Bağlılık geliştiremeyen insanlar aldatır. Sadakatsizlik bana göre sadece bedenen yapılan bir eylem değil, partnerinin tanımadığı biriyle bir defa yatan da aldatmış oluyor. Fiziksel bir yakınlaşma olmadan yoğun duygusal hisler yaşayan biri de aldatmış olur.#beyazorkidem😘
“Her şeyden önce, erkeğin doğası gereği aşkta vefasızlığa, kadının ise sürekli sadakata eğilimli olduğu gerçeği yanıtı bulmak adına odak noktasıdır. Erkeğin aşkı, doyum bulduğu andan itibaren belirgin bir biçimde azalır. Hemen hemen bütün öteki kadınlar onu, sahip olmuş olduğu kadından daha fazla çeker. Erkek değişiklik özler. Kadının aşkı ise, özellikle o andan sonra artmaya başlar. Bu, türü koruyup onun varlığını sürdürmeye bu bakımdan da olabildiğince fazla çoğalmaya yönelik doğanın amacının bir sonucudur. Bildiğimiz gibi erkek, kendisine yeterince kadın sunulduğu takdirde kolayca yılda yüz çocuk sahibi olabilir. Kadın ise, istediği kadar erkeğe sahip olursa olsun ikiz, üçüz, dördüz vs ihtimalini hesaba katmazsak sadece bir çocuk dünyaya getirebilir. Bu nedenle erkeğin gözü hep kadınlardadır. Kadına ise buna karşılık tek bir erkeğe sımsıkı sarılır. Çünkü doğa onu içgüdüleri gereği ve hiç düşünmeden, gelecekteki doğumun besleyicisi ve koruyucusunu yanında tutup korumaya sürükler. Bundan ötürü erkeğin eşine sadakati yapaydır, kadınınki doğaldır. Dolayısıyla da kadının ihaneti nesnel olarak, sonuçları bakımından olduğu kadar öznel olarak doğaya aykırılığı bakımından da erkeğinkinden çok daha az bağışlanabilir bir ihanettir" der Arthur Schopenhauer.
İste tam da bu noktadan ele aldığımızda ve bir sağlama yapmaya kalktığımızda da kadının aldatılma durumunda yaşatacağı duygusal yıkımın çok daha ağır olacağını söyleyebiliriz. Çünkü kadın sımsıkı sarıldığı ve doğal bir sadakat sunduğu erkeğinden gördüğü ihanet karşısında eksiklik, gerilik, yetersizlik, dışlanmışlık, ötekileştirilmişlik, güvensizlik, yorgunluk, yılgınlık, tükenmişlik ve heba olmuşluk duygularına kapılmaktan kendini alıkoyamayacaktır. Ek olarak; bir erkeğin toplumdaki temsiliyeti ve kendini ifade edebilme yetenek ve imkanlarına göre dezavantajlı konumda olduğu için de içine kapanması ve duygularını ifade edemeyişi de kapıldığı olumsuz hislerin çok daha uzun süreli ve yıkıcı olmasını sağlayacaktır.
Toparlayacak olursak bir erkek aldatıldığında yaşadığı tüm olumsuz duyguları belirli bir direnç noktasından itibaren bir volkan gibi patlayarak dağıtabilir ve ardından iç sükunetlerini sağlayabilirken bir kadın ise bunun tam aksine içine içine yanarak kendi kendini yavaş ve uzun bir yok oluşa mahkum eder.
Artık hangisinin daha kötü ve ağır olduğunu ve anlam bakımından farkını belirlemek bu noktandan itibaren herkesin kişisel bakış açısının sorunudur.
Tabi düşünen, bakan, hayal eden kişi de zihnin de aldatmış oluyor.. Aldatmanın erkeği, kadını yoktur. Ama maalesef genel olarak şöyle bir algı var, erkeğin elinin kiri oluyor erkek aldattığında.. Neden kadın aldattığı zaman kusurlu oluyor, adı çıkıyor, aynı şey erkek için de olsun.. Erkek aldattığı zaman da toplum erkeği afaroz etsin, linç etsin.. Sadece kadın bedel ödüyor, erkekte bedel ödesin.. Kadınlık damarım tuttu ama maalesef kadın bile eşini affediyor da sanki eşi kendisini aldatmamış gibi eşinin metresine düşman oluyor, halbuki kendisini aldatan eşinin metresi değil, eşi!! Her halükarda erkek sıyrılıyor. Elbette ki erkeğin ve kadının aldatması birdir.. Hatayı sadece kadın yapmıyor, erkekte yapıyor. Kadın duygularıyla hareket ediyor, sevmeden sevişmiyor ama erkek kadın gibi seçici değil.
