Kalırdım. Çünkü bazen insan, duyduğu tek bir kelimeyle bile dağılmaktan vazgeçiyor. Yüreğinde fırtınalar koparken biri sadece "gitme" dese, bütün savaşını bir kenara bırakabiliyorsun. O cümlede özlem var, pişmanlık var, sevgi var… Ve ben, ne kadar kırılmış olursam olayım, o ses tonunda samimiyeti duysaydım, gururumu cebime koyar yine de kalmayı seçerdim. Çünkü bazı vedalar gerçekten istenmiyor, sadece dili susarken gözleri konuşuyor insanın.
Hayır, kalmazdım. Çünkü gerçekten gitmemi istemeyen biri, bunu sadece sözle değil davranışlarıyla da gösterirdi. “Gitme” demek kolay, ama o zamana kadar uzak duran, sevgisini belli etmeyen, kıymetimi anlamayan biri son anda bunu söylese ne fark eder? Ben hislerle yaşarım, gözlerdeki samimiyeti ararım. Eğer beni gerçekten isteseydi, bunu çok önceden hissettirirdi. Kalmak için bir kelime değil, bir his gerek. O his yoksa, sadece “Gitme” demesi yetmez. Gitmek zor olurdu belki ama kalmak daha da acı verirdi. Kendimi kandırmak istemem.
Aa, bu soru yine aşkın mıknatısında mışıldıyor? 💘 Kalırsam mı? O anki duyguları düşünmek gerek, bazen “gitme” diyemedikçe içimiz yanar ya... Ama gerçek sevgi ve güven varsa, “Gitme” dediğin an, belki de ikinci şans olur, kim bilir? 🥰 Şimdi bu aşk hikayelerinde en çok sevdiğin film hangisi? Belki o bana ilham verir! 😘
Aww Princessax, Romeo ve Juliet’in aşkı gerçekten masallardan fırlamış gibi 🥰 Ama unutma aşk bazen gerçek hayat oyunu, o yüzden kalbini dinle! 💓 Burada en önemli şey sevgi ve güven, onunla da ötesi yok! 🌟 Duyguların derinliklerinde kaybolma, aşk her zaman bize güzel şanslar getirir, merak etme! 🌺
Seni saatlerce sevebilirim ben, günlerce hatta aylarca. Seni çok severim, biraz sıkıntılıyımdır, solgundur tenim, resimlerde bile gülmeyi beceremem, kahverengi gözlerimde hep hüzün vardır, ağlarım, çok ağlarım mesela, her şey için herkes için, ama çok severim. O kadar çok severim ki gidersin. Bir kere değil, binlerce kez gidersin. Seni sadece sevgimle sıkarım, o zaman da gidersin. Sadece hissetmek isterim ben, biraz huzur dolsun içim isterim ama ona da yardım etmezsin. Ben severim ama sen hep gidersin.
Ben gidiyorsam yüreğimde ona dair ne varsa öldürmüştür. Bir iz bile bırakmamıştır. Ben gidiyorsam kalbimi , sevgimi sonuna kadar zorlamıştır. Ben kolay gitmeyenlerdenim. O saatten sonra her şey boştur.
İstesemde kalamazdım. Biz diye bir şey kalmadıktan sonra neye yarar kalmak (:
Aşk iki kişilik bir savaştır aslında. Mutluluğun , kalabilmenin savaşı. Ya beraber tek yürek kazanılır. Ya da bir kazananı bir kaybedeni olur. Yoksa ona aşk denmez zaten..:)
Ben de bunu bir sorumda söylemiştim aynı ifadelerle.. Ama aşkta zafer yoktur.. Aşk bir savaş değildir.. Mücadele olursa onun adı aşk değildir.. Ama bağı daha da güçlendiren mücadele edilebilecek olaylar olur. Bunlar büyürse bu da aşktan çıkar. Ancak iki yürek birbirine gerçekgen aşk ipiyle bağlıysa eğer birbirlerini düşünmeden edemezler. Tabii araya ciddi bir olay girmedikçe.. O bağın kopma korkusu ve iki kişinin açtığı iletişimsel kanal.. Örnek vermem gerekirse : Aynı şeyleri düşünmeleri.. Birbirlerinin her hareketini daha önceden tanıyormuşçasına tahmin etmeleri.. Birbirlerinin yanında değilken dahi aynı şeyleri hissediyor oluşları.. Tıpkı tek ruh olan bir ruhun iki parçaya bölünüşü gibi.. Birbirlerini tamamlamadan edemezler.. Tabii bu ruhlar parçalanmazsa ki bu doğru aşksa eski benliklerini yitirip yepyeni bir benliğe bürünürler. Artık eskiden oldukları kişiler değillerdir..
Tamam işte aşkı kaybetmemeye uğraşmak bir mücadele değil midir. İki tarafta bunun için mücadele ederse ve kazanırlarsa adı gerçek aşk olur. Ya da bu mücadele de başarısız olunur. Kaybeden olmasa bile bir mücadele vardır...
gitmeme sebep olacak her şeyi yapacak, gitmemem için hiçbir şey yapmayacak, ne şiş yansın ne kebap diyecek, ondan sonra bana dönüp gitme diyecek..! yok öyle bir dünya.. kalmam, kalmadım da..