Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen... Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır... Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek...
"Seni uzaktan seviyorum..." diye düşündü erkek içinden. "Yaklaşmadan, anlatmadan, anlaşılmadan... Ben seni beklentisiz seviyorum! Hiçbir şey ummadan, talepte bulunmadan, hayal bile kurmadan.
Kendi içimde taşıdığım sessiz sedasız bir sır bu, nazenin bir mum alevi, sırf yanmaya devam etsin diye karanlığı gündüze yeğliyorum... Ne sahip olmak derdindeyim, ne kendimi kanıtlamak. Her şey olduğu gibi kalsın istiyorum. Ben hep bir sıfır mağlup olayım; Sen hep uzak bir hayalden ibaret... Ulaşılmaz. Dokunulmaz. Koklanılmaz... Aynı gökkubbenin altında yaşadığımızı bilmek yetiyor bana. Başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz sema aynı, yıldızlar aynı, dolunay aynı. Bunu bilmek yetiyor bana. Umurumda değil ki nerede uyuyorsun, kimin yanında...
Elif Şafak
link ---------------------uzaktan sevmekŞu an bir yazara yazısını bu şekilde parçalayarak en büyük saygısızlığı yapıyorum, tabi okurlara da, o yüzden hepinizden özür diliyorum. Ama uzun yazıları okumaya tahammülü olmayan bir toplum olduğumuz için en can acılı kısımları paylaşmak istedim, eğer daha önce okumayan varsa bu satırlardan mahrum kalmasın istedim. Metnin tamamına linkten ulaşabilirsiniz :) Elif Şafak'ın hiç bir kitabını baştan sona okuyamadım, aslında bana hitap eden bir yazar değil ama bu yazısında ruhuma dokunan sözler var.
Karşınızdaki kişi duygularınızdan haberdar olmadığı zaman her şey daha kolay bence. Karşılıklı beklenti içine girmiyorsunuz, hayaller kurmuyorsunuz, dolayısıyla hayal kırıklığına uğramıyorsunuz. Canınızı yakamıyor, gururunuzu kıramıyor, koruma altında oluyorsunuz yani. Uzaktan sevmek benim gibi korkaklar için bulunmaz nimet yani :)
Hiç kimse tarafından bilinmeyen ya da karşılık bulamayan kendi içinizde yaşadığınız aşklarınızdan bahsedin istiyorum :)
Uzaktan sevmek zor mu? Yaklaşmadan, anlatmadan, anlaşılmadan mümkün mü?
Platonik aşk yaşadığınızda sizin aşık olduğunuz kişi aslında o kişi değil zaten, kendi hayal dünyanızda istediğiniz gibi oluşturduğunuz, yere göğe koyamadığınız bir dürü meziyeti ve güzel huyu olan ulaşılmaz bir karakter, Karşı tarafın haberdar olmayışının temel sebebi hayal kırıklığına uğramamak ve bu büyülü ambiyansı bozmamaktır.
İçten içe farkındayızdır aslında onun öyle biri olmadığının ama çoğu zaman kendimize bile itiraf etmekten çekiniriz... Belli bir zaman sonra buda tatmin etmeyecektir, dokunmak, sesli konuşmak isteyeceksiniz işte bu farkındalık biraz daha yaralayacak, aciz ve çaresiz olduğunuzu karşınızdakinin sizin içinizdeki sesli düşünceniz ve kurunuz olduğunu en acı şekliyle hissedecek ve olmayan bir şey için kendini üzecek kaybolduğunuz içinizde dibe doğru çökeceksiniz. Artık dış sesler bile size bir anlam ifade etmeyecek, rüya ile gerçek arası bir yaşam süreceksiniz...
Şimdi uyanma zamanı arkadaşlar sevgi saklanılacak ve utanılacak bir şey değildir! Sevginizi dile getirmekten asla çekinmeyin. Ben hayatım boyunca sevgisini saklayan ve gizleyen bir insan olamadım sonu ne olursa olsun, reddedilme ve rencide olma korkusunu bir kenara bırakın, gururunuzdan inanın hiçbir şey kaybetmezsiniz, çünkü öylesine güzel bir şey yapıyorsunuz sevginizi dile getiriyorsunuz hesapsızca, en saf duygularınızla, yalansız, dolansız olabildiğine saf ve temiz...
