''Sadece Bil İstedim''



Küçük bir çocuk masalıydı benimkisi..
Prensimi buldum derken tekrar kaybetmek gibiydi kalbimin hissi..
Yaşananlar sevdiklerin hayatının unutulmaması gereken ikilisi..
Peki kalbine verilen bunca ceza da neyin nesi ?



Bulutların üzerinden gülümseyerek uyanmak gibiydi sendeyken oluşan ben.Kağıtlara yazılmış onca sözler benden sana, ben.


Zaferlerle süreklendin hayatıma..Bana zaferlerle geldin en büyük zaferimi getirdin hayatıma.


Senden önce ben, kalpsiz bir vücut, amaçsız bir insan modunda tekrarlamaktaydım hayatımı.



Sen geldin, benim hayatımı hayat yapan sen...Geldin..


Geldin işte, sebepsiz bir mutluluk getirdin.
Ben varlığını yanımda hissettiğimde kendime inanma imkanı verdin, kendime güvenme, seni sevebilme şansını sundun..


Ömrümü dertlerden kurtarıp, mutluluğuma kapak açmamı sağladın, ve açtığım her kapakta sen ve mutluluk yazan bir candın sen.


Isıttın içimi, her kelamınla..Bir çağrın huzura kavuşmamı sağladı..


İçlendim bak şuanda..
Hani derler ya gitme diye aslında diyemezler ben de onlardanım işte anla..


Kalbimin boşluğunu hissettiğimde içinde bir dokunuş buldum, aslında içine dokunan sendin, parmakların battı yüreğime, kaldırdın içimdeki beni, içimdeki benden sen çıktı biranda..Evet evet sadece biranda..


Oldu bu , doldurdun boşluklarımı, bir bulmacayım ben şimdi seni özleyen..


Her tanemde sen varsın, sana ait duygularım benim yapbozumu her adeti senin bir parçan...


Kurmacalı bir yaşam sergilerken, çalar saate benzettin beni, kurdun dakik ve heyecanlı , renkli ama durgun..Pilimi takmayı unuttun.


Her dakikam sana hizmet için kurulmuş bir saat görevini üstlenmekte, saniyeler geçtikçe umutsuzluğum garip bir ben oluşturmakta...



Sen hayatımdan çıktıktan sonra, susarak koydum masaya o masum sevgimi...
Sevdim işte seni, bir bebek gibi..Sevdim işte seni, masumca, ağlıyorum şimdi.



Sevdim işte, anlasana beni.



Sanki bir rüzgar, getirmişti sana beni.Bir ateş ise götürdü yine seni.


Hani seveceksin , seveceğim bunu yapacağım ulan yapmaya çalışacağım sözlerini duymak nasıl anlamsızlaşmışsa hayata dair, bana seni hatırlatacak herşey ise geçmişe dair..


Gidenler geri gelenler olmaktan çıktığından beri, sende çıktın hayatımdan bunu hiçbir zaman istemediğimden beri..


Ellerin gitti, gözlerin ve ardından dudakların...


Bense bitmiş bir haldeyim artık sunulanlar yarama merhem olmaktan çıkan.


Düşüncelerim kapalı, kalbim soyutlaşan.Duygularım ayaklanmış, bakışlarım ise duman..Sevene hayat gerçekten duman..


Ağlamak çare değil ki aşka, aşk gözlerinin her dolduğunda damlayamayan o bir damla..Aşk yüreğinin ağlayışında arkasında saklanmış çaresizce ağlayan bir çocuk gibi yasta..


Yüreğim ufalanmış bir halde , parçalanmak için yoğurulmakta..Ellerin iyi gelmediği bana belli, asıl marifet senin parmaklarında..


Kalmış umutlar,ertelenmiş hayatlar, sönmüş hayaller üretiyor sancılarımı, tüketiyor cümleler ağlayan sol yanımı.


Gelecek ortak koşuyor, geçmişime..Geçmiş, geçmiyor besbelli, gelecek hüzünlerimde..


