Zaman belki azaldıkça kıymetleniyor, çok eski bir yaranın sızlaması gibi... Onu seviyorsun ama asla anlamayacak, özlüyorsun ama asla yanında olamayacak... Düşeş gelmedi bu sefer zarların, olabilecek en düşük ihtimalle yek gelmiştir... Ve "o" artık gitmiştir... 5 dakika bize izafi geldiği için mi? Hızlı geçmiştir.. Belki de insan hatırlayamadığı için bitmiştir. Oysa beraber çok acı çekmiştik. Ne bunlar zamanı genişletebildi, ne de bizi olgunlaştırdı... Hâlâ serkeş mi kalbin?
Partnerin zihninde mi olmak istersin yoksa kalbinde mi?
Bende akılda, kalpte bir işlediği için ondada öyle olmak isterim. Hem aklında hemde kalbinde aynı derecede var olmak isterim. Birinden birinde bulunduğumda diğer kısım eksik kalır, aşkta eksiklik olsun istemem.. Bir bütün olmalıyız her şeyle, her zerremizle, buna bedenimizde dahil.
Ne sadece aşk, ne de sadece mantık. Ben ikisindede masadayım aynı ağırlıkta..
Teşekkür ederim. Seninde zihnine eline sağlık.. ne ara okudun yav... Hem akılda hemde kalpte aynı derecede var olmak mümkün mü bilemiyorum.. Evet birini tutarken diğeri eksik kalcaktı... haklısın...
İkiside eşitse senin icin ya da dengedeyse bu güzel bişi...🙏
Mağdur rolü oynayıp, o role kendini kaptırıp, gerçeklik algımı zedeleyip, gözyaşları döküp kalbi cebren ve hile ile ilhak etmek de mümkün ama benlik değil 🤷♀️
İnceden inceden eheheh . müzükte iyimiş he... eline sağlık kuziş geç cevap verdiğim için kusura bakma anca oldu 🙏... Evet öyle yapmakta mümkün ama senin bunu tercih etmemene sevindim...
Oto poka ağlayıp kendilerini yırtarak hayatta kalıyorlar 😂
Sen bebeğe bakmazsın aslında o kendini sana baktırır. Mesela karnı acıktı diyelim. Karnı doyana kadar susmaz bir yerleri kesiliyor gibi çığlık çığlığa ağlar. Sen de çaresizce sussun diye her yolu denersin. Karnı doyunca uçuşa ( uykuya) geçer 🤣
İnsan yine aynı insan. İhtiyaçlar hâlâ temel seviyede. Yetişkin biri de hem fiziksel hem de duygusal açlık çeker. Üstelik artık ağlayıp yardım cagiramaz. Utanç ve toplum baskısı yüklenmiştir sisteme büyüme aşamasında çoktan. İhtiyaçlarını kendin karşılamak zorundasın artık seve seve veya söve söve.
Yaşayanlar var ama milyonda bir falan sayıları. Ayrıca hem fizik hem de zihin olarak iyi durumda olmak gerekiyor ki kimseye ihtiyaç duymadan yaşamaya devam edebilesin.
Uyku önemli. Kim veya ne uykunla arana giriyorsa bıçak gibi kes onları..
Dün gece tam uykuya geçicem yaşımın ilerliyor oluşu ve öleceğim gerçeği tüm bedenimi sardı dehşete kapıldım. Yine de kendimi yatıştırıp uyumayı başardım.
Şimdi düşününce komik geliyor bu varoluşsal sancı. Ben çocukken ve yetişkin olunca defalarca hayatımı sonlandırmayı düşünüp hatta başarısız denemeler yapmış insanım. Fazla mı sevmeye başladım hayatı ne?
Tüm korku, stres ve kaygılarımın hakkından geldim. Şimdi de bu varoluşsal sancı mı çıktı ortaya?
Hiç bitmeyecek değil mi bu mücadele? Daima bir şeyler çıkacak insanı yoracak ve zorlayacak olan. Biz bir şeyleri aştıkça daha büyük şeyler çıkacak önümüze.
Ama bu defa öncekilerin aksine belirsizlik değil belirlilik var 😂 Ölüm gerçek ve evet her gün ona adım adım yaklaşıyoruz..
Ölüm endişesi ve korkusunu yenmek zor... Buna rağmen başarmışsan uyumayı helal olsun... Ve seni tebrik ediyorum...
Bu bulunduğun ortama uyum sağlama yeteneği ya da tersi bulunduğun ortamı kendine uyarlaman ... Hepimizin başarısız denemeleri olmuştur iyi ki olmuş diyorum yoksa bu kadar fikirsel çeşitliliğe ulaşamayacaktım... Bence iyi ki varsın... Sevebilmek bu hayatı, yaşamayı bence cokta kötü değil... Herşeyin bir aldatmacadan ibaret olduğunu bilerek...