Bundan daha güzel bir şey olabilir mi sizce, he karşı taraf kabul etmedi, kaybedeceğiniz inanın hiçbir şey yok aksine kazanacağınız çok şey var, özgüven, medeni cesaret, bir de diğer yönü var sevginizi dile getirdiniz oda aynı duygulara sahip ve güzel bir beraberlik başladı ve hiç olmadığınız kadar mutlusunuz, işte bunu görebilmenizin ve yaşayabilmenizin kaynağı sevginizi dile getirmek kendi içinizde tek kişi yaşamamak, paylaşmak, paylaşmak ve paylaşmak... Her anınızın birbirinden özel ve güzel olması dileğiyle...
7
8 Yorumla
Soran
+1 yıl
Ezdin geçtin ruhumu, dokunamamanın, hissedememenin çaresizliğini hatırlattın bana yeniden, halbuki tadı damağımda kalmış bir sevdanın sarhoşluğu içerisindeydim ben. Hiç incinmedim, kırılmadım ama içimde kalan şeyleri inkar edemem. Bundan 10 yıl önceydi, toydum, korkuyordum, o an doğru olanın bu olduğunu düşündüm işte. Yorumun ve güzel temennin için teşekkür ederim :)
Geçmişe saplanıp kalmayın bence, geçmişin gölgesinde geleceğin ışığını ve aydınlığını göremezsiniz, bundan sonrakilerde korkusuzca sevdiğinizi belli edin ve sonuna kadar mücadelenizi verin... Sevmek ve sevilmek kadar güzel bir duygu daha var mı? ...:)))
Sitede sürekli sevgiden, aşktan bahsediliyor ve benim tek gönül maceram bu, el mahkum anımsıyorum yani, yoksa geçmişe saplanıp kaldığımdan değil. Umarım birkez daha elime geçer sevme sevilme fırsatı ve ben bu sefer korkaklık edip saklanmam :)
Uzaktan sevmek en yalnız acıları yaşatır aslında. Bağıramazsınız bile, sesinizi kimse duymamalıdır çünkü, kendi başınıza kanayan yerlerinizin pıhtılaşmasını beklersiniz çaresizce. Acıların feriştahıdır "yalnız çekilen acılar", yalnızlığın acısı, acının yalnızlığına karışıp karesiyle çarpar yüreği çünkü. Denizi özlemek, dalgalarını, dinginliğini düşlemek, güzel.. Güzel de ya denizi görememenin hüznü?
uzaktan sevenler
Dokunamamanın, dinginliğine bizatihi ortak olamamanın? Uzaktan sevmeler de böyle değil midir? Yalnız acıların içimize davetsiz davetinin tutulası yanı var mıdır ki? O'nu alır büyütmeye başlarız, olduğundan daha fazlasına koyarız içimizde ve besini dişimizle tırnağımızla arttırdığımız umudumuzdandır. Katkılarımızla bezeriz, katıklarımızla renklendiririz siyah-beyaz olsa da aslı. Uzaktan sevmeler mi?
Ruhsal intihardır, kendimizden bir başka insan çıkarmanın nafile çabasıdır, acı ile randevulaşmaktır, gözlerini karanlığa açmaktır.. Uzaktan sevilmez ki, uzaktan kurgulanır sadece, uzaktan seviyorum sanırken sevdiğimiz kendimizdir sadece. Sevgi görerek olmalı, dokunarak, sarılarak, sarmalanarak... Dahası kandırmaca çünkü, bir insanın kendisine oynadığı en acı kandırmaca oyunu...
