Gerçek aşk sözlerle değil, hislerle meydana geldiği için hissettirebilmek önemli. Peki hayatınızın aşkı görmüyor ya da duymuyorsa veya çok uzağınızdaysa, nasıl değişik şekillerde hissettirirsiniz aşkınızı?
Görmeyen ve duymayan sevdiğinize, sevginizi nasıl tarif edersiniz?
Ben daha farklı bir boyuttan değerlendireyim ve hiç olmayan sevgilime aşkımı ifade edeyim: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki sevgilim ben düz bir adamım, yani ne maço, ne dizi oyuncuları modasına uyan, ne de vurdumduymaz gibi gözüküp dikkat çekmeye çalışan biriyim. Ama seninle her zaman mutlu olacağıma inanan biriyim sevgilim. Belki beni hiç görmedin, duymadın hatta hayal bile etmedin. Belki de dünyanın bir ucunda yaşıyorsun ve aramızda çöller, okaynuslar var. Ancak inan ki sevgilim, bu zamana, şu yaşıma kadar seninle beraber bir motorsiklet üzerinde usul usul gezmeyi hayal eder dururum. Sana aldığım küçük, belki de maddi bir değeri olmayan hediyeleri görünce yüzündeki gülümsemeyi hayal ederim hep. Gözlerine bakarken ki tedirgin utanışları görürüm gözümüm taa önünde. Bir şiiri bir türküyü dinlerken kulaklarımda hissederim sessiz fısıltını. Seni halen tanımıyorum sevgilim. Sende beni tanımıyosun, orası muhakkak. İnanır mısın bu zamana kadar hiç olmadı sevgilim benim. Olursan sen olacaksın, el ele tutuşup kalbimin derinliklerinde tattığım sızı sen olacaksın. Ben seni hep düşünürüm, ne şartlarda olursa olsun aklıma düşersin, inceden çiseleyen yağmur gibi. Hani bazı insanlar mükemmeli bekler ya, bazıları parayı, bazıları ise ölumü. Ben nedense hep seni bekliyorum. Aslında olmayan senin gözlerini, burnunu, saçlarını hatta ayakkabını hayal ediyorum. Biliyorum, bilmek istiyorum, şu an belki yatağında, uykusuz gecelerdesin. Belki mışıl mışıl uyuyorsun, kulağında kulaklığınla en sevdiğin müziği dinlerken. Her ne olursa sevgilim, her kim olursan sevgilim, eğer nasibimsen ben seni hep beklerim.
Edit: İçimde bu kadar duygunun biriktiğini bende bilmiyordum. Yazdıkça devamı geldi. Eğer cidden hepsini okuduysanız ve zamanınızı boşa aldıysam affola, hakkınızı helal edin...
Gören ve duyan sevgililerime nasıl gösteriyorsam...
Karşısındakinin sevgisini görmek isteyen her daim bunu farkeder.
İlişkilerimde canım cicim kelimelerini, ezberlenmiş gereksiz sevgi cümlelerini sık kullanmıyorum. karşımdakininse bu cümlelerini önemsemiyorum.
Sevgi içten gelir, tavırlara yansır. Seven insan bir başka sarılır, çok özlemişse her gün sarıldığından daha farklı sarılır. Tartışırken dahi belli olur sevgisi, en ağır cümleleri dahi bir başka söyler. Bir başka öper... Bir anda çoğu insan hissetmese de bir başka bakar. Yoldan geçen bir çocuğu sevdiğinde daha farklı bakar seven insan, sanki bu adama babalık çok yakışıyor der gibi. Domunurken bir başka dokunur tenine. Sinirlendiğinde bir başka sakinleştirir. Bunlar yalnızca sevgisini anlamanın onlarca çeşit halinden bir kaçı.
Bir insan larşısındakine bakmakla kalmayıp onu okuyabiliyorsa, karşısındakinin her halini anlar.
Ve görmeyen, duymayan biri de mutlaka bu sevgiyi yine anlar...
4
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Benim sevgilim öyle bilgisayar mühendisi kendisi duymuyor konuşamıyor ama çok tatlı ve yakışıklı bu durumu bilmeyerek aşık oldum ona sonrasında kopamadım işaret dili öğrendim düğünlerde dans ediyoruz dudaklarımı okuyor bende ona şarkının sözlerini söylüyorum anlıyor dudaklarımdan daha çok seviyorum onu... hep öpüyorum dudaklarından ben sevdiğini söylediğini hissediyorum en büyük isteğide bu İnş seneye ameliyat olacak hem konuşacak hem duyacak :)) o zaman ona kısık sesle kulaklarını incitmeden sevdiğimi söyleyip şarkı soylicem :)) <3
ona sürekli yakın olur onu tüm kötülüklerden korumaya çalışırım. elini tutar ne kadar uzak olursa olsun ona yakın olurum. ne olursa olsun onu severim. görmesi ve duyması için herşeyi yaparım. görmesi için gözlerimi veririm. olmasa da onun gözü ve kulağı olurum onu herşeyden korurum yeter ki beni sevsin. yeter ki sevdiğimi hissedebilsin.
