Bakın bu yazdıklarımı bir dost tavsiyesi olarak alın cebinize koyun
Aldatmayan erkek yok. Güven yok artık ilişkilerde benim bu yaşıma kadar bildiğim bilgileri siz de bilseniz bu soruyu bile sormazsınız. Aldatma vakaları almış başını gidiyor, çevrem bu tip olaylarla adeta dolu Binlerce örnek var.
Evlilikten uzak durun diyorum bütün kadın hemcinslerime. Bi de adamlara evlat vermeyin bu kadar harcatmayın kendinizi gözünüzü açın. Ben yandım kimse yanmasın. ! Hayal aleminde olmayın. Mutluluk diye bişi yokki mutlu evlilik olsun !
Flört olayı bile bitti erkekler çabuk cinsellik peşinde.
Burada bi üye vardı , bedensel engelli biri , adam yazmış ki sevgililer günü yok hristiyan geleneği vb vb. Böyle birinde bile beni bu halimle kabul eden evleneceğim biri olsun onu mutlu edeyim demiyor , bi yorumunda da ‘ erkekler bi seks için ne kadar masraf yapıyor da evleniyor ‘ demiş. Düşünün artık gerisini.
Yalnızlığı sevin , kendinizle dost olun. İbret olsun bu yazdıklarım bi kişinin bile hayatı kurtulursa benim için en büyük mutluluk.
"Neden yıllardır SİGARA içen bir bağımlıya, herkes "öleceksin içme artık şu zıkkımı" diye uyarırken, Yıllardır sürekli birşeylerden ödün vererek, sürekli alttan alarak ve 'pollyannacılık' oyunu oynayarak ömrünü tüketen bir evli'ye "yeter artık, ömrüne yazık ediyorsun" diye bir kez uyarmaz hiçkimse... Netice de bu da, kişinin yaşamına zarar veren bir BAĞIMLILIK değil midir..(?) Üstelik bırakın uyarmayı, herkes bir ağızdan 'saçmalamasana yahu kaç yıldır berabersiniz, gülü seven dikenine katlanır " gibi SAÇMA canım akıllar verirler..! Bir kere geldiğimiz şu hayatta,,, Dünya'ya aynı pencereden bakmadığınız, anlaşılmadığınız, anlayamadığınız, okuduğunuz bir kitabın ya da yazının hakkında hiç bir şey konuşamadığınız, DÜNYA görüşünüzle ilgili konularda asla dinlen (me) diğiniz, beraber insan gibi tartışamadığınız, gün batımını beraber izleyemediğiniz, yağmurun sesini , kuşun cıvıltısını, denizin dalgasını, çiçeğin kokusunu beraber izlemediğiniz, (saçma bulduğu için).. Yani diyorum ki, sizin zevk aldığınız birçok şeyi saçma bulan biriyle bir ömür geçirmek ALIŞKANLIK değilde nedir? Sigaradan daha mı az zarar verir insan hayatına? Öyle zannediyorum ki bir-çok insan yanlış trene bindiğini bildiği halde sırf o trenin karasına ya da sesine alıştığı için onu terk etmeyi göze alamıyor..(!) Bu doğru olan mıdır, ya da zararın neresinden dönersen kâr mıdır işte orası insanların doğrularına göre değişiyor... Bazen yıllar sonra doğrusu da değişiyor insanın birde o var tabi.. Neysee umarım herkes ölmeden önce, doğru bildiği hayatı yaşarken gözlerini yumar bu dünya'ya... HAYAT KISA... kuşlara da benden mentollü sigara...:))"
Aşk geçici bir duygudur , herkes aşkı bir üst boyut olan sevgiye dönüştüremez. O sarhoşluk halı geçtiğinde çatışmalar başlar. O sebeple aşıkken asla evlenilmemeli. Sevgi halindeyken yani akıl başa geldiğinde daha mantıklı karar alınabilecek evredeyken evlilik kararı alınmalı. Mutlu evliliğin ilk sırrı budur. Daha sonra saygı anlayış hep devrede olmalı. Çiftlerin birbirini hayatının merkezi yapmadan kendi alanlarını da var edebilecek hayat sınırlarını oluşturması da önemlidir. Mutlu evlilik bilinçli olduğunuz sürece mümkün. Mutlu evlilik diye bir şey olmasaydı bu kadar insan evlilik için çaba sarf etmezdi. Çok mutlu yaşayan çiftler de var mesela benim annem babam 🧿
Sokrates erkeklere öğütlerinde mutlaka evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu, kötü çıkarsa filozof olursunuz diye boşuna dememiş. Şu bir gerçek ki istediğin kadar flört ya da sevgililik dönemi geçir; aynı eve girmeden insanlar birbirlerini tanıyamıyor. Ayrıca artık değişen ve dönüşen dünyada insanlar birbirinden o kadar çabuk sıkılıyor ki bırakın yılları, ayları, haftalar içinde tükeniyor ilişkiler. Hâl böyleyken, evlenip mutlu olmak, piyangoda büyük ikramiyenin vurması gibi bir şey bence ve ben hayatım boyunca asla o kadar şanslı olmadığım için bununla kumar oynamam açıkçası..
