Ya kandırıldıysak dostlar? Ya içinde yaşadığımız toplumsal sistem tarafından oyuna getirildiysek?
Ya evlenirken bitmez tükenmez taleplerde bulunan kadınlar basitçe açgözlü tipler değil de yapılacak alışverişin sözleşmesini netleştirmeye çalışan, ticaret profesyonelleri ise sadece?
Ya gözümüzü boyamak için evliliğe romantizm boyası çalınmışsa sadece? Ya zaten tüm olay bir tür ticari akitten ibaretse?
(Alıntı: Emma Goldman /Evlilik ve Aşk)
PS: Ellerimin sokak çocuğununmuş gibi göründüğüne bakmayın, bezelye ayıklıyodum iki dakika önce 😁)
Evlilik aşkın nihai sonucu mudur yoksa bir tür sigorta sözleşmesi mi?
Evlilik, adına aşk denen hastalığın tedavisidir. 3 yıl içinde iyileşirsiniz, yani aşk falan kalmaz. Birey özgürlüğünden, cinsel özgürlükten rahatsız olan toplumun, kadın ve erkekleri ehlileştirme aracıdır. Sadece iki yetişkinin birlikteliği değil, aynı zamanda bir mülkiyet ilişkisidir. Nikah adı verilen sözleşme, basit bir sözleşme değildir. Bireyleri aile olmanın sorumluluğu altına sokarken toplumsal sorunlara başkaldırıyı önler, çünkü bireyler önce ailelerinin geleceğini ve güvenliğini düşünür. Evli insanlar kolay kolay iş değiştiremez, işinden ayrılamaz, başını alıp gidemez, bir protestoya, eyleme katılamaz, konfor alanından çıkamaz.
Şunu söyleyebilirim evlilik aşkı öldürüyor. Kadın/erkek bunu sözleşme ya da mülk edinimi gibi görüyor tabulu mal gibi. Bir taraf bunu sacma bir şekil de benimsiyor diğer tarafın aşkını öldürüyor.