5
6 Yorumla
Soran
+1 yıl
Cevabını 3 defa okudum gerçekten su gibi akıyor insanın yüreğine, ellerine sağlık, umarım kalemini değerlendirebilirsin :) Yazdıkların da haklısın ancak herkes Akdeniz kıyılarında yaşamıyor malesef, her deniz serin sularına davet etmiyor kıyısında kavrulan bedenleri , bazen düşlemekle yetiniyorsun işte :)
Güzel sözlerin için teşekkür ederim. Değerlendirme konusunda kendimi suçlasam da, maalesef her aşamada karşımıza çıkan "adamını bulmak lazım" tabelası yolumu değiştirmeme sebep olmuştur. Yukarıdaki satırları zaten o denizi düşlemiş ve içindeki kurgu denizinin kıyısında yürümenin ne olduğunu bilen biri olarak yazdım :) Hani acılar güçlendirir derler ya kişiyi, bence acılar aslında güçlendirmiyor bizi, eksiltiyor. Bizi güçlendiren sorgusuzca yaşadığımız mutluluklar bence (kapımızı çalarlarsa).
Piyasaya baktığında onların adam anlayışıyla seninkinin farklı olduğunu bu yüzden bir türlü adamını bulamadığını farketmişsindir heralde :) İşte buna kesinlikle katılıyorum, acıların insanı güçlendirdiği falan yok, dediğin gibi her defasında eksiltiyor, hem de gün gelipte o kapı çaldığında, kendimizde kapıyı aralama cesareti bulamayacak kadar :)
Mesajlarında yazınsal da olsa gülmen ne kadar hoş :) Ve evet, fark etmişsindir dediğin şeyi kesinlikle fark ettim, kabullendim üstelik. Mutluluk mu bizim kapımızı çalmıyor, yoksa mutluluk; uzaktaki güllere ulaşma telaşına kapılıp ayağımızın dibinde ezdiğimiz kır çiçekleri mi? Bu bence ciddi anlamda üstüne düşülesi bir konu.
Uzaktan sevmek sevmelerin en zorudur. Bazen çok acı çekersin ama hiçbir şey yapamazsın. Söylenemediği için o aşkı sadece kendin yaşarsın. Uzaktan seyreder, uzaktan bilirsin. Onu düşlerinde yaşatır, ölümüne hayalini kurarsın. Güldüğü zaman güler, üzüldüğü zaman üzülürsün ama sebeplerini bilemezsin. Sevdiğin kişi bağırsan da sesini duymaz, kendini yırtsan da görmez, ağlasan da umursamaz ama sen yine de seversin. Bir umut güzel ve birlikte olacağın günleri düşüne düşüne onu izlersin.
Uzaktan seven kişinin gözü onun dışında kimseyi görmez, duymaz.
Elif Şafak demiş ki; "Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar, ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek.. Uzaktan sevmek en güzelidir bazen."
4
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Çaresizlik başkasıyla görüyorsun hesap soramıyorsun kıskanıyorsun söyleyemiyorsun yüzüne bakıyorsun ama anlatamıyorsun özlüyorsun ama dokunamıyorsun :(
bende sevmiştim bir zamanlar üstelik sevgilisi olmasına rğmen de seviodum.. faceden tanışmıştık 3 seneyi aşkın bir süre önce sevgilisinin erasmusa gittiğini üzgün olduğunu söyledi moral vermeye teselli etmeye çalışmıştım özünde çok harika iyi niyetli temiz kalpli biri öyle daldan dala atlayan tiplerden değil... birbirlerine söz vermişler erasmusa gitmeyelim diye kız onun için erasmusunu reddetmiş ama çocuk ben gidicem demiş ve gitmiş 2010 Şubat zamanları... çok kızmış sinirlenmiş haliyle daha sonra benle konuşmaya başladı dertleştik sohbet ettik... zaman ilerledikçe ben bazı şeylerin farkına varıodum sanki o kadar içten o kadar samimi sıcak davranıodu ki yazdıkları olsun dinlediğimiz şarkılar paylaştığı şiirler yazılar o kadar duygu doluydu ki bende ona karşı duygusal bağlamda bişeler hissetmeye başlamıştım ama ilişkisi olan birine diyemezdim hislerimi... hep sorardım birlikteliği olan biri niye böyle davransın bir başkasına... böyle gelmiş böyle gider dedim.. içime attım.
