Eskiden insanlar daha zorluklar yaşamışlar, hatta görücü usulü ile evlenmişler, o zaman sevmek ne gezer, belki binde bir ihtimal... Ama ne olursa olsun evlilikleri bâki olmuş.
Peki şu an günümüzde ne eksik ki boşanmalar, yipranmalar artıyor?
Günümüz evlilikleri çıkmaza sokan, boşanmaya iten sebepler nelerdir?
Eski den insanlarda en azından hâyâ duyguları vardı. Bir Zamanlar mahallenin delikanlısı ve sevdiği kız vardı. Ama herkes bilir ve kimse de o kıza ilişmezdi. Ama şimdi nerde insanların ahlâkı o kadar bozuldu ki yengesine bile başka gözle bakıyor.
Günümüz dizileri artık Aşkı sevdayı öyle bir hale getirdiler ki Aşk-ı Memnuna döndü. Sadece örnek bi dizi. Daha da beterleri var.
Empoze ettikleri duygu tamamen cinsellik ve ahlâk yapısının bozulması.
Tek sebep bunlar değil elbette. Sosyal medya ve internet. İnsanlar eskiden yaşadığı bölgeden başka bir yer bilmezdi. Sadece kendi yöresini bilirdi. O yüzden güzellik göreceli idi. Çünkü etrafında ondan güzeli yoktu. Ama şimdi ise durum bambaşka. İşin içine kozmetik denen bir gizli düşman da girdi aramıza.
Kadınlar bakımlı olmayı yanlış anlayıp Boya Badana yapmaya başladılar. Bu durum da rekabete yol açtı diyelim tabiri caiz ise. Herkes biribirini kıyaslar oldu ve kıskanır oldu. Doğallık saflık maalesef öldü. Bunu da kapitalist bir sistem yaptı ve siz Kadınlar da buna razı oldunuz maalesef.
Beğenilme arzusu, fark edilme duygusu ve öz güven eksikliği sizi de değiştirdi. Ve tabii Erkekler de az değil. Güzel değil en güzeli arar oldu.
Güzellik bir yere kadar. Eğer güzellik bâki olsa idi bütün evlilikler devam ederdi. Bakın ünlülere sanatçılara. Bir çoğu ondan ona, burdan oraya top gibi sekiyorlar. Hatta evli bile değiller. Aslında ahlâksızlıklarını sevgiliyiz diye boyuyorlar.
Eskiden insan eşine razı gelirdi. En azından toplumda bir mahremiyet vardı. Kimsenin yüzüne bakmazdı insanlar. Tabiri caiz ise yüzü eğik gezerdi. Sadece ve sadece eşini görürdü. O yüzden onun için Eşi dünyanın en güzel Kadını idi
Ama şimdi böyle değiliz. Kadında Erkekte herkese bakıyor ve kıyas yapıyor.
Sen onun gibi değilsin diyerek, başkaları ile gizliden kıyas yaparak Eşimizden artık soğuyoruz. Kıyas yapmak çok tehlikelidir. Eşinize sadece şöyle yapsan böyle yapsan daha anlamlıdır.
Bu kıyas sadece huy olarak değil maddiyat olarak ta öyle. Siz eşinizi sürekli maddi olarak kıyaslar iseniz Eşinizde kendini sorgulamaya başlar ve yetersiz olduğunu hisseder. Eğer çalışıp çabalayıp yine aynı yerde ise Ona kusur bulmak eşinizi yaralar ve sizden soğumaya başlar.
Evlilik bir konfor alanı değildir. İyi günde olur kötü günde olur. Sen onu sevdiğin için ki evlendin yoksa parası için mi. Evlilik bir imtihandır. Eşin elinden gelen her şeyi yapıyor ve işler yine tersine gidiyorsa " ben her zaman senin yanındayım" demek onu daha çok mutlu eder. Doğrusu olan da budur.
Hiç bir zaman ben haklıyım demeyin. Evlilik unutmayın ki istişare iledir. Siz neden evlendiniz ve neden hir evde yaşıyorsunuz. Çünkü o ev ikinizin. O yüzden sorunlarınızı konuşarak çözeceksizin. Ev ile kararlar alırken de bu böyledir. Ben evin Reisiyim demekle evlilik yürümez. İki tarafta birbirini dinleyecek ve ortak karar alınacak. Konuşulması gereken yerde de elbette erkek hürmeten ilk sözü o soylemeli ve kararı da eşimle beraber aldık. Biz öyle uygun gördük demelidir. Böyle yapılmalı ki eşler birbirine bağlı olduklarını göstermelidirler.
