Senden Vazgeçmek İstemedim, Vazgeçmek Zorunda kaldım

İnsan âşık olduğunu nasıl anlar?


Kimi görür âşık oldum der, kimi anlamaz başkaları söylediğinde fark eder, kimi de zamanla kendiliğinden anlar. Ben sana âşık olduğumu zamanla anladım. Benim hayatıma o kadar terstin ki, seninle arkadaş bile olmamızın zor olduğunu düşünmüştüm. Nefret ettiğim her şey sende toplanmıştı: huyların, yaşam tarzın, düşüncen…


Senden kopamadığımı anladığım gün nedenini düşündüm. Dedim ki kendime: “Ya bu çocuk benim nefret etmem için yaratılmış, nasıl bir insan ki şu hayatta sevmediğim her şeye sahip biri ama neden kopamıyorum? Neden yanında elim ayağım titriyor? Ve en önemlisi ben nasıl nefret ettiğim bu kadar şeye ılımlı bakmaya başladım?”


İşte o gün sana âşık olduğumu anladım.


Farkında bile olmadan değiştirdin beni, mantığımı kullanamadım, asla yapmam dediğim şeyleri senin için yaptım, gözlerine baktığımda eridim, günlerce hatta yıllarca gözlerinin içine bakarak yaşamayı istedim. Seni hissettim. Güldüğünde aslında içinde yaşadığın acıyı, acımasız göründüğün halde o yumuşak kalbini, dışından umut vardır dediğin halde içinde bulunduğun umutsuzluğu, hasta olduğun zaman, kavga ettiğin zaman; senin bile fark edemediğin, inkâr ettiğin düşüncelerini biliyordum ben… Filmlerde, dizilerde olur ya hani birbirine âşık iki insandan birinin başına bir şey gelince diğeri kalbini tutar, onu hep saçmalık olarak görürdüm, alay ederdim ama gerçekten öyleymiş.


Senden Vazgeçmek İstemedim, Vazgeçmek Zorunda kaldım


Beni tanıyorsun. Yaptıklarımı gözünün önüne getirdiğinde sana olan aşkımın büyüklüğünü görürsün. Yaptığım hiçbir şeyden, verdiğim mücadeleden asla pişman olmadım. Tek bir şey istedim senden: beni sevmeni, sevmesen bile en azında sevgimin kıymetini bilmeni. İnandırdın beni. Sevildiğimi düşündüm.


Davranışların, sözlerin, bakışın tam bir âşık gibiydi.


O günlerin hiç bitmeyeceğini düşünmüştüm. Bir süre sonra değiştin beni sevmeye çalıştığını ama yapamadığını, kendinden soğutmak için her şeyi denediğini ama daha çok bağlandığımı söyledin. Dünyam başıma yıkıldı.


Hayatından çıkmak istedim ama sen beni yanında tutmaya kararlıydın, bırakmadın.


Senden Vazgeçmek İstemedim, Vazgeçmek Zorunda kaldım


Bana acı çektirmek istercesine tüm sevgililerini gözüme soktun, hayatıma giren her erkek için bana hesap sordun. Senden nefret ettim ama içimdeki umuttan daha çok nefret ettim. Bir süre sonra o umut beni etkisi altına aldı ve yeniden yanında yer aldım. Arkadaş gibi, kanka gibi…


Belki bir gün beni gerçekten seversin umudu. Ama o umutta bitti. Sen seni aldatan bir kıza geri döndüğün gün, o kız için beni sildiğin gün; o kız uğruna bana ağıza alınmayacak küfürleri ettiğin, sırf beni hayatından silebilmek için incir çekirdeğini doldurmayacak bir olayı bahane ettiğin gün. Âşık olmadığını söylediğinde bile bana karşı bağlılığın vardı ama o da bitti. Ben senin için mücadele etmekten yoruldum. Şimdi diyeceksin ki:



Ne biçim âşıksın sen? İnsan âşık olduğu insandan bu kadar kolay vazgeçer mi?



Frida Kahlo'nun eşi Diego Rivera’ya yazdığı bir mektup benim durumumu o kadar güzel özetliyor ki:


Senden Vazgeçmek İstemedim, Vazgeçmek Zorunda kaldım


Yaptığın hiçbir şey, olduğun insan, düşüncelerin sana olan aşkımı azaltmadı. Senden vazgeçemedim, vazgeçmek istemedim. Ama ne zaman sen benden başkası uğruna vazgeçtin işte o gün bende senden vazgeçmek zorunda kaldım.

Senden Vazgeçmek İstemedim, Vazgeçmek Zorunda kaldım
Cevapla