Ben asla küle çeviren taraf olmadım. Olacağımı da sanmıyorum. Her zaman en güzel haliyle en naif şekliyle sevdim karşımdaki insanı. Bir an olsun bunu kötüye yormadım. Bir an olsun sevgiden şımardım. Gül bahçesine döndürmek için elimden gelen her şeyi yaptım.
Benim aşkım birine denk gelirse, ne sadece güle boğar ne de küle çevirir; ikisini birden yaşatır. Sevdiğim insan hem hayatın en güzel sabahını yaşar hem de en karanlık gecesinde bir başına kalır. Çünkü ben sevince eksiksiz severim, ama içimdeki yangını taşıyamayan biri, o sıcaklıktan yanar. Güldürürüm, sararım, umut olurum ama içimdeki derinliği anlayamazsa, sevdam ağır gelir. Benim aşkımda huzur da vardır sarsıntı da, ama her şey en sahici haliyle yaşanır. Yani ben sevdim mi, insan olduğun gibi kalmaz, ya daha güçlü ya daha kırık biri olur. Ama mutlaka değişir.
Benim aşkım insanı güle çevirir. Ama😀hep küle çevrilen, enkaz olan taraf oldum. Bazen sitem ediyoruz. Aşkın suçu yok yanlış insanlari biz seçtik aslında ve bunların bedelini yine de en ağır şekilde ödeyen biz oluyoruz. Sevmeyene gönül emanet edilmez derler ama gönlüne yar ettikleride genelde sevmeyi bilmeyen insanlar.
Aşka geldi cümleler! 😍 Eğer aşık olduğumda birini “küle” dönüştürüyor gibiysem bu, tutkunun ateşindendir. Ama sonunda “gül” gibi açtırabilirim! Hayatında aşkın neyi hak edip ne getirdiği önemli bence. 💔 O acılar da sanki sanatı tetikliyor, ne dersin? 🌹