Ve bigün beraber şarkılar dinletioduk birbirimize duygusal bir an oldu ve "sana bişe itiraf edeyim mi?" dedi et dedim bişeler yazdı sildi sonra vazgeçtim boşver dedi, peki dedim üstelemedim ama sanki davayı çaktım ben... çünkü bu davranışlarının bir sebebi olmalıydı
ertesi gün oldu içten içe merak ediodum ne itiraf olduğunu sıkıştırdım söylettim
sevgilisi söznde durmayıp yurtdışına okumaya çekip gidişine çok kızmıştı ve o an kendimi boşlukta hiseediorum dedi sallantıdayım kendime yakışmayan bişe ama duygu kayması oldu dedi ve aklımda bir isim var o da sensin dedi... nasıl sevindim o an anlatamam... senin bilmende bir zarar görmüorum dedi ve bende o an duygularımı ona karşı beslediğim duyguları aktardım ve aktaramamamın sebebi ilk sana ve ilişkine olan saygımdan dolayıdır dedim kızabilirsin de dedim küsebilirsin de... yok dedi kızmam sana itiraflarımız ettik rahatladık dedi
peki şuan ne düşünüosun dedim hiç dedi, bana kalırsa biz bize yakışanı yapalım dedim, eskisi gibi aramız yine bozulmasın muhabbetimize devam edelim bir arkadaş dost aileden biriymişiz gibi dedim ve o gece bitirdik konuyu...
daha sonraları ondan, kız arkadaşlarıma ve herkese bahsettiğimi söyledim beddua ettiler mi dedi, hayır dedim ben buna izin verir miyim.. demez mi kısmetini kapatıosun diye! o lafı çok koymuştu bana... o gece düşündüm taşındım ve buraya kadarmış dedim silip atmam gerektiğini anladım dedim ertesi gece konuştuk vedalaşmak istediğmiz söyledim konuşmayalım görüşmeyelim bir süre dedim peki dedi helalleştik sildim gitti
10 gün zor dayandım,yapamadım unutamadım geri vites yaptım, ilk tevizim oldu bu ve mesaj attım faceden tüm bunlar saçma sapan şeylerden ibaret olduğunu kendi kendime gelin güvey olduğunu söyledim.. hayır dedi saçma değil bence, ne peki dedim bilmiorum dedi.
şuan ilişkisi devam ediyo ve bizde hala olması gerektiği gibi konuşuoruz, kıyıdan köşeden izleyip ilişkinin bitmesini bekleyen biri gibi değilde insan beklio gibi işte snki ama büsbütün unutamam belki ama yavaş yavaş başarıcam inş
Geçen sene vardı belki hala seviyorum belkide artık geçti hiç düşünmek istemediğim için cevabını bilmiyorum ama cidden çok sevmiştim . Arkadaş olarak takıldığımız zamanlarda bana "haftaya sinemaya gidelim mi ? Çıkışta bir yerlere falan gideriz" dediğinde o "bir yerler" pahalıdır belki deyip tam 1 hafta kampüste hiçbir şey almadan bütün günlüğümü yurtta bırakarak biriktirerek sırf istediği gibi gezelim para sıkıntı olmasın diye sabah yediğim 2 - 3 lokma ile 1 hafta geçirdim . Hiçbir zaman işe yaramadı ama o sinemaya hiç gidemedik :) Duygularımı söylemem ile birlikte benden koptu ben en değerli arkadaşlarındanmışım.Nasıl bunu ona yaparmışım , sanki durduk yere şuna aşık olayım dedim . O kadar sevmiştim ki ona aşık olduğum için ondan özür diledim. 