Çoğunun sevgi, saygı, sadakat, karakteli bi duruş, merhamet-sefkat, karsılıklı fikir alışverişi yapabilmek vs. gibi cümleler kuracağını tahmin edebiliyorum. Fakat evlenmeye bu düşünceler çerçevesinde bakarak mı karar vermek gerekiyo? Bence hayır. Tabiki bunları da bekleyebiliriz ama ilk beklentimiz romantizim ve erotizim olmalı.
Neden peki? Çünkü biz anne baba değil eş seçiyoruz kendimize. Karşımdaki insan benden aciz miki ya da bana muhtaç miki ona karşı merhamet duygularıyla yaklasıyım. ya da ben muhtaçmıyım ki bana şefkat beslesin. Bi kadından/erkekten öncelik olarak ne bekledigimize karar vermeliyiz. Evimde ebeveyn mi istiyorum yoksa gerçek bir kadın/erkek mi istiyorum. Romantizim ve erotizim olduğu yerde inanin eşler birbirlerinin çoğu kusur gibi görünen taraflarını hoş görebiliyo. O gün hazirlanmayan kahvaltı, dağınık olan ev , geç kalınan akşam yemekleri göze batmaz oluyo. Kimsenin anne/babası gibi gördüğü kişiden özel beklentisi olmaz.
Şimdi karar verin! Hayatınızı paylaşacağınız kişi size anne/babanız gibi mi olmalı yoksa yetişkin kadın -erkeğin beklentileri doğrultusunda hareket eden bireyler gibi mi olmalı?
Benim evlilikten beklentilerim arasında senin de yazının başında anlattığın şeyler elbetteki var. Beni seven, bana saygı duyan, aşkla bağlı, sadık, asla aldatmayan, beni anlayan, dinleyen, merhametli, duygusal, para konusunda da Türkiye şartlarında evini geçindirecek düzeyde işi maaşı olan, ahlaklı, ailevi değerlere önem veren bir herifle rahat rahat hem sağlık açısından güvenilir hem de benim her türlü sırrımı taşıyacak yeri geldiğinde duygusal ilişki yaşadığım değerli hissettiğim ve değerli hissettirmek isteyeceğim seks yapabileceğim bir fak badi, aynı zamanda ondan çocuk yaparak anneliği tatmak, hayat boyu benle sohbet edecek bir arkadaş, arada tartışabileceğim biri olması. Yeri geldiğinde benim hayat sigortam olacak. Cebimde param kalmadı mı kociiiş dediğimde cüzdanını kredi kartını sorgusuz sualsiz verecek bir erkekle toplumsal normları, gelenek ve görenekleri de çiğnemeden yaşanan bir şey. Zaten evlilik ve nikah aynı şeyler değil. Nikah milletin ağzı kapansın karışma hakkı olmasın ve çocuk doğarsa anadan babadan gelecek mirastan hak kazanabilsin diye yapılan resmi bir anlaşmadır. Ama evliliği evlilik yapan benim yukarıda yazdıklarımdır. O yüzden ne evlililer var sadece kağıt üzerinde nikahlılar ne evlililer var mesela nikahsızlar ama evlililerden bile daha çok sadıklar ve aşıklar birbirlerine. Evlilik dedin mi benim yukarıda bahsettiklerim. Nikah dedin mi resmi anlaşma.
Beklenti tanımı gereği evlilikle bağdaştıramadığım bir kelime. İnsanın önceden bir olay ve durum hakkında bir beklentiye girmesi ve sonucun istenilen seviyede gitmeyişinde yaşanılan hüsranın omuzlarda taşınma zorunluluğu. Bu zorunluluğun ağırlığı kişiyi karşısındakinden, sevgiden bazen de hayattan soğutabiliyor. Bu "beklentisel koşullanma" karşımızda ki kişiye de haksızlık bir nevi.
Bana göre evlilik kelimesi de bir milat olarak görülmemeli. İki insanın birbirlerine olan, varettikleri ve varedebilecekleri güzel his, duygu, durum ve anıların toplamından fazla değil bana göre evlilik. Bu iki insanın birbirlerine olan emek ilgi ve yaklaşımlarını sürdürürlerken toplumlarca "rahatsız" edilmemeleri gerektiğinin ilanıdır evlilik. Yani bir portaldan geçercesine bir değişimden bence söz edilmemeli. İnsan hayatını silbaştan köklü değişimlerle yeniden varetmesine zorladığımız da bunun gerçekleşmesi için geçecek sürece de katlanmamız gerekir. Bu süreç insanları yorar dolayısıyla arada ki bağı bozar zamanla. Evlilik o kişinin kendi varoluşundan güç almaktan öte birşeye de dönüştürülmemeli çiftler için. Onunla keşfedilen, hissedilen, paylaşılandan ve hüzünlerden dahi ortak payda varedilebilinecek şekle büründürülmeli.
Sadece romantizim ve erotizm (benzer birçok kavrama olabilir) gibi belirli kavramlara hapsetmek evliliği, kişileri kendi iç dünyalarına saklanmaya iter. İlgili kavramlarda ki doyum hissedildi mi diğer konular da ki içten gelen açlıkları onları arayışa iter. Bu da suç ve suçlu arama psikolojisi dogurur ki ona ait olan her şey göze batmaya başlar.
Bu nedenle evlilik ortak paydalar varetmeyi kabul etmiş bundan haz ve mutluluk duyan iki insanın "beklentilere" kurban etmeden gerçekleştireceği değerli bir olgudur. Bırakın evli olmayı böyle bir uyumu yakalayabilinecek kişiyle iletişmde olmak dahi kişiyi yüceltir. Bana göre evlilik buna benzemeli.