Özelinizi, mahremiyetinizi kimseye anlatmayın. Sizde kalsın. Haset denen Ejderhanın uykusu çok hafif olur ve sonra zararı size dokunur.
Eşinizle hoşlanmadığınız huylarınızı uygun dille söyleyin ve hatta hoşnut olmadığınız Akraba ve insanları da belirtin ki o kişiler de Yuvanıza gelmesin ve sizi rahatsız etmesin. Haklı sebepler dahilinde. Dedim ya o ev tek kişiye ait değil yani ikinizin.
Öfke ve tartışmalardan kaçınınız. Zira bu şeytanın bir vesvesesidir. Böyle bir anda Erkek evden uzaklaşsın ve sonra gelsin. Çünkü öfke anında istenmeyen sözler ağzından çıkar karşı tarafın kalbini yaralar. Öfke dindiğinde gerekirse o konuyu açmayın.
O yüzden Evliliği baştan sona götüren tek şey diyalogtur. Birbirinizle konuşun ve zaman ayırın. Cep telefonu TV gerekirse uzak durun. Aranıza mesafeler koymayın. Muhabbet edin ve zaman ayırın yeter. Bir kadının istediği tek şey de bu aslında. Elbette Erkeğe de çok yüklenmek olmaz. Çalıştığı iş ağır ve sorumlulukları da fazla olabilir. Kadında o yüzden eşine biraz daha duyarlı olmalıdır ama Erkek te bu durumu istismar etmemelidir.
Eşinize güzel sözler söyleyin. Aşkım deyin, Sultanım deyin, Gözbebeğim deyin ama içinizden, yüreğinizden deyin. Bu eşinizin sizin önemsediği duygusu yaratır.
Eğer bir evde tek Erkek çalışıyorsa sakın Baskı kurmasın. Yani bu evi ben geçindiriyorum, ben ekmek getiriyorum, ben olmazsam çalışmazsam siz aç kalirsiniz sözleri sizi haklı konuma getirmez. Sen önceden çalışıyordun ama şimdi Eşin ve yuvan için çalışıyorsun. Sen çalışırken O da sana hayatını ve gençliğini veriyor unutma. Sen eşini baş tacı et ki o da sen çok sevsin. Sevmek kadar sevilmek çok daha güzeldir.
Kusurlarınızı sakın karşınızdaki insanın yüzüne söylemeyin. Hiç kimse dört dörtlük değildir. Erkek te aynıdır Kadında aynıdır. Bunlar bedeni kusur olabilir. Sen onun baştan sorgulamadan sevdin. O yüzden de kusurlarını görmeden de seveceksin. Çünkü sen onları önceden bilmiyordun. Neyi ve neye sevdiğine dikkat et.
Sebebi nedir. Bu tartışmalar boş mu dolu mu. Zaten tartışmak çok yanlış.
Eğer seni dinlemiyorsa ve kendini haklı göstermek için baskı kuruyor ve seni dinlemek istemiyorsa yapacağın tek şey ailesi ile konuşmak.
Sen durumu ilk önce kendi anne ve babanla konuş. Sonrada birlikte eşinin anne ve babasına anlat durumu. Açıkçası sadece Babasına anlatsan daha iyi olur. Çünkü erkekler babalarından çekinir ve gelinlerin severler.
Sen durumu iyice anlat Kayınpederine. O nasıl konuşulacağını bilir. Sonuçta sen de onun kızı sayılırsın ve seni de korumak zorunda.
Ancak böyle bir çözüm olabilir. Sen elinden geleni yap. Diyalog kurmaya çalış. Düzeltmek isteyen bir şekilde hatasını görür ve düzelir.
anlayışsızlığa yol açabilir. Zamanla bu durum, evlilikteki sorunların birikmesine ve çözümsüzlüğe neden olabilir.
Sadakatsizlik: Bir eşin sadakatsizlik yapması, güvenin büyük ölçüde zedelenmesine yol açabilir. Bu, evlilikte büyük bir krize ve çiftler arasında derin bir acıya neden olabilir.
