Benim yaşamaya hakkım yok mu?

Merhaba...

Her şey 12 yaşındayken başladı. Bi şekilde kimin yanına gitsem ağız birliği etmişlercesine "özel bir şey konuşuyoruz gider misin?" diyorlardı.. Bir şekilde "istenmeyen adamdım". O yaşlardayken belki çok konuşuyordum belki de zamansız belki de yersiz... Sonra yavaş yavaş uzaklaşmaya başladım insanlardan... Onlar çağırmadıkça hiç bir yere gitmeyecektim. Hiç unutulmaz denilen lise yılları benim için bir kabustu. Gidilmedik doktor kalmadı... Herkes bir şey söyledi... Onu yap, şunu yap, şöyle davran bunu yapma vs gibi ... Kimisi de poh pohlayıp gönderdi... Sen şöylesin böyle akıllsın vs gibi...

Bir de hatayı kendinde ara diyenler oldu. Aradım... Hem de yıllarca aradım da hasta oldum...(takıntı hastalığı). şimdiler de ise mesela yoğurt beyaz dediğimde birisi itiraz etse hayır yoğurt kırmızı diye... Evet hata bende ben yanlış görmüşüm diye düşünmeden edemiyorum. Ve yaptığım her hatanın altında eziliyorum.. (yine bu gün hata yaptım gibi ... Şimdilerde kalbim ağrıyor... Üzüntüden... İş yerinde kimsenin tahammülü kalmadı yaptığım hatalara.. Gözümle gördüğümden de bildiğimden de davranışlarımdan da emin değilim.. Aklımı devre dışı bıraktım. Düşünmüyorum artık. Kim ne derse onu yapıyorum . Ama yine olmuyor... Hiçbir tedavi işe yaramıyor... Ben kendim gibi olmak istiyorum... Olduğum gibi ...

Ama o zamanda sen konuşma sus dediğimizi yap diyorlar... Ne yapmam gerek ?

Güncellemeler
+1 yıl
EV-İŞ-YEMEK-UYKU-EV-İŞ-YEMEK-UYKU


hayatım böyle...
Benim yaşamaya hakkım yok mu?
Cevapla