İkisi de aynı şey ortada bir ilişki var ve bir söz verilmiş ve taraflardan biri karşındakini kandırarak ilişkide kalmaya devam ediyor. Ha ataerkil bir sistemde yaşadığımız için sanki kadin erkeğin bir malı gibi görüldüğü için karşı tarafa daha büyük suçlamalarla gidiliyor. Bir de tutturulmuş erkek duygusal bir şekilde aldatmaz kadında fiziksel diye öyle bir şey yok. Bu gene kadınlarla erkeklerin üstüne koyulmuş bir baskı. Duygusal olarak aldatıp eşiyle ayrılan bir sürü erkek olduğu gibi sadece heyecan için tek gecelik aldatan da bir sürü kadın var. Ama tabiki aldatmanın cinsi olmaz aldatmak birini kandırmak demektir bunun şeklinin ne önemi olabilir? Sonuç hayal kırıklığı olduktan sonra. Güven bitmiş bir kere.
Cinsellik yaşamasını geçtim hafif bir flört bile aldatmaktır eğer evliysen eğer sevgilin varsa gözünün dışarda olduğunu gösterir elindekiyle yetinmeyen kıymet bilmediğini gösterir Yine de çevreden gördüğüm kadarıyla kadının aldatması erkeklere daha çok koyuyor
Benim gözümde ikisi de bir.. Ama toplumumuzda sadece kadının yaptıkları göze batar. Erkek konuşulmuyor, lekelenmiyor, ayıplanmıyor.. aksine erkek ortamında övünç kaynağı..
Kadının ki daha ağır çünkü kadın görsel olarak daha özel yaratılmıştır ve hayatındaki erkeğin sahiplenişi daha farklıdır. Ayrıca kadının bir soy devam ettirme gibi görevide vardır. Bir çok koca kendi çocuğu diye başkasının çocuğunu seviyor olabilir... Kadın aldatılınca en azından böyle bir riski yok. Bana en ağır gelen ihanet duygusal olarak yapılanı! Bir erkeğin fiziksel ihaneti ağır ama duygusal ihaneti çok daha ağır bir şey.
Vallah şu bir gerçek erkeklerin % 99 u evlenmeden önce ilişkiye girmiştir.. ama kadınlarda bu oran çok daha düşük %30 yoktur ye düşünüyorum.. olaya bu açıdan bakarsak burda ki kaç tene erkek hayır ben evlenmeden önce hiç ilişkiye girmedim diyebilir? Ama aynı erkeklerin %70 evlenmeden önce ilişkiye giren kadınla evlenmek istemez? Peki fark ne biri yapınca oluyorda diğeri yapınca mı olmuyor.. karmaşık bir durum.. kısacası biz erkeklerde bakirelik olayı olsaydı evlenmeden önce kimse bakire olmazdı.. haliyle karşı tarafıda sorun haline getirmezlerdi 😂😂 galiba adaletsizlik eşitsizlik yaradılış anından itibaren var
Her iki cinsin aldatması da birdir elbette. Sadece kadın ve erkeğin doğası farklı olduğu için düşünce yapısı farklıdır. Erkek işin daha fiziksel kısmına odaklanırken kadın, tercih edilmediğini, değersiz hissettiğini düşünebilir. O nedenle çoğu aldatma vakasında ''senin için bir anlamı var mıydı?'' gibi duygusal bir boyutu olup olmadığı sorusunu duyarız kadınlardan.
