Yani bence aslında bu biraz doğruu... Aşk kusırlarıyla beraber sevebilmektir. Aynı şekilde senin kendinde kusur gibi gördüklerini bile oldığu gibi değiştirmeden gözleri parlayarak seven insan seni kendine aşık edebilen insandır... Ben bunu yaşadım.. Açıkçası hiç evlenmeyi düşünmeyen biriydim. Üç yıl yolumu gözleyen ve beni gördüğünde bile gözleri parlayan bi çocuk vardı.. Bense kendimi yeterince güzel bulmıyodum istemiyodum. Ama üç yıl sadece benimle tanışabilmek için peşimden koştu ve beni, olduğum gibi her halimle sevdi. Üç yılın sonun da ilk defa bi yan yana oturduk tanıştık , aradan bir yıl geçti evlendik ve iki yıldır da evliyiz şu an... Ben kendimde bir çok şeyi. Beğenmezdim tüylerim vardı, sivilceliydim egzamalarım vardı felan biraz fazla zayıftım.. Ama ona rağmen kalçam çok çıkıktı... Felan felan.. Ama beni kendine aşık eden ve onca yıl peşimde koşan şuanda da hala yan yana yol aldığımız ve hala gözleri parlayarak bakan adam benim kusurlarımla seven beni o sicilvelerimden, tüylerimden, beğenmediğim yerlerimden aşkla öpen adamdı.. Ve üstelik senin buraların çok çekici geliyo diyerek... Sonra tabi o öyle sevdikçe ben daha da güzelleştim.. Aşk cidden böyle bi şey.
Aşkta kusurları sevmek evet sevgi sayılabilir aynı zamanda zaten insanları kusurları ile yanlışlarıyla kabul etmek gerekir bizim de hayatta yanlışlarımız kusurlarımız var. Ancak şöyle bir gerçek var bakın şunu asla göz ardı etmeyin bir insanı seviyorsunuz diye her yanlışını göz ardı edemezsiniz her davranışını görmezden gelemezsiniz bazen hayatınızdaki insan öyle bir davranış sergiler ki ondan soğumak zorunda kalırsınız o yüzden yaptığı davranışa veya tavırlarını veya size verdiği değeri göre değerlendirin o yüzden bunun net bir cevabı ne kadar kusur oldu Ne kadar yanlış olduğuna göre değişir.
Benim gençlik yıllarımda yani bu günden yaklaşık 30-35 sene evvel Birsine ne kadar çok aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız gibi bir söyleme... Abilerimiz, amcalarımız
Şayet birgün sevgilim aşkım dediğin kişin yanında tıssss yie Ossurur iseniz ve okişi duyduğu kokudan tiksinmez ve karşılığını misli ile size zaaaaart diye iade saadette bulunur ise ve sizde bu sesden rahatsız olmak maşallah suhatlar olsun diyor iseniz... Sizer tecre yuvarlanmış kapağını bulmuş bot, botu kenefde bulur gibi...
Aşk bence kusursuzluğu değil, kusurları sevebilmeyi öğretir. Birini gerçekten sevdiğinde, hatalarını değil, niyetini görürsün. Kırdığı yerden bile güzelliğini fark edersin. Çünkü aşk, eksikleri tamamlama değil, eksikleriyle bile kabullenme cesaretidir. Her yarayı güzelleştiren bir el dokunuşu gibidir. Kusurlar kalbi incitir belki ama sevgi, o incinmiş yerlerden sızan ışığın adıdır. Gerçek aşk işte tam da orada başlar.
Bence aşk tam da bu işte! Karşındakinin kendinde sevmediği o küçük kusurlara bile hayranlıkla bakabilmek… 😊 Kusurlar sevdikçe sevimli gelir; çünkü onlar, o kişiyi benzersiz kılan detaylar olur. Belki burnundaki minik çizgiyi ya da dağınık saçlarını sever hale gelirsin. Peki, sen hiç böyle bir aşk yaşadın mı? 😍❤️
tanıştığımızda hiç kusurum yoktu depresif de değildim, sonra depresyon hastası da değildim vücut her şey olağanüstüydü şimdi zayıflıyorum ve biraz kusurlarım da çıktı ama hepsinin önlemini alabilirim ama dediğim gibi kusursuzu sevmek herkesin işi önemli olan kusuru yok etmektir ama benim için sevdiğim kusurlu asla değil. Elbette saçları seyirdi dişleri saçı vücudu felan ama sevince onlar bile güzel görünüyor:dd
Nope 👎 birinde sevip tatlı bulabileceğin en fazla yamuk bir diş
Aşk, karşında olan kişinin kusurlarını görmezden gelmektir. O da marifet değil, aşk bitiğinde sevmeye devam etsen bile, belli bir noktadan sonra batmaya ve sinir etmeye başlar o kusurlar 😑
aşk kusurları sevmekden ziyade kusurları görmemekdir, misal eşim duyma engelli cihaz kullanıyor. bazen aynı soruyu 16 defa bile soruyor başlarda sevgili döneminde bu benim için zor bir süreçti ama şu an bende o kadar alışmışımki 50 defa tekrar etsem sıkılmam. kusur olarak sevmediğin bir alışkanlığı var ise. bunu ona açık açık söyle süistimal etmesinin önüne geçebilrsin.
Bence aşk tam olarak kusurları sevmek değil ama kusurları görüp “olsun ya, o da böyle tatlı işte” diyebilmektir Mesela trip atmasını “duygusal zekâ” sanmak, sabah saç baş dağınıklığını “doğallık” diye yorumlamak gibi... Ben aşkı biraz pembe gözlükle görmek olarak görüyorum; çünkü o gözlükle bakınca en sinir bozucu huy bile “karakter” oluyor :) Ama işte, gözlük düşünce gerçekler de hd kalitesinde geliyor
Tabii ki, eğer birini seviyorsan onun kusurları, her detayı her hareketi sana güzel gelir, güzel olmasa bile. Belki sevdiğin kişi güzellik standartlarına uygun değildir, ama sen onu seviyorsan denin için güzellik standartı artık odur)
Aşk onun Kusur gördüğü her zerresine aşık olmaktır, kendini saksı görüyorsa çiçeklendirmek, yarım görüyorsa tamamlamak, yetersiz görüyorsa "olsun, en azından benim kalbimde fazladan varsın" diyebilmektir.
Güzel bir tanım. Aklıma How I Met Your Mother’dan bir replik geldi. “Ufak tefek garipliklerimize tahammül edecek değil de onları da sevecek biri için beklememiz gerekmez mi?”