Kış uykusu hakikaten evlilik üzerine bambaşka bir filmdir, gerçekten çok derin mesajlar içeriyor...
Evlilik sanırım tam uyum demek, ama her mânada. Karşınızdaki kişinin öz alanına erişebiliyor olmanız, sizin onu; onun da sizi "kendinden" görüp asla savunma duvarlarını örmemesi, karşılıksız bir şekilde elinizdekini verebiliyor olmanız, onunla çocuk olabiliyor olmanız, asla ama asla hevesini kırmadan, hevesiniz kırılmadan vakit geçirip, karşı karşıya iken dahî özlemektir aslında hayatı paylaşmak.
Bugün benim ikili ilişkilerde en çok dikkatimi çeken, ilk engebede insanların savunma duvarlarını çekmesi oluyor. Kendileri bile farkında değilken iletişim esnasında hemen duvarını çekiyor ve izlemeye başlıyorlar. O duvarında ötesinde iken karşınızdaki size nasıl yaklaşabilir ki? Sonraki aşama duvar ardında kalanın uzaklaşması, soğuması, yahut çıkarı için "mütemadiyen" devam etmesidir.
Evlilikler mutlu başlar, aşk biter sevgiye dönüşür, sevgi alışkanlığa dönüşür, alışkanlık umursamazlığa dönüşür, umursamazlık mutsuzluğa dönüşür. Cesareti olan boşanır, cesareti ya da imkanı olmayan ise ya kendini kandırır mutluluk oyunu oynar, ya eşini kandırır ve aldatır..
Kadın ve erkek bir birlerinin güçlü yönlerine odaklanmalılar. Mutlu bir evliliğe sahip olmak için eşlerin güçlü ve zayıf yönlerini kabul etmesi ve gerçekçi beklentiler oluşturabilmesi gerekiyor. Örneğin, sayılarla aranız iyiyse, çek defterini yanlış dengelediğinde kızmayın 😅
Evliliğin insanı değiştireceği aşikar bir gerçek tabi ama mutlu evlilik te illa ki var. Bu mutluluk ta anlayıştan ve iyi niyetten geçiyor. Kötü huylara elbette bir yere kadar müsamaha edilir ama iyi niyet ve anlayış bunun elbette önüne geçecektir.
Var. Rahmetli babamla annemin evliliği öyleydi. Sakin kalabilmek Bir taraf kızgınsa diğer tarafın sakin kaalbilmesi Saygı Sevgi Ne olursa olsun konuşmak gerekiyor. İmkansız değil ama işte insanlara zor geliyor artık emek vermek.
Vardır mutlu evlilik Karşılıklı saygıdır huzurlu bir ilişkinin sırrı Sevgi değil Saygı... Sevgili azalır çoğalır Ama saygı kaybolursa eğer... O evlilik yürümez...
elbette vardır hanımefendi bu gerçek sevgi ve güvendir ihanet ve yalan söz söylememek sadık kalmak ve saygılı olmak işte bu en büyük mutluluktur ve gerçek evliliktir
İlk birkaç ayı ya da en fazla ilk ilk birkaç yılı mutlu evlilik vardır. Sonrası mutlu evlilik yoktur. Çok iyi mutlu numarası yapan eşler vardır Sadece.
Mutlu bir evlilik yok.. birbirine uzun süre sabredersen uzun bır evliliğin olur, sabredemezsen kısa bir evliliğin olur.. mutluluk sıfat olarak sadece evliliği niteleyemiyor.