Finansal sorunlar: Para konuları, birçok evlilikte çatışmalara yol açabilen önemli bir konudur. Finansal sorunlar, ekonomik güçlükler, maddi hırslar veya farklı harcama alışkanlıkları nedeniyle çiftler arasında sürtüşmelere ve çatışmalara yol açabilir.
Uyumsuzluk: Çiftler arasında uyumsuzluk, farklı değerler, hedefler, ilgi alanları veya yaşam tarzları gibi faktörlerden kaynaklanabilir. Uzun vadede, bu uyumsuzluklar, birlikteliği zorlaştırabilir ve evliliğin sona ermesine neden olabilir.
İlgisizlik ve duygusal kopukluk: Zamanla, çiftler arasındaki romantik ve duygusal bağlar zayıflayabilir. Eşler arasındaki ilgisizlik ve duygusal kopukluk, evlilikte mutsuzluğa ve sonunda boşanmaya yol açabilir.
Fiziksel veya psikolojik şiddet: Herhangi bir türde şiddetin varlığı, evliliğin sona ermesine kesinlikle neden olabilir. Fiziksel veya psikolojik şiddet, evlilikte güveni yok eder ve ciddi bir tehlike oluşturur.
Farklı yaşam değişiklikleri: Çiftler arasındaki farklı yaşam değişiklikleri, evliliğin sona ermesine yol açabilir. Örneğin, iş değişiklikleri, yer değişikliği veya çocuk sahibi olma gibi büyük yaşam olayları, çiftlerin ihtiyaçlarının ve hedeflerinin değişmesine neden olabilir.
Günümüz evliliklerimi çıkmaza sokan en büyük sebep beklentilerin yükselmesi ve ekonomik olarak bu beklentileri karşılayamamaktan kaynaklı... sosyal platformlarda bunun tuzu biberi oluyor... aldatmalar kolaylaştı bir tıkla ulaşılabilir hale geldi bununda etkisi büyük...
Herkes herşeyi yüzeysel düşünüyor. Kalbiyle, içten samimiyetle hareket eden yok. Herkes kibirli, kimse alttan almıyor. Anlayışsız, sabırsız insanlarla dolu etraf. Şükretmeyen, hâlden anlamayanla dolu.
Ben kendi tanıştığım konuştuğum kizlar nasip olmadı uzaklık mesafe maddi sebepler şimdi gorucu usulu nisanlandim edindiğim tecrübeleri söylemem gerekirse ayağınizi yorganıniza göre uzatın denginizi bulun ayrıca gorucu usulu evliliklerin birçoğunda boşanmalar görülmemiştir birde fazla aşık aşık usandırır derler evlenmeden once herseyi konuşup yaşayan insanların ömür boyu paylasacaklari bir şey kalmıyor en ufak şeyleri sorun edip evliliği bitiriyorlar...
cinsel yetersizlik, cinselliğin yok sayılması. gereksiz gerginlikler ve paranoyaklıklar daha kendi sorumluluklarını bilmeyen insanların evlenmesi bütün bunların sonucu.
Erken evlilik; hem yaşça hem de daha uzun süre birbirlerini tanımadan evlenmeleri. Empati, anlayış ve saygının olmaması. Eşlerin birbirlerine yeteri kadar tahammülünün olmaması.
Hepsi yapılır ama aşırıya kaçmadan herkesin o an en mutlu anı ama yazık verilen paralara... Sırf millet oynayacak, aaaa ne güzeldi düğünün diyecek diye. Ama sana bir şey diyeyim mi ben düğün istemedim eltim istedi o daha el üstünde ben öyle değilim
Ya sen en kral düğünü de yapsan dedikodu yine olacak. Elalemin ne dediği umrumda değil ki. İster yaparım ister sade nikâh yaparım kimseyi de çağırmam kime ne..! Bana şimdiye kadar ne faydası olmuş ki şimdi bir faydası olsun..
Bizim Antepliler beyin noksanlığı yaşadığı için ikna edemezsin. Hem evlensin hem kızım dizimin dibinde olsun istiyorlar valla kimse kusura bakmasın da sırf evlenmek için bile olsa işimi bırakıp memlekete gidemem ki işim memlekette olmuş olsaydı zaten şimdiye çoluk çocuğa karışmış olurdum. Ama memlekette iş çok ama parası az