Aşk Veysel'in dediği gibi ben dokunarak görüyorum benim ellerim gözlerimder. İlk başta duyması için elimden geleni yapardım dusuncelerimi duyabilmesi için ama olmuyorsa ola bı ömür boyu bakardım sessizce sadece onun dizlerimde uyutarak saçlarını oksuyarak görmeyenler için okuma kitapları var maliyeti ne olursa olsun onun için bir alet yaptirirdim parmağının ucuna harflerin sembollerini yazdırdım. En kötüsü karşı taraf dir çünkü göremiyor düşüncelerini duyamıyorum aşık Veysel bile renkleri hatırlamıyordu ama alfabeyi kelimeleri biliyordu duyamamasi bir insanın çok kötü kendi kulak içi ogranlarimi verirdim duyabilsin diye bir gözümü erirdim göre bilsin deye dünyayı görünce beni terk eder istemez ayaklarına girmezdim varsın terk etsin benim gözümle benim kulagimla duyuyorum oda yeter derdim ne aşklar gördüm anlatılırken masalmi anlatıyorsun diyen şimdi gözü olupta görmeyen bir sevdiceğim var bu daha kötü duyupta duymamazlıktan gelen bir sevgilim var bu daha kötü
Buldurmazlar, şimdi sosyolojik bir tespit yapardım ama yeri değil. Genelleme ve ön yargı hakimiyetini kaybetmedikçe, "ya bu erkekler hep böylee" modunda kurunun yanında yaşı da yakıyorlar. Hem de yaş olduğunu göre göre, bile bile
yok ben öğle diyenlere rasgelemdim ben nazikçe sana uygun değilim sen sevince engin dağları yikarsin ama ben eğlenmek hayatımı yasamak hayalimdeki kendi sevdiğim adamı bulmak istiyorum diyorlar bazen
Birini çok sevdim ve hala daha seviyorum o ayrı mesele , onun için şair olmuştum resmen bana yeniden besteler yazdiran kadindi. Hiç benim olmadı hep kendimi avuttum onunla aramizda mesafe vardi farkli sehirlerde univ. neyse oyle boyle derken buna acildim yine bir gece döktüm icimdekileri ama oyle boyle degil yayinlasalar roman olur verdigi cevap su oldu " Kusura bakma seni tanimiyorum tanimakta istemiyorum" dedi. Herşeyi geçtim ben kalbimle baş ederimde o yazılan her satırda koyulan her virgül ve noktada duygularimin hislerimin yatması ve aşağılanması sonra ne mi oldu 3 senedir aynı işte zaman iyi geliyor saniyoruz ama geçen sadece zaman. Yani ondan sonra hic bir kiza bakmadim yazmadimda
@KralBnim Eyvallah yani kisacasi bahsetmek istediğim aşk bence bir zayiflik ve ben gurura önem veren bir adamım insallah herkes kendi gibi iyi kisiler bulur kendilerine eş herseyden önce bir dost ama bazılarına da kader mi diyelim oluyor iste ha sikayetimiz yok seviyorsan sevdiğin kadar yanıcaksın ama yana yana bir beden kül oluyorsa sevmenin neresi güzel diye sorarlar insana
engeller aşka engel değil. Gözü görmüyor, sesleri duymuyor, dili tutmuyor olabilir. Kalbi sakat değil ya. İşitme engelliyse işaret dili var. Gözü görmeyenlerin koku ve işitme duyuları gelişmiş olur. Sevgilime parfümüm üstümdeyken sarılırım o kokudan tanır beni. Yüzümü de elleriyle yoklar. yüz hatlarımı görmese de ezbere bilir. Engeller aşka engel değil.😊
bir dokunuş ne kadar önemlidir bilir misiniz , bir dokunuş bir kediyi size bağlar , bir dokunuş bir insanın içini yakar , bir dokunuş tüm özlemleri siler , bir dokunuş tüm fikirleri götürür , bir dokunuş tüm nefreti süpürür. Kusura bakmayın , görmek ve duymak değildir aşk, bazen ansıl tüm söyleyemediklerimizi bir bakışla ifade edebiliyorsak. Bazen de sadece bir dokunuş tercüman olur tüm anlatamadıklarımıza. Dokunmayı öğrenmek temennisiyle :)
Cem baba ne demiş: ''Beklemek, şimdi hiç duymayan birine, Dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız. Peki ya umut? Umut, şimdi hiç görmeyen birine, Gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız.'' Adam, adam... Ben yapamazdım şahsen. Beni duymalı, gözlerimiz birbirine bakmalı, etkileşim olacak böylelikle.