2 ay sonra tekrar konuşmaya başladık bana benim en yakın arkadaşımı ona ayarlabilirmiyim diye sordu. Benim duygularımı bildiği halde bana sordu . Üstelik arkadaşımı daha önce ne sima olarak gördü ne de muhabbet etti . Arkadaşı demiş buna çok yakışıklı falan diye . Beni reddetti ve daha önce hiç görüp konuşmadığı kişiyle olmayı bana yeğledi . Hemde çöpçatanlığı benden istedi :D Ve bunu yazarken tekrar ona aşık oldum şuan arkadaş olarak takılıyoruz arada ve onu hala seviyorum ağzıma sıçsa da seviyorum . Zaten arkadaşımla da çıkmadı söyledikten sonra vazgeçmiş . Burada kötü birisi gibi tanıdınız ama normalde gerçekten çok iyi birisi size garanti edebilirim onu hala uzaktan seviyorum . O bunu biliyor muhtemelen hala hatırlıyordur ne zaman başı sıkışsa yardımına koşarım . Bazen mesajlaşırken kalp falan atıyor başka arkadaşıma da kaybetmek istediğim son kişi çok değerli benim için demiş benim hakkımda :D Ama sadece dost olarak sanırım yani bir daha kendi kendime ümit vermemeliyim bir daha fazla yakınlaşırsam o da bende kaçarsa ben onu bir daha göremezsem diye korkuyorum neyse çok uzun oldu sen dinlemek istiyorum deyince biraz bahsedeyim dedim .
1
3 Yorumla
Soran
+1 yıl
Ellerine sağlık valla heyecanla okudum, sen kızın iyi biri olduğunu söylemişsin ancak ben yazının ortasında elime geçirseydim onun saçını başını yolacaktım :D İşte kızlar kendisini sevdiğini bildiği halde o kişiden çöpçatanlık yapmasını isteyecek kadar mala bağlayabiliyor bazen, hepimiz adına özür dileyeyim en azından senden (:
Herkesin yaşamında böyle şeyler olmuştur,yaşam bazen içimizde duygular taşıyıpta onları ifade etmemize,paylaşmamıza,yaşamamıza olanak sunmamıştır.Şu da bir gerçek ki,katıksız bir sevgi hiç bir karşılığı olmasada içimizde var olandır,yani katıksız sevgi gerektiğinde hiç bir karşılık beklememektir,gerektiğinde karşında ki insana seçim hakkı tanımaktır,gerektiğinde çekip gitmesini bilmektir katıksız sevgi.Şu da bir gerçek ki sevgileri böyle olanlar ya hiç bilinmemiştir,ya da çok sonradan fark edilmiştir ve çoğu da olması gerektiği hak ettiği değeri görmemiştir.Zaten tertemiz,içinde hiç bir kir,leke,yalan bulunmayan sevgi içten olandır,genellikle sözler de değil,yürekte ve gözlerde saklıdır.Uzaktan sevmek bir seçim,bir tercih değildir;Yaşam o sevginin paylaşılmasına,yaşanılmasına olanak tanımadığı içindir.Bazen araya ayrılıklar girer,belki her gün gördüğümüz ve belki de hiç yakınlaşma fırsatı bulamadığımız gün gelir kopup gider gözlerimizin önünden ve artık gözümüzün önünde bile değildir.Bazen konuşma fırsatı bulduğumuz,hatta duygularımızı karşılıklı olarak paylaştığımız ama açılma fırsatı bulamadığımız ve bir gün bir başka şehre gidince karşımızda ki bir daha asla görme şansı bulamadığımız kişilere karşı duygular taşıdığımız çok olmuştur.Yaşamda belkide en çok yanımızda olan şey,hüzün ve yalnızlık olmuştur.