E beyin boş durmayı sevmiyor kuziş yani onun etkisi cok ehehe
Yok o mücadele insanın doğasından geliyor...
Öyle... Ama bu seni umutsuzluğa götürmemeli yaşarken kıymet bilmeli değer verdiklerinin... Son değil benim için... Sadece zamansızlığa yolculuk...
Zihnimiz acı çekmiyor zaten. Olan bedene oluyor. Zihnimiz bombanın pimini çekip bedenin içine bırakıyor 😂
Ben de zihnimle baş edebilmek için bedenimi bir araç gibi kullanıyorum. Bedenimde alevlenen sancı ve kaygıları yine bedenimde söndürüyorum. Başarılı olursam uyuyorum. Uyuyamazsam başarısız oldum demektir. Başarısız olursam pes etmiyorum. Yeni yöntemler buluyorum denenmiş. Bulamazsam kendim geliştiriyorum 🥳
Biliyorum demek bana biraz şey gibi geliyor... tam anlatamasamda, sanki o yollardan geçmiş gibi ve başarıya ulaşmış gibi bunun için "inanmak "deyimini kullanıyorum
Kendinle ilgili düşüncelerin, isteklerin zaman içinde değişse de benimle ilgili olanlar beni ilk tanıdığın zamanki gibi. Yine aynı iyilik ve nahiflik hakim senin tarafında bana karşı. Bu durum bilimsel bir veri gibi cepte. O yüzden rahatlıkla ben senin kalbini biliyorum. Kelimelerine takılmıyorum diyebilirim 🥳 Hatta ben de o kelimeleri olabildiğince etkili şekilde kullanmaya çalışıyorum 😀
Uyku problemin kendinden kaynaklanıyorsa kendine de aynı tarifeyi uygula. Tam uyuman gerekirken hücum edince pusuda bekleyenler şimdi değil, sonra ilgilenicem sizlerle şimdi dinlenmeliyim de o düşüncelere.
Evet kendimle ilgili düşüncelerim çok değişmiş olabilir bunun farkında olmasamda... Hakediyorsun ki sana karşı öyleyim kuzen... Naif olma ve iyiliği kabul etmesemde zarar verme gibi bir düşüncem yok diyeyim...
Ben teşekkür ederim hatalı kullandığım kelimelerimi görmezden geldiğin için...
Benden kaynaklı uyku problemim pek cok şey üst üste geliyor... Bunu düşünüyorum.. yani ertelemeyi bakalım zaman neyi gösterecek
Adamlık erkeklere has bir tabir değildir. Kadınlar için de kullanılabilir. Mesela ben buradaki çoğu erkekten daha fazla adamım diyebilirim rahatlıkla 😂
Adam" kelimesi, İbrahimi dinlerdeki ilk insan olan Âdem isminden türemiştir. Tarihsel olarak bu kelime "insan soyu" anlamında kullanıldığı için, eski metinlerde kadını da kapsayacak şekilde "insan" yerine "adam" denildiği görülür.
Bakma sen bu erkeklerin her şeyi kendine yonttuğuna 😂
Sjdbsb evet şimdi daha mantıklı oldu... Burdaki bazı erkeklerden daha adam olduğun konusunda hemfikiriz : )
Bunu hiç bilmiyorum yani o konuda cok fazla bilgi dolaşıyor... Tür olarak kabul edilirse sorun , kabul edilmese sorun ondan dolayı... Homo sapiens ilk türleri yani akıllı insan (lar) ise bilemiyorum.. ama Kuranı kerimde tekil ve çoğul olarak kullanıldığı yerler var...
Kuran var bir de onu tefsir edenler var. Kuran'da hangi bağlamda kullanıldığına ve Arapça kökenine bakmak lazım. Ben bu erkeklerin yaptığı tefsire de güvenmiyorum 😂
Sen de karşıt cinsimsin ama cinsiyetim üzerinden beni vurmaya çalışmıyorsun veya erkek olduğun için kendini haklı/ üstün görmüyorsun.
Mesela dün bir soruda gördüm. Soran kız yarı çıplak erkekler neden açık kızlara laf ediyor tarzında sormuş.
Bir tane pembeli de erkeğin avret yeri sadece göbek deliği ve diz kapakları arası kadınınki öyle değil diye kendince yargı dağıtmış.
Göbek deliği ve diz kapağı arası.. Bu ilk insanların elde mızrak götte yaprak haliyle ne kadar da uyumlu değil mi?
Yani erkek sadece pipisini kapatsa yeterli oluyor ama kadının saçı, sesi, kirpiği dahi o saçlardan yılanların asılmasına sebep oluyor rivayetlere göre..
