Her insan aşkını hayallerle süsler ve bu aşkı evlilikle taçlandırmak ister. Fakat az insan hayalindeki aşk dolu evliliği yaşar.
Evlilik ile birlikte yaşanan hayal kırıklıkları ise bize, bitmek bilmeyen tartışma konusunu hatırlatır.
EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRÜR MÜ?
Belki de şu 3 şeye dikkat edersek öldürmez. * Evliliğimizi sınırlarımızla KORURSAK * Evliliğimizi fiziksel , cinsel ve duygusal yakınlığımızla BESLERSEK * Evliliğimize saygısızlığımızla ve sadakatsizliğimizle ZARAR VERMEZSEK
Öncelikle aşkı, insan yaşamındaki “olağandışı bir evre” olarak tanımlamakta fayda var. Yaşın, cinsiyetin, yer ve zamanın olmadığı; aklın, bilginin, düşüncenin geride kaldığı bir dönemdir.
Neden diye soracak olursanız:
”Hormonlar” derim. Vücut resmen dopamin ve endorfin istilasına uğruyor. Serotonin ise (iyi hissetme) hormonu düşüyor ve biz, sabah akşam sevgiliyi düşünen, yemeden içmeden kesilen, uykuları bozulan takıntılı insanlar oluyoruz. Elimizde değil. Duygular önde mantık arkada çünkü. ;)
Şimdi gelelim evlilik kısmına. O hormon istilasına uğramış bünye ile ani karar verip hemen evlenirseniz işler biraz karışabilir. Çünkü 18-24 ayın sonunda hormonlar düşüyor ve siz de partneriniz de eski doğal halinize dönüyorsunuz.
Dolayısıyla ilişkilerde o büyülü dönem geçmeden evlenmek biraz riski olabilir.
Peki evlenince bu aşk işi ne olacak derseniz?
Aşk, değişip dönüşerek yerini sevgiye bırakırsa ve siz birbirinizi eksik yönlerinizle kabul ederseniz tadından yenmez bir evlilik olur. Aşkı “ömür boyu sürecek “diye beklerseniz, duvara toslayabilirsiniz. İnsan bünyesi bu şiddetli duyguya dayanabilecek kapasitede değil çünkü. ;)
Ben buna inanmıyorum. Sevgiyi bahane ederek bir insanı tamamen tanımadan, iyice elemeden, olur mu olmaz mı bakmadan yapılan evlilikler çöküyor ve aşkı öldürüyor. Çevremde güzel örnekleri de var. Birbirini anlayan eşler. Bunun için hatta 7 kural sayıyorlardı hatırladıklarımı şöyle sıralayım.
Cinsel uyum. Evliliğin temelini oluşturan durum.
Empati
Statü farkı
Maddi beklenti ya da kabullenme
Ortak kültür ve ailelerin anlaşması
Diğer ikisini hatırlayamadım. 😂 Şimdi yalan konuşmamak gerekir. Her neyse sevgi her şeyi halletmiyor sonuçta. Kendinize dıştan bakıp olurunu inceleyeceksiniz. Yoksa aşk her zaman ölür.
Evlilik öncesi yaşanan yoğun duyguların evlendikten sonra o duyguları yaşamak mümkün değil Evlendikden sonra evliliği ayakta tutmak için en önemli şey iletişimdir iletişim bozukluğu evliliği sarsarÇift ne kadar Bir biri ile arkadaş olursa aradaki bağ güçlenir birlikte kaliteli zaman geçirmek zor zaman da destek olmakBir birinizin açığını aramayın Cinsellikk doyum artık iyi bir arkadaşlıgı yakalayan çiftler bu konuda da doyuma ulaşırCinsellik de bir birinizin kusurunu söylemeyin çözüm bulunBirbirinizin alanlarına saygı gösterinSaygı her zaman mutluluğa yelken acar
Evlilik aşkı öldürmez aşkı sorumsuz saygısız uyumsuz insanların davranışları öldürüyor.. evliliği suçlu kılıyorlar çünkü bir arada yaşama gerekliliklerinin farkında değil kimse..
Herkes karşıya suçu yükleyip kendi kusurlarını görmezden geliyor iletişim sıfır saygı desen hak getire zaten kendisine saygısı yokki bir başkasına saygı duysun ama değil mi..
dolayısıyla böyle de olunca evlilik aşkı öldürüyormuş haydi oradan evliliği senin davranışların öldürüyor aşkı da öyle bencilsin çünkü arkadaş..
Her şeyin bir sonu var. Elbet bir gün aşk da biter. Saygılı, sadakatli olmak vs. belki bu aşkı biraz daha uzun ömürlü yapar ama ölümsüz yapmaz. Evlendiğimiz kişinin evlendiğimiz gibi kalmamasıyla, hem fiziken hem de zihnen değişmesiyle aşk ölebilir. Sıkılarabiliriz. Sürekli aynı kişiyle yatmak, aynı kişiyle kalkmak, aynı kişiyle aynı softaya oturup aynı yemekleri yemek. İster istemez bir süre sonra evlilik monoton bir hal alıyor, hele artık çocuk da varsa. İnsanlar aynı kişiden sıkılıyor. Yeniden aşık olmak, yeni bedenler keşfetmek istiyor.