Muhtemelen parmak okumasi yapiyordur ve anlasabildigim tek dil yazmak olacagina gore iletisimi yazarak belirtebilirim. Ama bir kadina dokunusunuz opusunuz parmaklariyla okuyacagi o guzel anlatimlari sunmak sanirim karanligin ve sessizligin icinde ona bir isik olacaktir
elini kalbime götürür kalbimin atışını hissetmesini sağlarım.
7
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Bir mum yakarım. Elini ellerimin arasına alır. Mumun üzerine getirim. Elleri ısınınca geri çekmek isteyecek. Biraz daha bekletir, bırakırım. Ne hissettiğini sorar. Dolaptan buz getiririm. Sonra derim ki. " Ben yanan ateşim, sen benim acımı dindirecek buz"
yani gormeden duymadan birisini ozlediginde kalbin hizli atiyorsa bu asktir aslinda gunumuzde bunu hisseden ya da hissetiren olmadigi icin insanlarin anlatmasi zor olur
Dokunarak. Ne bileyim yani... Parmaklarıyla oynarım, avuç içinden öperim, saçlarını tararım ellerimle. Daha yapılacak çok ama çoook şey var yeter ki yürekteki gerçek sevgi olsun.
Bu kadar gördüğü halde kör duyduğu halde sağır insanlar varken. Onlara aşkı ispat etmek ne kadar zor ise ona aşkı, aşkımı anlatmanın sevdikçe yolunu bulurdum
Öperek ve ona gerçekten sarılarak. Birşeye ihtiyacı olduğunu hisetiğimde hemen yerine getirmek. Sonuç olarak bir insan eğer yapmak istiyorsa yapar. Bunun bahanesi olamaz.
gormuyorsa dokunur elini tutarim ben nereye o oraya goz olurum. duymuyorsa kulak olur ona anlatirim daha me yapabilirim gorsun die bir gozumu duysun die de bir nkulagimi ona veririm
allah benim belamı vermiş o nasıl aşk bare biri olaydı 🤔 diye düşünür kendime kıyardım bunu ya duyan , gören , işten , hisseden kimse veya hangi işlevi yapamıyansa aşkımı hissederdi ;)
Sevgisinden eminsem eğer ilgim alakam yeter de artar bile anlaması için ama yapmamak lazım sanırım yüz veriyorsun astar istiyorlar buluyorlar bunuyorlar falan yani
Öyle bir kısa film vardı çok güzeldi ağlamıştım kızın görmesi için çocuk gözlerini veriyodu kız sağır çocuk kör sonra kokularından buluyorlardı birbirlerini
önce yanağına masum bir öpücük kondururdum. başını yavaş yavaş oksardim. sonra sarılır kokusunu içime çekerdim. gerçi onu korkmadığını anlamazdi ama... boyle iste
kör ve sağır bir kişiyle nasıl iletişim kurarsın önce bu sorunu aşıp sonra sevgimi anlatma çabasına girerim.. tek yol dokunmak kalıyor.. hafif gıdıklar sonra usul usul dokunurum öperim yanaklarından başka nası anlatılır ki bilmiyorum yani
Üzüldüğünü Zaman omuzuma yatırıp basını okşayarak , güldüğü zaman o gamzesinden bir öpücük alarak , tum kokusunu içime hapsederek sevdiğimi anlamasını beklerim :)
Önce elini kalbimin üzerine getiririm dinleyemez ama hisseder attığını daha sonra o avcunun içine kalp bırakırım küçük ve sımsıkı sarılırım hisseder zaten
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Benm var oluşumu ona sarılıp elini tutarak hissetirerk görmezler ama duyarlar duymazlar ama hissederler ona kalbinin temiz merhametli ve onunla mutlu hayat kurarak hem onu mutlu ederim hem sevap işlerim
Gormeye duymaya gucu yetmiyorsa , elinde degilse gozu olurum, kulagi olurum , can olurum. Ama yok kendisi istemedigi icin gormuyorsa, vazgecer, icimde yasarim
Sevmek aşık olmak soyut kavramlardır ama zor değil birinin kalbine dokunmak... Ya da anlamak hal hareketler içtenlik ve kalpten hissederek sevmek gerek
insan çevresini beş duyusyla algılar eğer bir insan göremiyor duymıyorsa bu duyarlarıyla sevgiyi anlamasını sağlamak imkansızdır diğer duyu organlarına hitap etmek gerekir koklamak tatmak dokunmak bunlarla aşkı hissedebilir
En İyi Cevaplar