Kız kardeşimin arkadaşı ve sevgilisi bize misafir geliyor "Sen makyaj yapmasan olur mu birlikte yaparız sonra demiş" kardeşime yarıldım jznejwnsjnwnsnsnns
Heryerde bir özgüven konusu almış başını gidiyor. Özgüven artık bir karakter özelliğinden ziyade, her derde deva olduğu sanılan sihirli bir toza dönüştü. Sanki sabahları iki ölçek "kendine inanma" şurubu içince dünyaya sana boyun eğecekmiş gibi bir hava estiriliyor. Gel bu balonun havasını biraz söndürelim: Ayna Karşısında Kendine Bağıranlar Derneği Modern kişisel gelişim safsatasına göre, sabahları aynaya bakıp "Ben bir aslanım, ben bir kazananım!" diye bağırmak seni bir anda dahi yapabiliyor. Bilgi birikimi sıfır, beceri yerlerde ama özgüven tavan. Sonuç? Ortaya çıkan şey bir başarı hikayesi değil, sadece "yüksek sesle konuşan bir cahil" oluyor. 2. Dunning-Kruger Etkisi: Bilgisizliğin Mutluluğu İnsanların "özgüven" sandığı şeyin çoğu aslında teknik tabiriyle Dunning-Kruger Etkisi'dir. Yani bir konu hakkında ne kadar az şey bilirsen, o konuda ne kadar "yeterli" olduğunla ilgili o kadar büyük bir yanılgıya düşersin. Gerçekten bilen adam kuşku duyar, tartar, "acaba?" der. Ama bizim "özgüvenli" kitlemiz, hiçbir fikri olmadığı konularda kürsüye çıkıp atom parçalayacakmış gibi konuşur. Özgüven Değil, "Narsisizm Lite" Bugün özgüven diye pazarlanan şeylerin çoğu aslında bildiğimiz narsisizmin diyet versiyonu. "Sen her şeyin en iyisine layıksın," "Kimseye ihtiyacın yok," "Sen bir yıldızsın." Hayır, değilsin. Çoğumuz istatistiksel olarak ortalamayız ve bu kötü bir şey değil. Ama bu "özgüven" tacirleri, insanları hata yapamaz olduklarına inandırarak onları sosyal birer canlı bombaya dönüştürüyor. Beceri mi, Cesaret mi? İnsanlar şunu anlamıyor: Beceriye dayanmayan özgüven, freni patlamış kamyon gibidir. Bir cerrahın "kendine çok güvenmesi" değil, elinin titrememesi ve anatomi bilmesi bizi kurtarır. Ama sorsan, herkes "enerjisini yükseltip" kapıları açacağını sanıyor. Kapıyı açan şey anahtardır (bilgidir), kapıya omuz atmak (özgüven) sadece omzunu incitmene yarar. Özetle... Özgüven, bir binanın temeli değil, olsa olsa dış cephe boyasıdır. Altında bilgi, tecrübe ve emek yoksa, ilk yağmurda akar gider; geriye de sadece o komik, ıslak ve şaşkın görüntü kalır. Sence de bu "özgüven patlaması" yaşayan tiplerin en büyük trajedisi, komik duruma düştüklerinin farkına varamayacak kadar kendilerine güvenmeleri değil mi? Ayrıca özgüvenle sevgililiğin ne alakası var. Özgüvenle mi seveceksin sevgilini, özgüvenle mi ilgi göstereceksin ona...
Şu cümleyi okuyunca direkt beynimde alarm çaldı: “Sen makyaj yapmasan olur mu?” 🚨😂 Bu özgüvensizlikten çok, kontrolcülük ve kıyas kafası kokuyor bence. Partnerinin başkalarıyla güzellik yarıştırması, “yanımda çok güzel olma” demeye getiriyor biraz.
Uzun vadede böyle biri yorabilir, sürekli kendini ayarlamak zorunda kalırsın. Sen sevgilinde özgüvenden çok hangi özelliğe takılırsın, ilk kırmızı çizgin ne olurdu? 💅🧠
Ya çokmkötü bu yaaa kıskanç eksik sorunlu biri... İçeri girdiğinde ondan başkasını gözğm görmiyceğünden emin olan kadın pahabiçilmezdir... güzelliği değil ilgisi ile ele geçirmişliği önemli