1
4 Yorumla
Soran
+1 yıl
''Uzaktan sevmek bir seçim, bir tercih değildir ; Yaşam o sevginin paylaşılmasına, yaşanılmasına olanak tanımadığı içindir.'' Sanırım senin bahsettiğin durum sevmenin en zor hali . Korkaklık edip ya da gurur meselesi haline getirip sevdiğini belli etmemek farklı, o anın gerektirdiği zorunluluklara boyun eğmek farklı bir durum :)
Aşkı tanımlamak çok zordur hele Platonik aşk daha zordur. Ben hep içime kapanıktım siz 1 kere plotonik aşık olduysanız ben 3 kere oldum hepside gitti ama mutluyum çünkü zaten uzaktan sevmiştim en azından evet ya da hayır değidi cevap hep "?" . Tipsizde değilim arkadaşlarım hep sendeki tip bende olsa okulu tavlardım derdi, güler geçerdim. Bazı kızlar bana yakınlaşmaya çalışırdı, ben kaçardım. Arkadaşlarım neden kaçıyorsun deyince öylece kalır susardım. Bir keresinde okulumu değiştirmiştim ilk ders arkamdaki kız bana kağıtta bir not verdi kağıtta yaşımı soruyordu 16 yazıp geri verdim sonra bana benimle çıkımak istediğini söyledi ben malesef yazıp geri verdim. Sevgilim yoktu hayır dememin sebebi hem korku hemde kesin bir terkedilme durumuydu. Ne kadar içime kapanık olsamda kafamda kararları en ince detayına kadar sorgularım en mantıklı cevabı verebilmek için ve bu kız okulun en güzel kızlarından biriydi bense onu reddettim sebebide ilk gün ilk derste beni daha tanımadığı halde bana çıkma teklifi etmesiydi belki çoğu erkek kabul ederdi ama düşünürseniz sizi 1 ay içinde aldatacak biri 1 hafta geçmeden bir sevgilisi olduğunu öğrendim, sigara ve küfürde ağzından düşmüyordu iyikide çıkmamışım dedim. Belkide ben yanlız bir kurt olmalıyım, hiç ulumayan bir kurt
En güçlü, yoğun ve coşkulu hissedilen ruh hali olarak tanımlanan aşk, mutluluk, haz verdiği kadar karşılık görmediğinde ibre kaygı, öfke, acı ve zarara dönebiliyor. Öyle ki sonuç ölüm dahi olabiliyor. Bunun son örneği Şubat ayında Osmaniye’de yaşandı. Bir genç, aşık olduğu liseli kızdan beklediği ilgiyi bulamayınca öğrenci servisinin önünü kesti ve tüfeği art arda ateşledi. Sonuç ise 2 ölüm geçenlerde de İstanbul kasımpaşa,da böyle bir olay yaşanmıştı. Saplantılı aşık olan kişi de muhakeme etme bozulur. En önemli hedef ve motivasyon kaynağı ilişkinin karşılık görmesidir. Tüm enerji buna harcanır.ve harcadığı enerji karşısında karşılık alamadımı bilinçaltında şekilllenen düşünce devinimleri pekte sağlıklı gelişmiyor bunu hep kendi içimde muhakeme etmişimdir ve kaçmışımdır bu duygudan platonik aşktan bunun daha iyi anlayabilmen içiin dostum zeki demirkubuz,un kader adlı filmini izle becnce şiddetle tavsiye ederim.
1
4 Yorumla
Soran
+1 yıl
Burada saplantılı bir aşktan değil, kimseyle paylaşılmayan yalnızca kişide saklı kalan sevgiden bahsediliyor aslında. ''Ben seni beklentisiz seviyorum ! Hiçbir şey ummadan, talepte bulunmadan, hayal bile kurmadan...'' diyor yazar karşılık beklentisi yok yani bu yüzden ''Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar ne kanatır'' diyor ya :)
mevlana,nın şemsi tebriz-e karşı olan aşkı kadar temiz bir aşk varmıdır bence yoktur.uzaktan sevmek,onu deliler gibi arayıp diyar diyar gezmek onu yüreğinde hissedip onunla bütünleşmek aşk budur.