kabul etmek lazım ki değil... bilimsel olarak da bakacak olsak kültürel olarak da aynı şey değil... aynı şeydir diyenler ezbere konuşuyor. Doğa kanunu erkekler birbiriyle rekabet eder ve az sayıda erkek tüm dişileri alır. Erkeklerin milyonlarca yıllık evrimle geliştirdikleri şuur altı elde edebileceği kadar çok kadınla birlikte olmasını söyler erkeğe... Ama ahlaken hormonlarının sürekli kendine fısıldadığı şeye ayak diremesini bekliyoruz erkeğin. Kadın ise sayı değil nitelik peşindedir çünkü kadının sahip olabileceği çocuk sayısı bellidir. kadınlar en iyi erkeği başka kadınlarla paylaşabilir. Bu da doğa kanunudır
@Y_U_S_U_F bilimsel gerçek bu... tarih boyunca bir çok kültürde poligami söz konusu olmuştur. Dahası yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki tarih boyunca dünyaya gelen her 100 kız bebekten 45'i büyüyüp çocuk sahibi olmuştur. Erkeklerde bu oran %20 civarındadır yani yarısı kadar bile değil. Rakamların düşük olması yetişkin olmadan ölen ve kısır bireyleri de kapsamasından ileri geliyor. Bunları dikkate almadığımız zaman yetişkinlie eren hemen her genç kadının çocuk sahibi olduğunu, buna karşın yetişkinliğe eren erkeklerin ise ancak yarısından azının çocuk sahibi olduğunu söyleyebiliriz... normalde yaklaşık olarak eşit sayıda kız ve erkek bebek doğduğuna göre yetişkinler arasında her kadının erkek bulduğu buna karşın erkeklerin yarısının ise dişiye ulaşamadığını anlayabiliriz. Bu doğa kanunudur ve neredeyse tüm memeli hayvanlarda aynıdır: güçlü erkek tüm dişileri alır zayıf erkekler ise yaşasalar da genlerini gelecek nesillere aktaramazlar. Yani doğal seçilim. Örneğin erkek çocukların daha 2 yaşındayken bile birbirlerine şiddet uygulama eğilimi göstermesi ve oyunlarının hep rekabet oyunu olması, kızların ise evcilik gibi oyunlar oynaması sadece toplumun yönlendirmesi sonucu değildir, bundan ziyade genetik kodlarla ilgilidir. Milyonlarca yıl içinde genetik kodlarımıza işleyen bu yönelimlerin 100 yıllık kanunlarla veya bir aç bin yıllık ahlaki öğretilerle silinmesini beklemek abes olur.
nutkum tutuldu 😳😳😳😳 Kadınlar ve erkekler evleniyor. Evlenmeyen neredeyse yok gibi. Peki bu gen aktarımını güçlü erkekler yapıyorsa, gen aktarmayan erkeklerin kadınları kocalarını aldatıyor o zaman. Yani evli kadınlar bile doğurdukları çocukların yarısını güçlü erkeklerden doğurup, zayıf erkeklere büyüttürüyorlar 😳😳 arada olan zayıf erkeklere oluyor desene içler acısı ne vahim durum 😳🙄😳🙄😳🙄
@Y_U_S_U_F şimdi bu verdğim rakamlar evlilik diye bir şeyin olmadığı eski çağları da kapsıyor. Bugünün istatistikleri değil. evlilik kavramı, poligamiinin yasak olması, ahlaki anlayış bu istatistiki elbette ki değiştiriyordur. Ancak ben zaten aldatma oluyor anlamında söylemiyorum. Demek istediğim o ki erkek doğası yüzbinlerce milyonarca yıldır atalarının skor peşinde koşması dolayısıyla ister istemez gözü dışarıda olur. Erkeğin fırsat bulduğunda, sonucunda bir bedel ödemeyeceğini, yakalanmayacağını, ailesinden, itibarından olmayacağını düşündüğünde ve karşısında cazibeli bir kadın çıktığında aldatmaya meyilli olur. Yani atalarımızın yarattığı bu istatistik doğa kanunudur ve güdülerimizi de etkiler.
