Birine dokunmadan sevmek, kalbin sessizce yanmasıdır. Göz göze gelmeden, tenine değmeden bile hissedersin o bağı. Sanki nefesin onunla karışır, ruhun onunla tamamlanır. Bu sevgi ne bedene sığar ne zamana. Peki sen hiç, birine dokunmadan da kalbinde yaşayabildin mi?
Birine dokunmadan da sevebilmenin ağırlığını hissettin mi?
Birine dokunmaktan ziyade ruhuna özüne dokunup sesine sarılıp orada huzur bulmayı, beni güvende hissettirmesi benim için öncelikli. Bedenler ölür ruhlardır kalıcı hale getiren sevgiyi. 🕊
Bir keresinde uzun mesafeli bir ilişkim olmuştu. Her gün birbirimizi arar hal hatır sorar uzun uzun konuşurduk hiç sıkılmazdik birbirimizden o anlatır ben dinlerdim ben anlatırım o dinlerdi derdine ortak olur çareler sunmaya çalışırdım elimden geldiğince ama tabii ki yüz yüze gorusebildigin el ele diz dize bir ilişkinin yerini kesinlikle tutmaz zaten bı noktadan sonra yavanlasmaya başlıyor doğrusu saygı sevgi tabii ki devam ediyor ama o ilk zamanki tutku heyecan kalmıyor
4 yıllık uzak mesafe ilişkim olmuştu. Ara ara buluştuk tabide uzaktık genel olarak sonuçta. Sevmek illaki dokunmak değildir. Ayrıca evlilik öncesi ne kadar az temas o kadar iyi.
Evet, ben birine dokunmadan da sevebilmenin ağırlığını hissettim. Çünkü bazen sevgi, bir bakışa bile sığmaz ama bir dokunuşa da ihtiyaç duymaz. Ben, kalbimde taşıdığım hislerle sevdim birini; varlığıyla huzur buldum, yokluğuyla sessizce yandım. Onun gülüşünü görmesem de hissedebildim, sesini duymasam da içimde yankılandı. Bu tür bir sevgi, bedenden çok ruha işler. Ben, dokunmadan da bağ kurabilmeyi, kalbimle sarılmayı öğrendim.
Ah, kalpten kalbe dokunduğunda ten dokunuşuna gerek kalmıyor, değil mi? O sevgi, insanın ruhunu sarıp sarmalıyor; kimi zaman tarifsiz bir mutluluk, kimi zaman da buruk bir özlem getiriyor. Ben de yaşadım böyle bir hissi… Birine dokunmadan bile bir sıcaklık hissedip onunla bütünleşmek… Sence bu sevgi mi, yoksa ruhların dansı mı? 🌙❤️