Vee, şu an saat gecenin 3 üne çeyrek kala, bendeki senin bir dakika bile durmadığı hayata garanti ola..


Gidişlerini yüzüme aksedip, sevgimi kalbime hapsedip , gidişimi seyretmendi bendeki teselli,sendeki mutluluk ise benim gitmemdi halbuki..


Çaresizliğimin çaresi sen olduğundan beri, yüzüm seni görünce gülümsemeye yüz tutuşunu sergiledi.


Milyonlarca kalp ritmine şahit ben , seni gördüğümden beri kalbim tekledi.



Umutsuzluk yapıştı vücuduma çıkmaz oldu sen gittiğinden beri.


Gözümü her açmamda sen kapamamda yine sen, sen nesin böyle beni derbeder bırakıp giden kendini büyük gören şaheser.


Sahipsiz bir ritim işledi kalbime , sana ait düşünceler kalbime meşale.



Umursamamak.



Umursamamaya başlıyor insan..Alışıyor kalbinin delik deşik olmasına.Gözlerinden damlalar çoğalırken gülüyormuş gibi yapmalara.
Aslında suç nede biliyor musun ?



Sevmek, aşık olmak sana göre değilken kendini kırmızı renk olan sürekli onu düşününce ,görünce atışların ritmini bir organında hissetmeni sağlayan o güçte..



Kalp...


Herşeyden sonra kırılan sadece kalp, tüm ayrılıklardan sonra, tüm sevişlerden sonra..


Geriye kalan tek şey ellerindeki boşluğunun kalbine işleyememesi..


Yangın yeri olan göğsünün sıkışması, taşıyormuş sığmıyormuş gibi olan şey, kalp...



Gözler kapandıktan sonra akla gelen dakikalar seni korkutan , ve seni senden alan..


Özlemek, geçen günlere inat seni benden alan vücutlara rağmen, aramıza giren dağlardan oluşan mesafelere rağmen , özlemek..



Gözlerime çizdim seni, her hayalin kalbimde bir inilti, beni kendimden geçiren bu duygu da aşkımın sana olan ninnisi.


Seviyorum , senden başkasını sevemediğim gibi.Herşeyi sildim kalbimden, bir seni silemedim hislerimden.


Onun kalbinde küçücük kalmak, bir türlü büyüyememek sana dokunan, onunsa elleri başka ellere dokunan.


Hayır, bitti bu son sanştı.Şansı bile veremeden gitti.


Konuşmamandaki ağırlık bakışlarıma işledi.


Susmak, neydi... ?



Küçücük bir kalbe sığdırdın işte sevgini, belli ettin sevdiğini, aşıktın sen sadece aşık..
Aşkın en doruklarını onda tatmak isteyen zavallı aşık, bütün bu yaptıkların odanı karaltan bir ışık.


Sen çürümüş dudaklarından sonra dudaklarınla ona can vermeye çalışan insan.


Kimsin sen , nesin bu kadar çok seven , gururunu iyice yerlerde bir eden ?



Uzaklardasın şimdi oysa dünya kadar.
Seni sevişlerimin toplamı binlerce bir ayı kadar.


Sesini duymak hayata tutunmak gibi..
Sana aşık olmak hayattan kopmak sanki.


Masalların kötü biten bir sonusun sen , bende bir türlü bitemeyen.


Sakinim ben düşüncelerimden yoksun, bir de yanımda sen yoksun.


Bilmeni istedim..


Bırakıp yeni dudaklara gitmene rağmen, beni hayatından tamamen çıkarmana rağmen.


Bilmeni istedim...


Beni anlamanı istediğim gibi, kendini biraz benim yerime koymanı istediğim gibi..


Bilmeni istedim..


Sadece bir şeyi..


Dudaklarım heyecandan geberse bile,


Söylemek istedim..


Sadece bir şeyi..


İşte bilmeni istedim..



Seni ne çok sevdiğimi...




Ben sadece bilmeni istedim...


Oysa,


Sen çoktan gittin...

''Sadece Bil İstedim''
Cevapla