Nerede kaldı adalet? Akıl akıl sen bu kadınlara takıl. Umarım pembe hesap kullanan erkektir. Hemcinslerimin bu kadar eksik zekalı olduğunu düşünmek ciddi anlamda canımı sıkıyor..
Normalde olması gereken kimsenin kendisini üstün ya da alçak görmemesi... Herkesin eşit olmadığı bu dünyada , insani olarak başka birinden büyük ya da küçük olmadığımızı bilmemizdir belkide esas olması gereken lakin bazen para , çıkarlar , akıl zeka , erkeklik iç güdüsü , kadınlarda ise farklı bişi buna engel oluyor... Olmuyor o denkliği bir türlü sağlayamıyoruz... Ruh Hedefi şaşırsaydı sokakta ve dilenen biz olurduk ve kralda tabiki... Ama o eşitlik kavramını insanlar yitirdi bizde etkilendik bundan tabiki...
Şu çıplaklık konusunda da saçma fikrimi belirtim : ) ... esasen herkes ne giyeceği konusunda özgür ve ne giyeceğini bilir amma iş bir taraflarını göstermekse , kendini sözsel olarakta savunabilmeli bunu belirten kişi... ben cok samimi bulmuyorum yok şu laf attı bu laf attı tarzı şeyleri... Yapıyorlar mı yapıyor bazı erkekler bunada karşıyım... ama bazı şeyler karşılıklıdır... Herkes Kendine ne yakıştırıyorsa onu giyer...
Şu avret yeri konusunda yorumda bulunamam doğrusu ne bilmiyorum ama dediğinde haklısın yani... Çok uyumlu ama elde mızrak cümlesini okuyunca istemsiz güldüm... eheheh
Hemcisleriminde bundan aşağı kalır yanı yok ama napmak lazım bilemiyorum... Sıkma canını be dua etmek lazım bu insanlardan sakınmak lazım...
Ne demiştik? Memeli, doğal olarak duygusal canlılarız. Birinin bize ne söylediğinden ziyade bize ve başkalarına neyi nasıl söylediği belirliyor etki oranını.
Bazı şeyleri anlamaya başlayınca çorap söküğü gibi geliyor devamı. Hemen arkasındaki şifreleri çözebiliyorsun. Bunu ilk yapan ben değilim ama bir avuç kadından biriyim o kesin..
Örneğin, A'râf Suresi 46. ayette veya Nûr Suresi 37. ayette geçen ve "birtakım adamlar" diye çevrilen ifadelerin, cinsiyetten ziyade "şahsiyet ve erdem sahibi insanlar" (kadın-erkek fark etmeksizin) kastettiği, modern İslam hukukçuları tarafından sıkça vurgulanır. Yani Kur'an'ın özündeki "adamlık", bir cinsiyet değil şahsiyet meselesidir.
2. Erkek Egemen Tefsir (Androsentrik) Eleştirisi"Erkeklerin yaptığı tefsirlere güvenmiyorum" eleştiriniz tarihsel bir gerçeğe dayanıyor. İslam dünyasında yüzyıllar boyunca tefsir, fıkıh ve hadis otoritelerinin ezici çoğunluğu erkeklerden oluşmuştur. Kültürel Yansıma: Bu müfessirler (tefsir yapanlar), ayetleri yorumlarken ister istemez yaşadıkları dönemin (Emevi, Abbasi veya Osmanlı dönemi gibi) ataerkil kültürünü, geleneklerini ve kadına bakış açısını "dinî hüküm" gibi metne yansıtmışlardır.
Kadın Teologların Doğuşu: Günümüzde * Wadud, Fatema Mernissi, Hidayet Şefkatli Tuksal gibi kadın İslam akademisyenleri, Kur'an'ı "kadın merkezli" veya "eşitlikçi" bir gözle yeniden yorumluyorlar. Bu çalışmalar, erkek müfessirlerin ayetlerin ardındaki adaleti nasıl gölgelediğini açıkça ortaya koyuyor.
3. Avret Yeri ve "Mızraklı/Yapraklı Dönem" BenzetmenizErkeğin avret yerini sadece "göbek ile diz kapağı arası" olarak sınırlayan yaklaşım, Kur'an'ın doğrudan bir ayeti değil, fıkıh mezheplerinin (erkek hukukçuların) hadis yorumlarına dayanarak yaptıkları çıkarımlardır.
İpucu bulmak lazım bunun için ve kimi zaman bu bulma süreci sancılı oluyor... Corap söküğü olabilmesi için...
Sen adamsın adam kuziş 🙏...
Yani bunun etkisi var evet ister istemez... Kopyala yapıştırın cok olduğu bu dönemde, geçmişte yapılanlar daha net anlaşılıyor..
Çıkarımlar ciddi bir bilgi birikimi gerektiriyor ve eğer bu ilk söylediğimizle meydana geliyorsa zincirleme reaksiyon olcaktır... Ne diyorlar kelbek etkisi...