Ortada aşk varsa ve eşler birbirlerini severek evlenmişlerse bu aşk niçin sönsün ki bunu sürdürmenin bir yolu bulunamaz mı çıkar yol mutlaka vardır ve çaresiz kalınabilecek durumlar çok enderdir. kocanın onurlu, iyi bir insan olması durumunda aşk tükenmez ki evliliğin ilk zamanlarında ki coşkulu aşk geçebilir ama bunun yerini daha sağlam sevgi alacaktır. karı koca birbirleriyle anlaşır ve her işlerini elbirliğiyle, birbirlerine danışarak yaparlar, birbirlerinden gizlileri saklıları kalmaz.
Aşkı evlilik değil, anlık heves sahibi olduğunun farkında olmayıp acelecei bir şekilde evlilik aşamasına geçen çift öldürür, nitekim bunlar çift de değildir, çiftimsidir.. Aşk ölse dahi, ki bence ölmez, samimi sevgi ve bağlılık ''bir yastıkta kocatsın'' cümlesini gerçeğe dönüştürebilir
Hiç evlenmedim bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla iki türü var. Birincisi evliliğin aşkı öldürdüğü evlikler, ikincisi +30 yıl geçtikten sonra bile birbirine aynı aşkta bakılan evlilikler. İkinci olanı oldukça nadir. Umarım öylesine denk gelirim ne diyeyim.
evlilik aşkı öldürmez ama değiştirir evrim geçirir aşk yerını alışkanlığa bırakır
evli kişi birlikte olduğu sürece hergun gordugu ınsanı özlemez ona kavuşmak ıcın sabırlı olması gerekmez sarılmak özlemini hissetmez tum bunların yerıne yanındaki kişiye alışır
Aşk yoksa yoktur. Varsa yalnızca zamanla daha da artar, hatta öyle çok artar ki, insan şunu farkettiğinde mutsuzluğa ve umutsuzluğa düşer; Zamanın sonu vardır, aşkın sonu yoktur.
Aşk'ı anlık fiziksel çekimlerle, seksüel zevklerle bağdaştırıyorsanız yanılıyorsunuz. Aşk herhangi birine beslediğiniz şefkat ve bağlılık hissidir. Kaybetmekten korkmaktır. Kendinizden önce onu düşünmektir, ya da en az kendiniz kadar. Bütün bunların bedeninizde gelişen hormonal aktivitelerle bir alakası yoktur. Zamanla tükenen bir şeyse zaten en başından yanlış şeye kapılmışsınız demektir.
İnsanoğlunun doğasında var bu çok arzuladığına kavuşunca "acaba daha iyisi var mı" ya da "aman şurası da şöyle olsaydı" diye sorgulamak. Evlilikte böyle, amanları, şöyle olsadı şöyle olurduları belirlenmeden yapılırsa bu arzu devam ediyor, evlilikler, kavuşmak o aşkı öldürebiliyor. Yeni arayışlara girilebiliyor, beğenilmeyenler için "keşke böyle olsaydı" çabaları yürütülebiliyor. Birbirini çok iyi tanıyan ona rağmen aşkları ölmeyen, aşklarını tazelemeyi bilenler başarılı olabiliyor.
Aşk denilen duygunun ömrü zaten en iyi koşullarda maximum 3 yıldır... Yani doğduğu andan itibaren sınırlı kısa bir ömrü olan bu duyguyu evlilik gibi sıkı temasın olduğu ilişkiler daha da kısaltır. Eskilerin dediği gibi, " Bol muhabbet, tez ayrılık getirir" . Evlilikte dahi belli bir mesafe korunmalıdır.
evlilik aşkı filan öldürmez. her ilişki zaten zamanla monotonlaşır. aynı ve benzer şeyleri sürekli ve sık sık yapmak zamanla sıkıcı hale getirir. her şeyi beraber yapmak farklı bişey hayat mücadelesinde yanyana olmak farklı bişey. bunu kavrayabilen çiftler başarılı olurlar.
evlilik aşkı öldürmez gibi bişşey , fakat aşkın şeklini değiştiriyor sanırım, yani aşkım diye yemekden kesildiğin kişi artık yakın bir arkadaşın, kankan oluyor. mesela artık evin içinde karşılıklı ossuruyorsunuz :)
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
+1 yıl
Kaynanalar aşkı öldürüyo. Saygısızlık oluyo o da ilişkiyi yıpratıyo. Erkekler de haddiniz hududunu bilmez annelerine hiç laf etmiyo. Öyle işte. Gerçek yüzleri ortaya çıkıyo evlenince
Evliliğin aşkı öldüreceğini düşünmüyorum ama günümüzdeki ilişkilerde tutku ve romantizm çok zayıf olduğundan ayrıca aynı dünyanın insanı mıyız aynı yaşam felsefesine sahip miyiz diye bakmadan evlenildiğinden ilişkinin çökme ihtimali çok yüksek oluyor. Sır tutkuyu korumakta ve düzenli cinsel ilişki, arada bir yemeğe çıkma, sorunlarını anlatma önemli diye düşünüyorum.
