Nişanlanma dönemimizde ve sonrasında birkaç konuda sorun yaşadık. Geriye dönüp baktığımda, yaşananların büyük kısmının kötü niyetten değil, benim o dönemde bazı şeyleri yanlış yorumlamamdan ve duygusal olarak daha hassas olmamdan kaynaklandığını düşünüyorum.
Kayınvalidem, kaynım, kaynımın kız arkadaşı ve kayınvalidemin bir arkadaşı birlikte tatile gittiler. Daha sonra kaynımın kız arkadaşı nişanlımın bohçasına davet edildi. Nişanımızdan da oldukça hızlı kalkılması beni etkiledi. Bunları bir araya getirince “Acaba beni istemiyorlar mı?” diye düşünmeye başladım. Oysa kayınvalidemle normalde çok güzel anlaşan ve birbirimizi gerçekten seven bir ilişkimiz vardı. Şimdi baktığımda, nişan döneminin stresiyle bazı şeyleri farklı algıladığımı düşünüyorum.
Daha önce bir söze veya bohçaya davet edilmemiş olmam da bende kıyaslama duygusu oluşturdu. Aslında benim de uzun süredir devam eden bir ilişkim vardı ve tatile davet edilseydim bile gitmeyi tercih etmeyebilirdim. Fakat o dönemde bunu böyle değerlendiremedim ve kendimi yeni girdiğim aile içerisinde dışarıda kalmış gibi hissettim.
Bu süreçte kaynım tarafından da zaman zaman kıyaslandığımı hissettim. “Sana bu yapıldı, benim kız arkadaşıma bu yapılacak” gibi karşılaştırmalar yapıldı. “Keşke sözü evde yapmasaydınız” veya “Sen eltilik yapıyorsun, ben ileride senin eltin olacak kişiye her konuda destek verdim” gibi sözler de söylendi. Ben hiçbir zaman eltilik üzerinden rekabet etmeyi düşünmedim. Amacım sadece aile içerisinde kabul görmek ve herkesle güzel bir ilişki kurmaktı.
Bu kıyaslamaların beni nasıl hissettirdiğini anlatmak için ben de “O zaman bir gün bizim sözümüz iki saat oldu, sizinki de iki saat olsun” gibi bir cümle söyledim. Amacım karşı tarafı kırmak değil, benim de nasıl etkilendiğimin anlaşılmasıydı. Ancak bugün bunun yanlış anlaşılabileceğini ve kırıcı olmuş olabileceğini kabul ediyorum.
Nişan elbisemi nişana iki hafta kala alabildim ve nişanlımın yanımda olmasını istedim. İşleri nedeniyle gelememesini anlayabiliyordum. Fakat daha önce kendi damatlığı konusunda kardeşim gelemediği için bana tepki göstermiş olması nedeniyle ben de kendimi haksızlığa uğramış hissederek tepki verdim. O an duygularımla hareket ettim.
Beni zorlayan konulardan biri de birçok plan ve gelişmeden sonradan haberdar olmamızdı. Yeni girdiğim aile içerisinde daha hassastım ve yanlış bir şey söyleyip birini kırmaktan çekiniyordum. Bu nedenle kaynımla ilgili rahatsızlıklarımı doğrudan söylemek yerine nişanlımın kardeşiyle konuşmasının daha doğru olduğunu düşündüm. Onun, kardeşini nasıl kırmadan uyaracağını benden daha iyi bileceğine inanıyordum.
Fakat bu yaklaşımım, iki kardeşin arasını açmaya çalışıyormuşum gibi algılandı. Oysa böyle bir niyetim yoktu. Sadece kendimi ifade etmek ve kimseyi kırmamak istiyordum.
Aslında bütün süreçte yaptığım şey, kendimi nasıl hissettiğimi anlatmaktı. “Beni istemiyorlar” diye kesin bir yargıya varmak veya birilerini suçlamak değildi. Ancak bazı olayları yanlış yorumladım ve kendimi istenmiyormuş gibi hissettim. Sonrasında bunun böyle olmadığını anladım, yanlış düşündüğüm ve ifade ettiğim noktalar için özür diledim ve gerçekten pişman oldum.
Ben konunun konuşulup kapandığını düşünmüştüm. Fakat sonradan nişanlımın ailesinin bu konuları benim düşündüğüm kadar kolay kapatamadığını anladım. Bu süreçte nişanlımla da uzun süre sağlıklı iletişim kuramadık. Ben zamanla her şeyin düzeleceğini düşünürken, sonunda bana güveninin kırıldığını söyleyerek ayrılmak istedi.
Benim en büyük üzüntüm de burada. Çünkü hiçbir zaman ailesini birbirinden uzaklaştırmak, kardeşlerin arasını açmak veya herhangi birinin yerini almak gibi bir niyetim olmadı. Sadece yeni girdiğim ailede kendimi kabul edilmiş ve değerli hissetmek istedim. Bazı şeyleri yanlış yorumladım, bazı tepkilerimi yanlış verdim ve bugün bunları daha net görebiliyorum.
Keşke o dönemde duygularımı daha sakin yönetebilseydim ve bazı şeyleri kişisel algılamasaydım. Hatalarımı kabul ediyorum. Çok fazla duygularımla hareket ettim ve kendimi bazı noktalarda kontrol edemedim. Fakat yaşadıklarımdan ders çıkardım ve değiştirmem gereken şeyleri fark ettim.
Son olarak kayınvalidemle ve nişanlımla bir kez daha konuştum ve ikinci bir şansımız olabilir mi diye sordum. Çünkü hâlâ yaşananların tamamen bitmesi gerektiğine inanmıyorum. Hatalarımı kabul ediyor, gerçekten pişmanım ve bu kez daha sakin, anlayışlı ve kontrollü davranabileceğime inanıyorum.
Sizce yaşananlardan sonra bizim için gerçekten ikinci bir şans mümkün mü?
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
İlişkilerde düğün ve nişan süreçleri inanılmaz stresli geçiyor, seni o kadar iyi anlıyorum ki 🥺 Kalbinin ne kadar kırık olduğu ve ne kadar içten bir pişmanlık duyduğun yazdığın her kelimeden belli oluyor 💖
Bazen kendimizi koruma içgüdüsüyle yanlış tepkiler verebiliyoruz. Önemli olan hatalarını fark edip olgunlukla arkasında durabilmen ✨ Şu an üzerine fazla gitmeden ona biraz zaman ve alan tanıman gerek.
Erkekler güvenleri sarsıldığında geri çekilir ama sakin kalıp değiştiğini gördükçe yumuşayabilirler. Sence onun sana olan sevgisi bu kırgınlığı aşmaya yeter mi, ne hissediyorsun? ☕✨