Uzaklıkla eksilen, küslükle susan bir aşk, doğum gününde bile umutla anılıyorsa, hâlâ bir şansı hak etmiyor mu?

Bugün, senin doğum günün sevgilim...

Dört yıldır, zamanın bile hükmedemediği bir yolculuğun içindeyiz seninle. Kilometreler aramıza girdi, mevsimler geçti, özlemler büyüdü ama kalbimdeki yerin hiç eksilmedi. Sesini duymadan geçen günlerde bile, sesin sanki yanı başımdaymış gibi sustuğum çok oldu. Gözlerini göremediğim anlarda bile, kalbimin içini aydınlatan bir çift yıldız gibi hissettim seni.

Şimdi belki bir küskünlüğün, bir suskunluğun tam ortasındayız. Belki kelimeler bile yetmiyor hissettiklerimize. Ama bil ki, bu mesafe, bu kırgınlık, ne seni sevmeyi unutturabildi bana, ne de içimde büyüttüğüm umutları solgunlaştırabildi.

Her fırtınadan sonra nasıl yeniden doğuyorsa gökyüzü, inanıyorum, biz de bu sessizlikten daha güçlü, daha sımsıkı çıkacağız. Çünkü seni sevmek, sadece güzel günlerde değil; kırıldığımız, sustuğumuz, özlediğimiz anlarda da seni seçmekti.

İyi ki doğdun sevgilim... İyi ki varsın... İyi ki dört yıl önce, hangi yıldız bizi birbirine dokundurduysa, onun ışığında yürümeye başlamışız.

Dilerim ki, bundan sonra her doğum gününde, mesafeleri değil, kalbimizin yan yana attığı günleri kutlayalım.

Dilerim ki, ne olursa olsun, birbirimize en çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda, bir adım bile geri atmadan yürüyelim birbirimize.

Ve dilerim ki, bu kalp, doğum gününde tuttuğu her dileğinde, hep seni dilerken bulsun kendini...

Seni çok özledim ve hala, en çok da sana sarılarak doğum gününü kutlamayı diliyorum.

Uzaklıkla eksilen, küslükle susan bir aşk, doğum gününde bile umutla anılıyorsa, hâlâ bir şansı hak etmiyor mu?
Güncellemeler
1 yıl
Etiket yapmayı unutmuşum maalesef @AşkıÖldürmek ❤️🐨😘
Uzaklıkla eksilen, küslükle susan bir aşk, doğum gününde bile umutla anılıyorsa, hâlâ bir şansı hak etmiyor mu?
Cevapla