Aşka İlk Adım ve Düştüğüm Uçurum

Merhaba, size hoşlanma ve aşık olma sürecimde yaşadığım duygularım ve o duygularımın nasıl yerle bir olduğu süreci anlatıcam, bunu yazma sebebim belki içimde patlayan şimşekler bir nebzede olsa sussa.


Not: Sıkılmadan okumanız dileği ile :) buraya kadar okuduysan devam et :)


Birinci aşama, giriş


Aylardan eylül ve yakın bir arkadaşımın düğünü var, düğüne yine yakın bir arkadaşım ve onunda liseden iki arkadaşı katılıyor. Bu iki arkadaş kız, kızlardan birinin gözleri dikkatimi çekiyor ve kalbimden geldiğince bakıyorum gözlerine, bakarken salıncak sırası bekleyen bir çocuk gibi heyecanlanıyor içim. Oda kaçırıyor gözlerini benden, ama ben utangaç ve çekingenim, daha fazla bakamıyorum o eşsiz gözlere.


Ve ertesi gün bir mesaj; düğünden tanıdığım, gözlerinin içine baktığım kızın arkadaşı,


- Kanka, kız nasıl ayarlıyım mı falan, ama bendeki utangaçlık yüzünden aşağıdaki diyalog gibi bir diyalog geçiyor. Ve ben tam 1-1.5 ay gözlerinin içine baktığım kıza yazamıyorum. Ve gün geliyor...


Bir erkek ağlar mı sevdiği için? Ağlıyormuş, aşka ilk adımlarım ve düştüğüm uçurum.


İkinci aşama Mesaj!


Merhaba nasılsın ? Mesajını atıyorum ve başlıyor sohbet muhabbet.. Tam iki ay civarı bu sohbet sürüyor ve sohbet normal bir arkadaş sohbetinden çıkıyor, sabah dan günaydın mesajı ile başlayıp akşam, iyi geceler mesajına kadar devam ediyor.


Üçüncü aşama, bağlanma dönemi


Ve ben her geçen gün daha çok bağlanıyorum, çünkü ilkkez bir sevgilim olmuş, ilkkez birisi bana sevdiğini söylemişti. Kalbimde biriken damla damla umutlar dolmuştu bir kovaya. Deliler gibi aşık olmuştum, kıskanıyordum, özlüyordum, hiç aklımdan çıkmıyordu. Acaba ne yapsam daha mutlu olur diye düşünüyordum. Ve bir gün ... ilk buluşma teklifini ettim.


Dördüncü Aşama, ilk buluşma


Aşka İlk Adım ve Düştüğüm Uçurum


Kız da, ben de çalışıyordum, kızın izin gününe göre kendi işimi ayarlıyıp, kıza buluşma randevusu teklif ettim ve kabul etti, dünyalar benim oldu. Servisten indim ve çiçekçiden aldığım bir adet gül ile buluşma yerine gittim, beni bekliyordu. Kalbim çok hızlı atıyor, yüzüm kızarmıştı, ilk sevgilime ilk çiçeğimi almış, ilkkez bir kıza çiçek verecektim. Ve çiçeği verdim, teşekkür etti. Bir kafeye oturduk ve sohbet muhabbet gayet güzeldi, yine düğündeki gibi gözlerine bakıyordum, beni benden alıyordu adeta... Ve sohbetten sonra kalktık.


Beşinci aşama, aradan bir iki hafta geçti, ( Çıkma teklifi )


Aşka İlk Adım ve Düştüğüm Uçurum


Sohbetlerimiz de ufak tefek problemler hariç herhangibi bir sıkıntı çıkmıyordu. Artık zamanın geldiğini düşünüp, çıkma teklifi yapmayı düşündüm. Ve iş yerinde çalışırken aklıma gelen, romantik olduğunu düşündüğüm bir teklif planladım, işte ayrıntılar..


Yine bir buluşma ayarlıyıp, iş planlarımı kıza göre ayarladım. İş yerinden çıktım, ve yine aynı çiçekçiden yaptırdığım gül buketi ile düştüm yollara, poşette olmadığı için meraklı kalabalık elimdeki çiçeğe bakıyordu. Benim utangaç bedenim kızardı ve kendimi bir mağazaya atıp, mağaza çalışanından istediğim bir poşete koydum aldığım buketi. Ve planlarıma geçtim. Yine aynı kafeye gittim ve garsondan rica ettim.