evlilik aşkı öldürmez eger anlaşıyorsan tabikide. fakat söyle düşün çok basit haliyle örneklendirecek olursam eger begnerek bir esya alıyorsun heycanla evine geliyor ama sonra gözün alısıyor dımı? iste böyle bişi evlilik belli bir seneden sonra alışıyorsun. yerini başka öncelikler alıyor aşktan daha öncelikli seyler. cunku evlilikte anlaşmazlıklar olunca aşk çoook gerilerde kalıyor..
SSS kuralı vardır. Saygı +Sevgi + Sadakat. Bunlar temel kolonlardır. Sayılan maddeler ile birbirine benzer. Ama bence 4 SSSS olmalı. +SEKS. Seks konusunda sıkıntılar başladı ise bir an önce tamir edilmeli. bir an önce...
* Evliliğimizi sınırlarımızla KORURSAK * Evliliğimizi fiziksel , cinsel ve duygusal yakınlığımızla BESLERSEK * Evliliğimize saygısızlığımızla ve sadakatsizliğimizle ZARAR VERMEZSEK
Bu da güzel cidden evlenmek istiyorum dediğim her evli arkadaş saçmalama diyor sen neden evlisin boşan dediğimde e ben bi b. K yedim sen yeme diyor ironi üstüne ironi
Aşk yokturki öldürsün. Evlilik sadece çocuk yapmak için yapılan bir eylemdir.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
+1 yıl
Aşk ve sevgiyi karıştırıyorlar Aşk seks yapilinca biten bir şey heves ile sevgi karışımı Sevgi tükenmez Anlık bir kırılma darılma olur sonra yerini sevgiye bırakır
Evlendikten sonra yıllarca birlikte yaşayacaksınız. Onun gerçekte nasıl biri olduğunu, kusurlarını, iğrenç özelliklerini kısaca onun gündelik yaşamıyla iç içe olacaksın. Buda aşkı öldürür ama saygını yitirmezsin
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Aşk evliliğe götürüyor bence evlilik de aşka götürür. Mutlu olmayı bileni, hayat güzelliğe götürür.
Aslında evlilik aşkı öldürmez sadece sevgi duygusuna dönüşür ve maalesef bazı insanlar aşkı öldürür der ama aslında aile sevgisi denilen duyguya dönüşür
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
"Birbirini sevenler için nikâh kadar güzel bir şey görülmemiştir." (Hadis-i Şerif İbn Mace) #Hadis
Bence evlilik aşkı öldürmez iki tarafta evlendik artık bu saatten sonra bırakmaz rahatlığıyla eşine davranırsa monoton bir ilişki sonrasında ilişki biter
İşin aslı şu bu tamamen insanın karakteri ile ilgilidir eğer çapkın bir karakterin varsa zaten senin evliliğin ölü doğmuştur yok eğer tek eşliliğe inanan biriysen o zaman aşk senin için ebedidir.
Merhabalar,
Öncelikle aşkı, insan yaşamındaki “olağandışı bir evre” olarak tanımlamakta fayda var.
Yaşın, cinsiyetin, yer ve zamanın olmadığı; aklın, bilginin, düşüncenin geride kaldığı bir dönemdir.
Neden diye soracak olursanız:
”Hormonlar” derim. Vücut resmen dopamin ve endorfin istilasına uğruyor. Serotonin ise (iyi hissetme) hormonu düşüyor ve biz, sabah akşam sevgiliyi düşünen, yemeden içmeden kesilen, uykuları bozulan takıntılı insanlar oluyoruz. Elimizde değil. Duygular önde mantık arkada çünkü. ;)
Şimdi gelelim evlilik kısmına. O hormon istilasına uğramış bünye ile ani karar verip hemen evlenirseniz işler biraz karışabilir. Çünkü 18-24 ayın sonunda hormonlar düşüyor ve siz de partneriniz de eski doğal halinize dönüyorsunuz.
Dolayısıyla ilişkilerde o büyülü dönem geçmeden evlenmek biraz riski olabilir.
Peki evlenince bu aşk işi ne olacak derseniz?
Aşk, değişip dönüşerek yerini sevgiye bırakırsa ve siz birbirinizi eksik yönlerinizle kabul ederseniz tadından yenmez bir evlilik olur. Aşkı “ömür boyu sürecek “diye beklerseniz, duvara toslayabilirsiniz. İnsan bünyesi bu şiddetli duyguya dayanabilecek kapasitede değil çünkü. ;)
İyi günler.