Sevmedim ben bu doğa kanunu nu 🥴🥴 herkes tek eşli olsun. Kelaylak kuşu kadar sadık olamiyoz eşlerimize sonra insanız diue havalaniyoz ne yazık insanoğluna 🥴🥴🙄🥴
@Y_U_S_U_F doğa erkeğin sadece güçlü olanına dişilerin ise hepsine ihtiyaç duyar çünkü dişilerin doğum sürecine katkısı çok daha fazladır ve dolayısıyla bir dişinin doğurabileceği yavru sayısı sınırlıdır. Dolayısıyla da az sayıda güçü ve nitelikli erkek çok sayıda dişiye yeter. Doğada hiç erkek için kavga eden dişiler gördün mü? hep erkekler kavga eder. halbuki toplam sayılar aynıdır. Hatta benzer gerekçelerle çiftlik hayvanlarında bile durum aynıdır. bir kümeste 10 tavuk olsa bir horoz bulunur başlarında. peki diğer erkekler nerededir? onlar çoktan kesilip yenilmiştir çünkü dişiler gibi doğuramaz, yumurta da vermezler... damızlık yani horoz olarak saklanacak olanlar hariç hiçbir erkeğin yetişkinliğe kadar yaşamasına izin verilmez.
Muhabbet kuşları da tek eşlidir. Muhabbet kuşunun dişisi erkeği için kavga ediyor valls billa 🙂 misal kafeste dişi ve erkek eş olmuş kuş var diyelim. Kafese başka bir dişi konulunca, eş olan dişi kuş çıldırıyo kavga çıkartiyo 🙂
Verdiğim bu örnek elbette genellenemez. Yazdıklarınıla verdiğiniz bilgileri okuyunca gerçekten haklı olduğunuzun farkına vardım.
Aldatma ve Aldatmak ikiside aynı b*k yapılmaması gerekir.. erkek aldatınca birşey olmaz zihniyetinden kurtulmamız gerekir. kadın ise asla kocasını aldatmamalı ve kocasından birşey saklamamalıdır. her ikisinede karşıyım. evliyken veya nişanlıylen aldatılmamalıdır. boşan ne yapıyorsan yap sana kalmış
Aldatmak başlı başına bir ihanettir. Kadını erkeği yoktur. Kadınlar aldatırsa acı daha büyük olur. Beklenmez. Hatta duyuldupunda ağğğ bak kocasını aldatmış vay ….. derler. Erkek aldattıpı zaman erkektir yapar hepsi aynı …. Denir üstünde durulmaz. Kadınlar arasında dedikodu yopundur. Cinsellik konuşulur ama aldatma pek yaygın değildir/ ama erkeklerde genel olarak sohbetlerde şuna atladım, buna kaydım çok oldupundan saf temiz bir erkke bile buna yönelebilir.
Her ikisde birdir şunu gordum erkegin cogunlugu firsat bulursa aldatir kadınlarda cok farkı kadının eşi ilgilenmezse veya doyumsuzsa aldatıyor bunu okul zamani sayfamıza yazan binlerce kadından öğredim doyumsuz kadini zincirde vursan ölumu goze alip yine aldatiyirmus yapnlar cok ilginc olylar anlatti
Erkek aldatır yakalanır ise elinin karası,çapkın, azgın veya kadın düşkünü derler unutulur gider.. Kadın aldatınca hemen bacım yaftasini yer ve artık kolay kadın gibi görülür takipleri artar. Aldattı diye öldürülen erkek yok ama kadın çok.
Aldatmada bile kadın - erkek ayrımı yapan b o k beyinliler var mı diye yorumlara baktım tek tek, varmış. Söyleyenlerin de çoğunun kadın olması çok üzücü. Kadınlar bile böyle ayrım yaparken, biz nasıl sileceğiz toplumdan bu saçma sapan düşünceleri?
Hiçbir fark yok. Aldatma aldatmadır. Biri fiziksel biri duygusal ihtiyacını gidermiş olsun ne fark eder? Araya 3. şahıslar girmiş mi girmiş. İhtiyaç her neyse başkalarıyla giderilmiş mi giderilmiş. Bir fark göremiyorum ben.
Erkek aldatma eylemini yine bir karşı cinsi olan kadınla yapıyor. Dolayısıyla ne kadar aldatan erkek varsa o kadarda aldatan kadın var demektir. Dolayısıyla aldatma eyleminin erkeği kadını olmuyor. Eğer bir suçluluk eylemi ise aldatmak, her iki tarafında suçluluğu taşıdığı bir eylemdir.
