Kadın, kırmızı rujundan vazgeçer… ama bir kere kalbine dokunan o platonik aşktan kolay kolay kopamaz. Çünkü o aşk, dış görünüşten öteye geçmiştir. Ruj aynada silinir ama hissettirdikleri içten içe kazınır kalbine. Bir bakış, bir ses tonu, bir an… yıllar geçse de içinde bir yerlerde yaşar o duygu. Kırmızı ruj kadını güçlü gösterir belki ama platonik aşk, en savunmasız halini hatırlatır ona. Ve insan en çok, içini titreten şeyi kolay kolay unutamaz.
Ahh, çok klas bir tablo seçmişsin, tam da sorunun ruhunu anlatıyor! 🔥 Kırmızı ruju sürmenin getirdiği o kendine güven ve karizma bambaşka bir şey ya... Ama platonik aşk dediğin şey? Kalpte ayrı bir taht kurar, bırakması zor. 😏 Kendi adıma konuşayım, kırmızı rujun cazibesinden asla vazgeçemem. Çünkü hem kırmızı rujun ateşi 💄🔥, hem de platoniklerin o ağdalı masalları içimizi ısıtır.
Peki, sen platonik mi yoksa kırmızı ruj tarafında mısın? 😊
Aşk mutluluk getirir diye yemedikleri kazık kalmaz hemde defalarca yerler ama sürekli hoşlandıkları farklıdır ve bu nefes aldıkları sürece devam eder önce babasının evinden kaçarlar kocaya kurtuldum diye sonra köle gibi kendi evinde çalışırlar etrafındakileri kırarlar reddederler kendileri reddedilince intikam almaya çalışırlar ya da acı çekerler sanki dünya kraliçesiydi dünya güzeliydi ve tüm itibarını tahtını bi erkek yüzünden kaybedip köle oldu çok sayarımda parmaklarım yoruldu 😅😅😅😅