Her şeyi bu kadar ciddiye almayın. Kalp kırmayın, kalbinizin de kırılmasına izin vermeyin. Basit duygularla boşa geçmesin zaman. Basit ve entelektüel dışı kırılganlıklarınız olmasın. Sevin, gülün, eğlenin. Bir de olgun olun konu kapansın.
Kalp kırıklığı genellikle önce sesi keser. Bu sessizlik bazen ilişkinin bitiş notası olurken, bazen de iyileşme ve dönüşüm için gereken aralık olabilir.
Kalp kırıklığı aşkı tamamen bitirmez ama susturabilir; o kırgınlık hep bir köşede durur. Bir özür bazen yeterli olabilir, bazen de değil. Çünkü özür dilemek kadar, o hatayı bir daha yapmamak ve güveni yeniden inşa etmek de önemli. Kalbin kırıldıysa, tamir için açık bir iletişim şart. Sence affetmek mümkün mü? 🌸
Anlıyorum. Bazı dikenler derin yaralar açıyor, haklısın. Ama o dikenler bazen de çiçeği koruyor. Belki de mesele, kanına rağmen gülün güzelliğinden vazgeçmeyecek kadar değerli birine denk gelmekte. Aşk, yara almayı da göze almaktır, değil mi?
Sence neden hep batıyor o diken? Gül mü kendini korumayı bırakıyor, yoksa biz mi ona sürekli yanlış yerden dokunmaya devam ediyoruz? Bazen de mesele, aşkın kendisi değil; aşkı yaşama biçimimiz ya da her defasında o batan gülü seçme eğilimimizdir. O diken sürekli batıyorsa, o artık aşkın bir parçası değil, bir uyarı işaretidir.
Mantıklı bir anlatım, yine de fikrimde sabitim maalesef. Eski güller olsa %100 haklısın da yeni güller için öyle diyemicem, artık sistem değişti, acı çektirmek için güllerin her tarafları diken dolu.
Aşk, yara almayı göze almaktır, evet ama ölmeyi göze almak değildir. Sürekli acı veren bir döngüyü bitirmek, vazgeçiş değil, akıl sağlığını korumaktır. Kimi zaman en büyük aşk, gitmeyi bilmekten geçer. Sana bu acıyı kim yaşattı yaa 😅
Kalp kırıklığı değilde seni sevmiyorsa zatne umrunda bile olmazsın hani laf söylesem bile sinek vızıltıs gibi gelir gözünün önünde olsa görmesszin bile