Toksitleşen bir ilişkinin erkeğin perspektifinden analizi, kadınlar ne ister?

Sevgisini gösteremeyen insanlar, yanlış anlaşılmaya veya anlaşılamamaya mahkumlar bunda hepimiz hemfikiriz; sanırım. Bir hesap açıp şu saçma platformda anlaşılmayı dilemem, anlaşılmadığımı sanıyor olmamdan ötürü. Sosyal fobi, prokrastinasyon ve diğer bilumum nörolojik rahatsızlıklar -veya varlığından şüphe duyduğum hastalıklar- beni bir uçurumun kenarına itiyor gibi. Sevgilim, ona duyduğum hisleri yansıtmaktan çekindiğim -ve genel anlamda aşırı içe dönük olduğum- için üzgün. Onun üzgün olması ve onu mutlu edemem, açıkçası beni daha da üzüyor. Bir duvara konuşur gibi konuşuyor, benimle. Hikayemi burada uzun uzun yazacak değilim ancak ebeveynleri birkaç sene önce, tam da ergenlik çağındayken ayrılmış biriyim. Kavgalara ve tartışmalara katlanamıyorum. Sevgilim de benim gibi görece dengesiz bir kız. O da kendin toplumdan büyük ölçüde soyutlamış. Ve ideallerine, hayallerine odaklanmış. Benim aksime o bir dışa dönük, olur olmadık kahkahalar saçan biri. Ki mutsuzken bile bir şeyleri gülerek anlatabilir. Biraz trajikomik işte. Acıyla harmanlanmış, gülüşü... Karakter olarak bu kadar ters olmamıza rağmen beni ona bağlayan şeyi tanımlayamıyorum. Hatta pek çok yakın dostum, neden onun gibi 'entelektüel olmayan' diye tanımlayabileceğimiz bir kızı sevdiğimi sorguladılar. İnsanların fikirlerine, bedenlerinden daha çok önem veriyorum. Bahsettiğim sözde entelektüeller için 'değersiz', 'niteliksiz' bulunan bir insanın hayatımın tam da merkezinde olması gerçekten ironik. Kimi düşünür, aşık olmayı bir hastalığa benzetir... Uzun süredir hasta ve yastayım. Cenazem kalkmış gibi, ancak gömülmemişim. Neden en kötü anımda karşılaştım, onunla? Tanrının varlığını sorgular oldum, onunla tanıştığımdan bu yana. Beni bir bataklıktan kurtarıp, kurtulduğuma sevinemeden daha derin bir bataklığa itmiş gibi... Mutlu olmanın gayet basit olmasına rağmen neden bu kadar zor geliyor, bana? Mutlu olmayı istemiyorum mu yoksa? Bunca insan, bunca yaşam gelip geçmiş yeryüzünden; iyi veya kötü. Kimse mutlak bir şeye sahip olamamış. Kimse ders çıkaramamış yaşamlarından, ama kimse de kolay kolay umutsuzluğa düşmemiş. Düşenler de intiharda bulmuş çözümü. İntihar etme fikri pek çoğunuza yabancı değildir, eminim. Ancak ben bu kıza ne yapmış olabilirim ki, intihar etmeyi düşündürecek? Günlerdir soruyorum kendime, saf sevdim. Ve sevdiğim, kalbimi dolduran duygulara sebep olan kız bunları düşünmemeli diye düşünüyorum. Nerede yanlış yapıyorum? Ben cevabı bulamadım, belki siz yardımcı olabilirsiniz; bulmamda. Bir kadın neyi ister? Ve bir kadın sevmekten vazgeçer mi? Bana ettiği hakaretlere bile tahammül ederken... Neden hala vazgeçmiyorum, ben? Tamam, umursamaz, duyarsız karakterimle onu çoğu kez yarı yolda bırakmışlığım çok. Hatalarımın yol açtıkları hakkında fazlasıyla kendimi suçluyorum. Bu suçluluk duygusu ise insanlara yöneltilmiş nefrete dönüşüyor ve normalde iletişim problemi çekmeyen beni geriyor. Sinir katsayımın üst limitlerinde dolaşıyorum. Aksi, huysuz ve inatçı davranıyorum; ister istemez.
Toksitleşen bir ilişkinin erkeğin perspektifinden analizi, kadınlar ne ister?
Cevapla