Teşekkür ederim değerli görüşünüz için. Ama iki kelime içine hapsetmedim sandığınız gibi evliliği. Sadece neden evlenmek isteriz? Bunu konuşmak istedim. Bahsettigim o iki kelimenin asıl gerekli olan , diğerlerinin zaten onunla birlikte gelecek olan kavramlar olduğunu söylemek istedim sadce. Tabi bunlar benim düşüncelerim. Beklenti ye gelince ; her ne kadar bekletitisiz oldugumuzu soylesek de çoğu şeyde, aslında içten içe istediğimiz şeyler vardır ve bunlar beklentiye dönüşür. Aslolan bekletiyi çok yukseklerde tutmamaktır bana göre. Ki beklentimiz karsılanmadiginda hüsrana ugramayalım.
Boşandıktan sonra ikinci kez evlenmeyi düşünmediğim için (Allah vermesin), bir beklentim yok. Ama olmasını gerektiğini düşündüğüm şeyleri paylaşayım. Birincisi, bencillik olmayacak, yani bireyler ayrı ayrı kendi isteklerinin tatmin edilmesini beklemek yerine ortak mutluluk için çabalayacaklar. Evlilik dışında da ayrı sosyal hayatları olacak, kendilerini birbirlerine adamalarına gerek yok. Saygı şart. İki taraf da gerektiğinde diğerini alttan almayı bilmeli, güç savaşlarına, diğeri üzerinde hakimiyet kurma çabalarına gerek yok, bunlar zarar verir. Evliliğe bir ticari ilişki olarak bakılmamalı. Maddi bolluk zamanlarında olduğu gibi, maddi sıkıntı dönemlerinde de manevi destek devam etmeli, mutluluk, içinde bulunulan yaşam standardına bağlı olmamalı. İşler ters gider, müstakil villa satılır, küçük bir apartman dairesine taşınılır ise yine de eşin yanında durulmalı. Eşler birbirine karşı açıksözlü ve dürüst olmalı. Birbirlerinin en iyi, en yakın arkadaşı, sırdaşı da olabilirlerse, tadından yenmez. Son olarak, düzenli ve doyurucu seks mutlaka olmalı, mümkünse haftada 4-5 defa olmalı. Cinsel heyecan, oyunlarla, fantazilerle diri tutulmalı. Ortak yaşamda gerektiğinde bireyler kendi rahatından fedakarlık edebilmeli, gündelik işler birlikte yapılmalı.
Selam, JLo'nun bir şarkısı var İ Ain't Your Mama yani "Ben Senin Annen Değilim" Kim evlenirken kendisine anne veya baba ararsa ve onu bulduğunu zannederek evliliğe giderse bence çok büyük bir intihar etmiş gibi olur. İnsanlar birbirine yol arkadaşı, sevgili, romantizm ve erotizm frekansında kaliteli paylaşım yapacağı ruhdaş aramalı. Anne ve baba aransaydı insanlar anne ve baba yanında yaşayarak yaşlanırlardı. Şu da var, insanlar aceleyle, neredeyse panikle evlenme yoluna gidince, yanlış bir ruh bile çıksa karşılarına derhal evlenmeye zorluyorlar kendilerini. Halbuki emin olsunlar, doğru ruhdaş bulunmadıysa, yalnızlık en doğru tercihiniz olacaktır. Bunu herkese tavsiye ederim. Yalnızlıktan korkmayın. Teşekkürler...🦄🍀❤️
beklentim her şey.. her şey olmalı bir evlilikte.. huzur da vermeli romantikte olmalı cinsel anlamda da tatminkar olmalı.. konu biz isek her şeyi yapabilmeli.. herkese karşı bizi savunabilmeli.. Ve en nihayetinde sırtını bana dayamalı güvenmeli bana.. Evlilik belirli kurallar dahilinde yapılan bir iş anlaşması gibi görüldüğü zaman kuralına göre ilerlemeyen her şeyde sorun arıyor çiftler ve sonunda anlaşılmaz kavgalar başlıyor..
benim yaşımda artık evlilikten beklenti gençlerinki gibi olmuyor. çocuk yap, büyüt doğur vs gibi baskılardan uzaklaşınca çift olarak kendine odaklanıyorsun. öncelik huzur, sakin bir hayat, beraber eğlenmek gezmek tozmak, destek olmak, iyi bir seks hayatı, yol arkadaşlığı, suç ortaklığı, mutlu bir yuva... daha ne olsun
Evlilik zor meslek Beklentiler net olmalı Gercek karakterler konuşmalı Saklanmış huylar ve ruhlar gün geldiğinde ortaya çıktığında sorunlarda ortaya çıkıyor Onun dışında Evlenip eşini el üstünde tutanda var aldatan hatta başkasından cocuk yapan bile var Çok mutluyuz diyenler bile bi süre sonra sıkılıyor Bence insan durulduktan sonra evlenmeli ya da kafa yapısı olgunlaşınca Ayşe evlendi memet evlendi kafa yapısıyla evlilik yapılmamalı
Çoğu konuda hemfikir olduğumuz iyi anlaştığımız beraber vakit geçirmekten keyif aldığım varlığıyla içimi ısıtan arada kavga etsek de küs duramadığımız birisi olmalı bir günlük değil ömürlük hatta ahiretlik dlye sevebileceğim