Merhaba kolay gelsin. Elimdeki çiçeği size versem ? Kız arkadaşım ile geldiğimde, sipariş verdikten sonra bana getirir misiniz ?


" Tabi, dedi garson," Ve düştüm tekrar yollara,


Bu sırada kız arkadaşım işten çıktı, onu almaya gittim. Ve yine aynı kafeye gideceğimizi söyledim. Ve biraz geciktim tabi, servis geç kaldı diye falan beyaz bir yalan söyledim.


Kafeye girdik, Kız arkadaşımın istediği yeri sorup, oraya oturduk, siparişimizi verdik ve garson görevini yaptı. Önce siparişi getirdi, sonra ise çiçekleri, ben bir anda çiçekleri çıkartınca kız arkadaşımın önüne çiçekleri, duygulandı, gözleri doldu. Konuşamadı resmen, bende..


Söylemek istediklerim var dedim, ve benim ile bir ömür boyu hep birlikte olmak için çıkar mısın ? dedim. Tabi neden olmasın dedi ve kabul etti. İlkkez çıkma teklifi etmiş, ilkkez sevgilim olmuştu. Seviyordum delice ...


O kadar çok seviyordum ki, sabah erken kalkacağı zamanlar, sırf ilk günaydın mesajını atmak için, ve iş yerine ulaşıp, ulaşmadığını merak ettiğim için alarmımı kurup kalkıyordum ondan önce.


Altıncı Aşama ayrılık :( Ve yıkılma dönemim.


Aşka İlk Adım ve Düştüğüm Uçurum


Cemal Süreya nın dediği gibi, " Birer birer, seve seve çıktığım aşk basamaklarını; onar onar, söve söve iniyordum resmen. İçim acıyor, gözlerim kan ağlıyordu, neden diyordum kendi kendime NEDEN ?


Ayrılık sebebini tetikleten mevzuya gelecek olursak, bir akşam kız arkadaşımın bir fotoğrafında eskiden kalan bir yorum görüyorum ve yorumu kaldırmasını istiyorum, yorumda kız arkadaşıma bir erkek tarafından bir dizi repliğinde de geçen taş olmuşsun ya sen yazıyordu. Bu durum zoruma gitti ve silmesini istedim. Oda bana karşı çıktı, ve bana oldukça kızdı. Ben özür diledim, ve sebebini anlattım, kıskandığımdan ve onu sevdiğim den yaptığımı söyledim. Hep aynı şekilde, seni sevdiğim için diyorsun dedi, onu sevdiğimden şüphe ettiğimi, ve ona söylediğim seni seviyorum kelimelerinin yapmacık geldiğini söyledi. Ben yıkıldım tabi, adeta bahane olmuştu bu yorum mevzusu.


Boğazım düğümlenmiş, ağlamaklı olmuştum. Geleceğimi kurduğum, hayel ettiğim kız arkadaşım, bana artık hoşlanmadığını, sevgisinin bana karşı artmadığını söylemişti. O gece gözüme bir damla uyku girmedi, ve sonraki geceler aynı şekilde, uykularım bölünüyor, rüyalarıma giriyordu, NEDEN ? diyordum.


Sonra ne mi oldu ? unutmak için kalbime gömdüğüm bir sevgi, ve iskambil kağıtlarından yapılmış bir ev altında kalan umutlarım vardı, kağıtlar hafifti ama umutlarım çıkamıyordu içeriden. Aileme belli etmemeye çalışıyordum surat ifademi, çünkü tam iki gün ağlamaklı gezmiştim. Boğazım acıyordu, kalbimin tam ortasında bir baskı, bir acı vardı. Değer verdiğimiz için mi gitmişti umutlar ? Değer verdik diye mi böyle oldu ?


Çevremde o kadar çok çirkin, o kadar çok ahlaksız, o kadar çok edepsiz kişilikler var ki .. Sevgilileri olduğu halde onları aldatan, olmasa bile edepsiz kişiliklere, Ahlaksız ilişkilere başvuran, o kadar çok insan görünümü var ki hayatta. Acaba Sevdiğimiz için mi sevilmedik Hayatta ?


Ben hep insan oldum, olmaya çalıştım en azından. Varsın sevdik diye kaybedelim sadece bu hayatta.



Okuduğunuz için teşekkür ederim...


Aşka İlk Adım ve Düştüğüm Uçurum
Cevapla