Aldatmanın cinsiyetçiliği olmaz. Aldatmak karaktersizliktir. Sevmiyorsan ayrıl başka biriyle ilişkiye başla. Neden aldatıp karşıdakinin özgüven ve gururunu kırasın ki
Aldatma her yönden b*ktan bir sey. Bunun cinsiyeti olduğunu düşünmüyorum. Insan gerçekten sevdiğine baglilik gösterir,. eger yeterince sevmiyorsa daha fazla vakit kaybetmez ayrılır baskasina geçer. Dogrusu budur ve bundan baska yol olmamalidir.
Kadınınki biraz daha ağır, bunu şu nedenle söylüyorum kadın erkeğin aldattığını belki görmezden gelir belkş bikereliğine olmuş bişeydir diye affedebilir, ama erkek öyle değil affedemez daha ağır yaşar bu durumu bence
bir olmaz ben başkasından yaptığım cocugu karıma al bu cocuk senin diyemem. Ama kadın başkasından yaptığı çocugu bana al bu senin çocugun diyip kakalayabilir o yüzden kadının aldatması daha kötü birşeydir
İkiside aynı derecede çirkin. Ama her ne kadar bu şekilde düşünsem de, erkeğin aldatması bazen daha hafif gibi düşündürüyor. Herhalde büyüdüğüm ortamdan kaynaklı bir durum
Aslaaa.. Erkek aldatinca karısı bakımsız, ilgisiz, cinsellik yoktur , kadın aldatinca neyin eksik? Sütü bozuk vs ulannn ilgi eksik , sevgi eksik🤣ay çok sinirlendim
Kadınlar duygusaldır, ihanet ederken bile duyguları ön plandadır, ancak bir erkeğin aldatması için duygusal bağ gerekmez. Kadının ihaneti biraz daha ağır olabilir bu yüzden.
Allah düşmanının başına vermesin çok kötü bir şey erkek için çok ağır bir yara ben kafayı yerdim aldatılsam birine zarar veremezsem eğer kendimi yiyip bitirirdim kadın için de çok kötü.
Normalde ikiside aynı karaktersizlik. ama toplumda erkek yapar algısı var
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Değil. Karısını aldatan erkekleri de adam yerine koyan sizsiniz mesela Acun’u ama karısını aldatan erkek karaktersizdir insan yerine konulmaz. Yine de kadının aldatması daha mide bulandırıcı.
@B34ka6 kadin fiziksel yasamissa muhtemelen oraya gelene kadar duygusal aldatma da vardır evladım. Bir erkek nefret ettiği bir kadınla bile cinsellik yaşayabilir. Kadin öyle değil ama. Fiziksel aldatmış ise eşini gözünden çıkarmış demektir. Başkasının çocuğunu kocasına isnat etme durumu da cabası... Bu nedenle erkeğin fiziksel aldatmasinin duruma göre telafisi olur ama kadının olması çok zor.
Tabi bu erkek fiziksel aldatabilir serbesttir anlamına gelmesin. Çünkü başka bir kadının o erkeği baştan cikarmaktaki amacını bilemeyiz. Çok ağır bedelleri olabilir ve her zaman telafisi olmaz. Dediğim gibi yerine göre telafisi olur sadece.
@B34ka6 erkeğin duygusal aldatması fiziksel aldatmasindan daha kotudur evladım. Çünkü erkek başkasını sevmişse o ilişkiden artık hayır gelmez. Kadının ise duygusal aldatmayı fiziksel aldatmaya götürmesi daha kötüdür. Sadece duygusallıkta kalırsa fiziksel olmazsa bunun da geri donusu olur.
tabiki bir ama bizim insanımız erkek yapınca normalleştiriyor ama kadın yapınca namus kirleniyor Allah uzak tutsun böylelerinden NOT (namus sadece kadınlar için yok erkekler içinde var)
Tabii ki de birdir. Başkasına karşı hissettiğimiz şeyler bence aldatmak değildir çünkü insan kendine ne kadar engel olmaya çalışsa da bazen ister istemez bir şeyler hissedebiliyor ama cilveleşme kırıştırma olursa sg