Açıklama kısmına katılıyorum. Ancak birkaç katılmadığım nokta var; Fazla seven kişi her daim itaat etmez. Çünkü gurur potansiyeli ile ilişkili bu durumda biraz. Gururu aşkının önüne geçebilir. Cok sevse de yenemeyebilir. Ancak genel olarak açıklama doğru. O yüzden çok seven aşırı idareci olabiliyor. Ama onun sabrı da bir yere kadar bence. Ilişki iki kişilik bir taraf ancak bir süre tek başına sürdürür. Iki kişi de el atmazsa bitmeye mahkûm.
“Sağlıklı” bir ilişkiyi ne sadece erkek yönetir, ne de sadece kadın. İpler kimin elinde olacak diye çekiştirirsen eğer o ipin koptuğu vakitte gelir. Karşı karşıya olunmamalı, aynı tarafta, bazen onun bazende senin düşüncelerinle ya da isteklerine yön verilmeli. Diğer türlüsü bana fazla bencilce geliyor, sanki ikimizde birer kuklayız, kim kimi oynatırsa o başarıya ulaşacak. Böyle bir şey yok, insanlarında bu tarz düşüncelerine çok anlam veremiyorum. Saygı, iletişim ve karşılıklı bir sevgiyle her şey yürür zaten. Düşüncelerin çakıştığı nokta da oturup konuşularak ortak bir karara varılabilir. Bu kadar basit aslında, bir şeyleri zorlaştırabilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor insanlar fakat tam tersi güzelleştirmek çok daha kolay. Yeter ki karşında kendi kafa dengin, bir uyum yakalayabildiğin birisi olsun…
İlişkilerde yönetme duygusunu hiç sevmem. Bir az çok sevgi olmaz. Seveceksen insan gibi sev ya da sevme. Kimsenin gururunu kıracak bir sevgi yalanlığı taşımadım. Kaybetme korkusu yaşatmaya çalıştırıp kimse gelip beni yönetemez. Bende kimseyi yönetmek istemem. Her şey ilişkilerde saygı ve sevgi içinde olmalı. Karşılıklı eylem ve durumların içinde oluşan ilişkilerde uzun ömürlü olabilir. İnsan kendini bile sevmiyorsa ya birini yönetmeye çalışır ya da yönetilmeye mahkum olur. İnsan gibi sevmeyi öğrenip kendimize saygımız olmalı.
İlişkilerimi ben yönetirim, ben yönetmediğimde aksilikler oluyor. Benim baskın olmam yönetmem bize daha iyi geliyor. İpleri onun eline bırakmak ilişkimizi sarsıyor. Bir kere yönetildim, evet çok hoşuma gitti farklı ve rahat hissettim fakat bir yere kadar sonrasında bu durum beni rahatsız etti pasif olmak ve ben bu kadın degilim dedim. Ve asla buna bir daha izin vermem.
tamamen buna katılmıyorum.. bir ilişkiyi yönetmek belki de karakter bakımından dominant karakterin varlığıyla oluşabilir netice de bazı konularda birisinin çekmesine birisinin itmesine ihtiyaç duyar insan Bazı konularda ortak kararlar alınır bazı konularda baskın olan çabalar istediğini alır bazen de korkak olanın istediği olur bunu baskın olan onu kaybetmemek adına yapar.. ilişkiler böyledir.. iki ileri gidersin bir geri gelirsin dengeyi sağlarsın ve mutlu olursun
En az seven yönetir diyecektim ki açıklamayı gördüm... en az seven çok seven kendi karakterinden ödün verene kadar ilişkiyi yönetir de diyebiliriz. Gerçekleri görür, o pembe bulut kaybolur
erkek arkadaşım aylarca benim peşimden koşmuştu, ilişkiye başladıktan sonra da bariz şekilde oydu çok seven. o zamanlar ben yönetiyordum ilişkiyi açıkça. fakat sonra ölecek kadar çok aşık oldum ona ve ipler tamamen onun elinde. kabul ediyorum bu görüşü kendim için. tuhaftır
İki taraf omuz omuza kalp kalbe yürütülmelidir. O yüzde 52 ise sen 48 olmalısın zayıf noktaları varsa sen oralara naif yaklasmali gerekirse dışarıya karşı o zayıflığı ka için germeyin
Bu söz doğru ama erkeğin ağırlığını koyup yönetimi eline alması gerekiyor. O zaman en sert karakterli kadınlar bile pamuk oluyor erkeğine karşı. Erkeğini memnun etme isteği her kadında var ve her kadının içinde de itaat etme isteği var, eğer hala ortaya çıkmadıysa bunu çıkaracak bir erkek lazımdır demek ki
Yönetmek yanlış tabir İlişki şirket değildir yönetilmez. Bir taraf yönetmek lafını kullanyorsa sevgiden söz edilemez Karşılıklı iki kişi beraber yürütür
Sevgi Olarak Dediğine Katılıyorum Fremm’in. Ancak Ben İlişkiyi Yöneten Veya Yönetmeye Çalışan Kişinin Kim Dominantsa Onun Yönetmeye Çalışacağını Biliyorum.