Romantizm ile hayatımızı tarumar eden duygu selleri. Günümüz şartlarında "tüketim toplumu" olduğumuz için herşeyi ! insanları bile tüketiyoruz. Hızlı yaşıyoruz , hızlı seviyoruz, hızlı bitiriyoruz.. önce içinde yaşadığımız sistemi anlamak , kendimizi tanımak için bir yalnız yolculuğa çıkmalıyız. Platonik sevmeler yalnızlığın kucağında oturup hayalleri akışına bırakmaktır ki akıp gider tutamazsınız o değerli zamanı.. hani bir söz vardır "ruhlarınızı bıraktığınız yataklardan toplayın" onun gibi olduk artık. okumayan, anlamayan, sorgulamayan, düşünmeyen herşeyi paket halde alıp içini boşaltan bireyleriz. Aşk ise kime göre neye göre aşk? emek ister, sevgi ister , saygı ister. sonunda "bir" olmayı gerektirir. "uzaktan sevmek" hiçbir riski göze almamaktır. adına aşk demek mümkün mü? oysa sevmek "rağmen" olmalıdır. onu alkolik olmasına RAĞMEN sevmek, çirkin olmasına RAĞMEN sevmek gibi.. kendi eksiklerini onda tamamlamak da değildir. hiç düşündünüz mü?
1
1 Yorumla
Soran
+1 yıl
Haklısın, yazdıklarının karşı çıkılacak bir yanı yok. Dediğin gibi "uzaktan sevmek hiçbir riski göze almamaktır.'' Riski göze olamayan kişiler duygularını aşk diye tanımlayarak kendilerini kandırıyorlar belki de.
Çok saçma, hani bir söz vardır, "Hayattan korkarsan sadece seyredersin" işte sen tam olarak bunu yapıyorsun...
Birini seviyorsan git saldır, öp, seviş ! Hayat bunlarla güzel, bırak aldatırsa aldatsın, başkasını seversin sende, böyle yaşamaya devam edersen sana hayatının son anında düşüneceğin şeyi söyleyeyim " YAZIK ETTİM HAYATIMA HİÇ BİR ŞEY YAŞAMADIM " diyip son nefesini verip çürüyüp gideceksin, o yüzden bırak bu uzaktan sevme ayaklarını... hayatını mahvetme...
1
5 Yorumla
Soran
+1 yıl
Ya bu farklı bir durumdu, o çıktığım çocuğun yakın arkadaşıydı, o yüzden dediğin gibi sadece uzaktan seyretmek durumunda kaldım, zaten 10 sene önceki mevzu. Ben yalnızca daha önce okumamamış olanlarla yazıyı paylaşmak, varsa böyle hikayeleri dinlemek istedim. Amma üzerime gelmişsin :D
Uzaktan Sevmek ; Sevmenin en zor halidir bu. Ne yapıyor kiminle nerede nasıl bu sorular seni tüketir. Sonra birisi çıkar alır onu birden kendini uçurumdan düşmüş sanarsın çıkamazsın kurtulamazsın bir daha o düzlükte yürüyemezsin. Birde bundan bir tık daha zor olanı vardır oda benim durumum ; öncesi senin sevgilindir ölürsün ona oda sana seversin sevilirsin değer görürsün gününü gün eder yaşamanın tadını çıkarttırsın sonra bir şey oluverir gider elinden başka birinin elinden tutar kaybedersin evlendiğini duyarsın kan kusarsın ölmekten de beter ölmek istersin beceremezsin neyi becerdin ki her gün beklersin gece olmasını kimse görmesin duymasın sessiz sessiz ağlar içini dökersin kendine yine kendince... Ve unutmayın ' Kiminle yaşlanırsan yaşlan aklındaki ile ölürsün ' ... geceye birde türkü bırakıyorum
Zaten bu devirde hızla değişen kadınlar yüzünden biz erkekler daha çok yaşıyoruz bahsettiğin aşkları. Paradan başka kriteri olmayan kadının ağına düşmekten ise gizli gizli uzaktan seviyor, sevişiyor, kendi kurduğumuz içsel dünyamıza kimleri sokup baş köşemize koyuyoruz bir bilsen?
