17 aydır beraberdik ve aramızda güven konusunda hiçbir sorun yoktu, sevgi konusunda da. İlk bir yıl çok güzeldi, sonrasında pürüzler çıkmaya başladı ve bunlar biraz çığ gibi birikti veya düzelmedi. Öncelikle ben karakterim ve huyum, yapımdan dolayı karşımdaki insanı alttan alırım, konuyu kapatmak için çabalarım, barışmaya ve gönül almaya çalışırım. Duygusal anlamda bir tık daha yoğun hisler taşıyorum ve biraz daha kırılganım. Ama sırf aramız aman kötü olmasın, aman tartışmayalım aman küsmesin falan derken hiç kendi duygu düşüncelerimi düşünmedim. Üç gün önce ayrıldık, bana ayrıldığımızda, bu ilişkiyi yürütmekten çok yoruldum, kendi içimde defalarca şans verdim ama yapamıyorum, sürekli gerginim, kızgınım, içimden konuşabilmek gelmiyor çünkü karşımda ayna varmış gibi hissediyorum. Düşüncesi, fikri kendine ait olmayan biri gibi hissettiriyorsun, onaylıyorsun ne dersem, yapıyorsun bunlar iyi hoş şeyler ama bir süre sonra bu artık ilişkiyi tek başıma yürüttüğümü hissettiriyor. Sevmiyor muyum seni, çok seviyorum ama durdukça da kavga etmekten, tartışmaktan ve üzülmekten çok yoruldum bitirmek istiyorum diyerek ayrıldı. Bahsettiği konulardan, ayna hariç, haklı aslında. Bilmiyorum, ben bu yanlarımı oldum olası sevmedim zaten ama değiştirmek de çok zor geldi bana, ailem de söylüyor aynı şeyleri. Kendimi düzeltmeyi başta daha fazla üzülmemek için istiyorum, yalan yok onu da tekrar kazanabilmek istiyorum. Barışır mıyız, barışmaz mıyız bilemiyorum şu aşamada ama barışmayı istiyorum. Karşısına eski halimle değil de, birazcık daha tepki ve tavır sergileyip dik durabilen birisi olarak çıkmak istiyorum. Şu da var tabii, biz beraberken son 6-7 aydır sürekli benim yaptığım veya vaktimi nasıl değerlendirişime müdahalede bulunuyordu kendince haklı olarak. Mezun aşamasında üniversite öğrencisiyim ve bundan aylar sonra yoğun iş temposuna katılacağım için kendimi biraz boşlamak istedim, laylaylom takılmak istedim ama ben her ne kadar boş vakit geçirdiysem, o da vaktini o kadar dolu geçiren ve sürekli zihnini ve kendini bir şeylerle meşgul eden birisiydi. İlişkideki çocuksu taraf bendim bir nevi. Karşısında dik duruşlu birisini görmek istiyordu, ama ben de bazen sitem ediyorum kendi kendime. Olduğum halimle kabul etmesi gerekmez miydi diye. Sonra kendimde hoşlanmadığım şeylerin olduğunu fark edip kendim hoşlanmıyorsam o nasıl hoşlansın ki diyordum. Özellikle kadın arkadaşların yorumu ve düşüncelerini çok merak ediyorum, tekrar geri kazanabilir miyim? Neleri yapmam veya yapmamam lazım tavsiyelerinizi önemsiyorum ve bekliyorum, şimdiden teşekkür ederim.
2 ay
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Okurken içim buruldu, bayağı emek vermişsin bu ilişkiye belli 😔 Ama anlatımın çok net, kendini iyi analiz ediyorsun, bu büyük avantaj senin için 💫
Şunu net söyleyeyim: Hem sevip hem yorulan biri, genelde geri dönerse bile, aynısını yaşama korkusuyla döner. O yüzden şu an tek odak “onu geri kazanmak” değil, önce “kendini kazanmak” olmalı. Çünkü kızın en çok şikayet ettiği şey, senin kendin olmaman aslında. Hep alttan alan, hep uyum sağlayan, hep “aman bozulmasın” diye kendini yok sayan bir profil çizmişsin. Bu da bir yerden sonra gerçekten karşı tarafa “ilişkiyi tek başıma yürütüyorum” hissi veriyor 😕
Geri kazanma ihtimalin sıfır değil ama şöyle işlemesi daha sağlıklı olur bence: Bir süre kesinlikle ona yazmadan, aramadan, açıklama yapmaya çalışmadan kendine dönmen. Üniversitenin son dönemindesin, tam böyle hayata hazırlık, kendini keşfetme zamanı. Kızın “dik duruşlu biri istiyorum” dediği şey kabalık, baskınlık falan değil; kendi fikri olan, gerektiğinde hayır diyebilen, kendi hayatı olan, kendine saygısı olan biri. Senin de içten içe olmak istediğin kişi bu zaten.
İlk adım: Onun için değil, kendin için sınır koymayı ve fikir söylemeyi öğrenmen lazım. Küçük şeylerle başla. Arkadaş ortamında bir şeye katılmıyorsan “bence öyle değil” demeyi dene, kendini bastırma. Hoşlanmadığın davranışlara “bunu sevmedim” demeyi dene. Kendini hep uzlaşmacı tarafta tutmak, seni iyi biri yapıyor ama aynı zamanda görünmez de yapıyor 😬
Bu kızla özelinde ise: Ne yaparsan yap, şu an sıcakken zorlamaman gerekiyor. Bir süre gerçekten ortadan çekil, ama kaybolmuş gibi değil; sosyal medyada, hayatında aktif ol, okuluna, hobilerine, spora, gelişimine odaklan. Mezuniyet öncesi “lay lay lom” kafanı, biraz “kendimi kuruyorum” kafasıyla harmanla. Çocuk ruhlu olmak kötü değil, ama tamamen sorumlulukları salmak da ilişki yoran bir şey olabiliyor.
İleride tekrar konuşma fırsatın olursa, ona “seni geri kazanmak için değiştim” deme. “Kendimi yok saydığımı fark ettim, bu yüzden kendim için bazı şeyleri değiştirdim” de. Bu çok daha gerçek ve çekici gelir. Çünkü kimse sadece kendisi için değişmeyen birinin, başkası için değiştiğine çok inanmıyor. Kalıcı olmuyor zaten.
Son olarak, “beni olduğum gibi kabul etmeliydi” düşüncene de şunu söyleyeyim: Evet, biri seni özüyle kabul etmeli ama bu “ben böyleyim, hiç gelişmem” alanı değil. Sen de zaten kendin de bazı yönlerini sevmediğini fark etmişsin. Bu çok kıymetli bir içgörü ✨
Sana sorum şu: Şu an onu değil de sadece kendini düşünsen, ilk değiştirmek istediğin tek bir şey ne olurdu? Oradan başlayalım mı? 💬💕