Hidayet hanım kitabını yazmış bu işin gerçek anlamda helal olsun 🤩 Annemden bir yaş küçük 😀
Hidayet Şefkatli Tuksal’ın yazdığı Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri kitabı, Türkiye'de İslami feminizm ve hadis eleştirisi dendiğinde akla gelen en sarsıcı, en rasyonel akademik çalışmalardan biridir. Kitabın temel tezi şudur: Kadını aşağılayan, eksik gören söylemler İslam'ın özünde (Kur'an'da) yoktur; bunlar binlerce yıllık ataerkil kültürün hadis rivayetlerine sızıp "dinleşmesi" sonucu oluşmuştur. Yazar, kitapta tam da sizin sitem ettiğiniz o "mantık dışı" ve "adaletsiz" argümanları 4 ana başlık altında lime lime ediyor.
Kitabın Özeti ve Ana MesajıTuksal diyor ki: “İslam evrenseldir ama geleneğin ürettiği fıkıh tarihseldir. Bin yıl önceki bir erkeğin kadına bakış açısı, bugün bizim dinimiz olamaz.” Kitap, samimi bir Müslüman kadının "Allah adaletsiz olamaz, o halde bu yorumlarda bir hata var" diyerek çıktığı muazzam bir adalet arayışıdır.
Helal olsun gerçekten... Bilinen "yanlış doğruların" kanıtlanıp bir temele dayandırılması zordur... Emek gerektirir ki içeriği ne kadar ayrantısal bilmiyorum... Fakat hassas konular olduğu için dikkat gerekiyor... Tepki muhakkak oluşacaktır çünki birilerinin ekmeğine acı biber sürmek her yiğidin harcı değildir... Ehehe
Fakat şunada dikkat etmek lazım ... İnternette , gerçekte çok fazla bilgi kirliliği var..." Arada az bilinen doğrularda kaymasın " diye cok dikkat etmek gerekir... Diye düşünmekteyim örnekleyemesemde...
Tepki muhakkak oluşur. Yeni nesil ve feminist ilahiyatçı Fatih Ergenekon 'dan bahsetmiştim sana. Başta babası savaş açtı oğluna o da hocaymış. Bir de ölüm tehditleri alıyormuş. Tefsir üzerine de çalışmalara başladığını söylemişti. Merak ve sabırla onun yazmasını bekliyorum ben. Onun mantık ve düşünce yapısını da çok beğeniyorum.
Tabi ki güzel işler yapan ve adalet arayışında olan Hidayet hanım gibileri de gösterdikleri özveri sebepli takdir etmeden olmaz 🙏
Farklı zamanlarda, farklı yerlerde, farklı koşullarda yaşarken düşünce olarak aynı noktada buluşmak hayatın güzel bir cilvesi. Bugün bu konuyu araştırırken kendisinden ve yaptığı işlerden haberim oldu. İyi ki de oldu 🤩
Hıhı evet bahsetmiştin bir kaç videosunu izlemiştim (kısa) .. Baba niye savaş açımış yav skdbns ne mantıksız insanlar var... doğruyu bizden daha iyi bilen birisi ise şayet arkasında durması lazım dı diye düşünüyorum...
Babayla oğlunun arasına girenler, nifak tohumu ekenler vardı bizzat sosyal medyada denk geldim. Oğlunun başarısını mı kıskandı yoksa kendi inanç sistemi sarsıldı diye mi düşman oldu bilinmez.
Aaaaaa kedi seven kız sen misin merhaba nasılsın ... Aslında profil hiç yabancı gelmedi ama insanlar yanlış anlamaya müsait olduğundan cesaret edip sen şu musun diyemedim ehehe
Kalpte olmak, sevilen kişinin ebediyetinde olmak demektir; zihinde olmak ise diğerinin anısında kalmak demektir. Çok az insan bir kişiyi hem kalbinde hem de zihninde tutmayı başarır, çünkü aksi takdirde içlerinde çok derin bir ateş yanar. Bence saf ve ebedi aşka giden tek gerçekten sağlıklı yol, ruhla bağlantı kurarak yaşamaya devam etmeyi ve madde ötesindeki sonsuz ve incelikli bir dünyada buluşma umuduyla ruhsal bir bağ kurmayı sağlayan manevi aşktır.
Kimi para uğruna , kimisi farklı şeyler uğruna feda ediyor herkes ihtiyacı karşılığında bişiler satıyor ya da feda ediyor... Kalp ve zihin konusunda dediklerinizde haklısınız elbet... Bir ruhla nasıl bağlantı kurulur.. yani karşıdaki kişinin ruhuna dokunmak mümkün mü ki , ruh konusunda bilgim yok...
Hımm bu güzel bir açıklama oldu ama sanırım tam anlamadım teşekkür ederim 🙏