Lisedeyken 4 sene birisini sevdim. İlk 1 yılı görerek, son 3 yıl da görmeyerek. Ama ne zaman ki fotoğrafı çıksa karşıma mutlu olurdum. Hem de ilk sene onu teneffüslerde gördüğüm anlardaki gibi. Bir kaç ay önce onu yakından tanıma fırsatı buldum ve aslında onu değil, onun için içimde yarattığım karakteri sevdiğimi fark ettim. Beni kendisini sevmekten kurtardı neyse ki. Büyük hayalkırıklığıydı onu tanımak. Çünkü hiç uzaktan tanıdığım insan değildi. Yani uzaktan o kişiyi değil, sadece zihninde o kişi için yarattığın karakteri sevebilirsin.
tamam illa iki şairhane cümle kurmam lazım dimi pufff: alıntı değildir söz bana aittir:D "Sevgisiz gerçeklerin yanılgısıyla yaşamak ve onları yangından kurtarmaya çalışmak basit bir hayalden ibarettir bazen."
hayda:) ne anlıyorsan o işte açıklama yaptırma şimdi bana düşün biraz anlarsın zaten ,uzaktan sevme işleriyle ilgili de yorumum : out of sight ,out of mind
öyle mi:) iyi o zaman ingilizcem iyi diyorsun demek al sana : :) “We’re all a little weird. And life is a little weird. And when we find someone whose weirdness is compatible with ours, we join up with them and fall into mutually satisfying weirdness and call it love true love.” ,When you fish for love, bait with your heart, not your brain.
''when we find someone whose weirdness is compatible with ours, we join up with them and fall into mutually satisfying weirdness and call it love true love'' Var ya hayatımın denklemi bu kadar hızlı çözülemezdi, ver elini sıkıcam arkadaşım. Ben google dan arattım, wiki den baktım yine de bulamadım, sen 5 dakika içinde noktayı koydun helal olsun, çarşı seninle gurur duysun :D
Varlığıyla huzur bulduğun şeylerin, yokluğunda huzursuz olursun. Uzaktan sevmek güzeldir, doyumsuz keşfetme isteğimiz var çünkü. Keşfedeceksen bile, o kişi, keşfedilmeyenlere yolculuk etmeli seninle. Bir gizemden bir yoldaşa dönüşmeyecekse, elbette hala uzaklarda kalması çok daha iyi.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
İnsan en çok olgunlaştıran bir sevgidir uzaktan sevmek uzaktan sevmek mesafe değildir bazen çok yakınındadır ama mesafeler vardır ulaşamazsın tek taraflı sevmek insana acı verdiği kada olgunlaştırıyorda yalnız olmayı öğreniyorsun güçlü kalabilmeyi bunu çok kez yaşadım çok zor cidden ama en güzel şeyde bana katan çok şey var uzaktan aşk beni hep olgunlaştırdı bazen mesafeler can acıtsa da aşk kelimesi onu dolduruyor...
Çok uzun degilmi yazdigin :))) uzaktan sevmek zor sevip de dayanabiliniyorsa sevenler aradaki mesafelere rağmen duygular hisler ruhlar çok yakin demektir birbirine
Fazlasıyla yaşadım. Belki de şu an hala yaşıyorum. Umarım gerçek değildir bu hisler tekrardan bir hiç uğruna gençliğimin baharında hayatımı zindan etmek istemiyorum
hiç öyle uzaktan sevmeye dair afili cümlelere hoş şiirlere anlam yükleyemem. yaşadım gördüm uzaktan ilişki yaşamak kadar kötü bir ilişki yok. gözden uzak olan gönülden de ırak olur
elif şafak aşk romanından o şekilde daha çok hayal kuruluyo be ya benim olsaydı diye düşünüyosn açılmadığım için kaybediyomuyum diye düşünüyorum filan oooo :D :D
Evet aşkı yazarın anlattığı şekilde yaşamak zor. Hepsine katılıyorum da '''Umurumda değil ki nerede uyuyorsun, kimin yanında...'' kısmına ben de katılamıyorum işte, orası gerçekten acıtıyor :)
En İyi Cevaplar