Benim "Yasak" Aşkım

Her şey çok normal başlamıştı. Onu 3 yıldır tanıyordum fakat eski sevgilimin arkadaşıydı. O kadar yakın olmasa bile arkadaşıydı işte. Okulda sadece merhaba-merhabamız vardı. Ta ki kader bizi aynı ödevle karşılaştırana kadar. Ve ondan bir mesaj geldi.



Gökçe Merhaba, senden resim çektirdiğim o ödev net çıkmamış anlayamıyorum, okulda bana verebilir misin?



Benim


Tabi dedim, neden olmasın. Sonra böyle böyle bana hep mesaj atmaya başladı, ben sınava girince bana "lazım olursa mutlaka beni ara bildiğim bir şey varsa söylerim sen ara" diyordu. Sınav geçti gitti, biz hala konuşuyoruz. Haftalar geçti, biz hala. . .


Benim "Yasak" Aşkım


Bana benden hoşlandığını söylüyordu hep, iyi kızsın, hoş kızsın güzelsin, ve en önemlisi cok iyi kalplisin. . Peki sen benim hakkımda ne düşünüyorsun diyordu. "İyisin hoşsun, sen de iyi kalplisin" diyordum ben de. Ve öyleydi gerçekten de. O iyi biriydi.


Ama sonunda dayanamadım ve açık açık konuşmaya başladım.



Sen eski sevgilimin arkadaşısın, bana ne yapıyosun böyle? Bana neden mesaj atıyorsun bana neden samimi davranıyorsun benden neden hoşlandığını söylüyorsun? Beni kendine bağlamak mı istiyorsun tekrar hata yapamam ben. Bu sefer olmaz işte, bir hata daha yapamam.



Benim "Yasak" Aşkım



Ben senden hoşlanıyorum işte. Eski sevgiline gelince o artık bizimle takılmıyor ve artık benim arkadaşım değil. Seni daha yakından tanımak istiyorum ve görüşmeden birbirimizi nasıl tanıyacağız? Sen emin olmak istiyorsun ama böyle bir şeyde emin olunmaz. Sen söz vermemi sana kalıcı şeyler söylememi istiyorsun ama daha ben bile bilmiyorum ben seni ne kadar iyi tanıyorum ki? Şu an arkadaştan biraz daha öteyiz seninle, ama ben sana seni seviyorum diyemem ki. Bir kahve içelim tanıyalım birbirimizi.



Kabul ettimse de bir türlü buluşamadık ve bu konuşmalardan sonra araya soğukluk girdi birkaç defa daha mesaj attı ve artık konuşmadık.


Gel gelelim ki okullar başladı ve onu da görmeye başladım fakat hiç yüzüne bakmadım hiç konuşmadık. Ta ki, yine bir ödev meselesi yüzünden konuşmaya mecbur olana kadar. Bu sefer bizim sınıftakilerin yan sınıftaki öğrencilerin ödevine ihtiyacı vardı ve ödevini veren o oldu, aynı zamanda o ödevi de ben aldım. İkimiz de şaşırdık ve mecburen konuştuk.


O gece aklımdan hiç çıkmadı, hep aklımdaydı derken, o mesaj attı yine. "Ödevi yaptınız mı" gibi bahanelerle başladı. Derken benimle konuşmayı özlediğini söyledi. Ve böyle böyle, biz tekrar başladık, konuşmaya. Okuldayken meraba-meraba. Ama eve gidince saatlerce konuşurduk.



Ondan daha fazla hoşlanmaya başlamıştım artık. Ve haftalarca böyle konuştuk sonra da buluştuk. Beni yanağımdan öptü ve bana sımsıkı sarıldı. O kadar sıkı sarıldı ki. Hatırlayınca kalbim acıyor.



Benim "Yasak" Aşkım



Ve ondan sonra da hep konuştuk. Ama araya bir soğukluk girdi, ben sanki ona karşı tam olarak bir şey hissedemiyodum. Neyse dedim, zamanla anlarız. Derken birkez daha görüştük ve aynı şekilde bana sımsıkı sarıldı, beni alnımdan öptü ve sonra dudağımdan öptü. Bende karşılık verdim ama çok kısaydı. Sonra tekrar sımsıkı sarıldı. Biraz oturduk konuştuk ve oradan ayrıldık. Ve o akşam çok düşündüm, o beni öptü ama heyecanlanmadım, niye? O kadar güzel sarılıyodu ki bana, bu adamı sev dedim kendime. Zorladım kendimi ama huzursuzdum, onunla olduğum icin huzursuz. Derken, ondan mesaj geldi. O gece daha geç mesaj attı. Ve oda dedi ki "ben kimseye karşı bişey hissedemiyorum çok kötüyüm son birkaç yıldır böyleyim" dedi. Sana da hissedemiyorum çok huzursuzum artık konuşmasak mı? Çünkü sen çok iyi kalpli bir kızsın keşke seni daha yakından tanıma şansım olsaydı daha sık beraber olsaydık aynı sınıfta olsaydık. Kendimi çok zorladım sana karşı bir şeyler hissetmek icin ama olmadı, kaç defa denedim olmadı. Hiç birini çok sevdin mi? dedi bana. Ama doğru söyle, çok sevdin mi gerçekten çok? Ben de "sevdim" dedim.


Evet, sevdim ama unuttum. O da "ben seni hiç kımak istemiyorum ki, hiç istemiyorum ama özür dilerim" dedi. Hayatıma birini alınca alt üst oluyorum yalnızlığa alıştım sanırım. Ben de tamam dedim, haklısın biz olamayız (çünkü bende aynı şeyleri hissediyodum ona karşı, "hissizlik")



Sanki biri, tüm hislerimi alıp gitmiş gibiydi. Benden defalarca özür dileyip, daha ileride üzülmeni istemiyorum deyip gitti. Haklıydı da, iyi ki öyle yaptı.



Ama o günden sonra hep kalbim acıyor, onunla da olmadı onsuz da kötüyüm. Ve en kötüsü de, ona son bir kez sımsıkı sarılamadım. Mesaj atmak istedim son kez görüşmek icin ama, yapamadım. Ona son kez olsun uzun uzun bakamadım.

Benim "Yasak" Aşkım
Cevapla