyarlarca tonluk bir kütleye etki edecek güçte bir ses dalgası göndermelisiniz. Bunu başarsanız dahi o deprem gerçekleşmeden, yüzeyde bulunan yapılar zaten o ses dalgası ile paramparça olacaktır. Yani bu da teoride mümkün lakin pratikte mümkün olmayan bir şeydir.
Özetleyecek olursak, depremler bir doğa olayıdır ve günümüz teknolojisi ile elde edilen depremler bizlerin hissedemeyeceği kadar küçüklerdir. Bu alanda yapılan araştırmalar ve çalışmalar elbette ki vardır. Lakin başımıza gelen ve gelecek olan doğal felaketleri, YouTube vb. mecralardan hiçbir yetkinliği olmayan, evinde pijaması ile video çeken kişilerden değil, kendi araştırmalarınızı yaparak bilinçli şekilde yorumlamanızı önemle rica ederim.
Hepimizin başı sağ olsun.
#NatureCycle
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar