Günümüz ilişkilerinin en büyük sorunlarından biridir aslında sahiplenme durumu. Kimisi o bana ait hissini iliklerine kadar hissettiriyorken, kimiside sokakta gördüğü sıradan biri gibi muamele yapmakta. Elbette sahiplenmeninde belirli bir dozu var, olmalı. Sahiplenirken, sevdiğin ve değer verdiğin insana kısıtlamalar getirmek, kısıtlamada haklı ya da haksız olsanda bunu düzgünce ifade edip uygulayabilmek büyük meziyettir. Sorun bunlada bitmiyor elbette. Sahiplenip kısıtlanıldığı zaman bunaltan boğan kafese sokan, sahiplenmediğin kısıtlamadığın zamanda çok rahat biri olarak sınıflandırma durumu söz konusu.
Sahiplenme ve kısıtlama arasındaki o ince çizgiyi nasıl ayıklarsınız? Sahiplenildiğinizi nasıl hissedersiniz?
Sevgilinizin sizi sahiplendiğini nasıl hissedersiniz? Sahiplenmek, aynı zamanda kısıtlamak mıdır?
Bakışı, sarılışı, öpüşü, sevişi, verdiği değeri, ince düşünüşü vs saymakla bitmeyecek şeyler ile hissetirir beni sahiplenip sahiplenmediğini. Ve en çokta sözleriyle belli eder kendini.
Ben size hemen anlatayım birgun hastayim hastaneye gidicem sevgilimde (artik değil) ısrar kiyamet sen kendine bakmiyorsun hemen yarin hastaneye gidiceksin bak aricam sorucam falan sabah oldu gitti hastaneye şükür birseyim yokmus falan o mutlulukla aradim bunu nerdesin napiyosun falan sordum napiyim dedi evdeyim sen ne yapiyorsun yürüyorum dedim bende zannediyorum ki sorucak doktor ne dedi aaa dedi okula mi gidiyosun evet dedim okula gidiyorum kapatsana dedim annem arıyor arkadaslar ahanda bu sahip cikmamaktir adamin umrunda olmamaktir dünya hali binbir tane isi vardir derdi sıkıntisi vardir unutmustur bu ilk oldugunda bende boyle deidm kendime kizdim sonra baktım bu adam benim hic biseyimle ilgilenmiyor umrunda degil seven sahip cikan insan karşısındaki insanin herseyini bilir herseyini takip eder korur kollar onun sağlığı onun için onemlidir unutulacak birsey değildir bu hic bir hayat gayesi yasam mucadelesi sevdigin insani sana unutturamaz sahip çıkmak budur
1. Değer verir 2. Seni düşünür 3. Bir problem olunca iletişim kurar ve beraber çözmeye çalışır 4. Bir hata yaptığında seni yargılamaz hemen 5. Sana zaman ayırır, çok kısa olsada arar, görmek ister Böyle anlarız ama benimsemek kısıtlamak değildir aksine karşındaki kişiyi anlamak ve desteklemektedir.
Sahiplenmek kısıtlamak olmamalı.. İnsanı düşünen koruyan.. Her ne olursa olsun güvene bileceği biri olmalı bizi sahiplenen kişi.. Kısıtlamaya geleceksek kendim nerede nasil davranacağımı bilirim ve kendimi gerektiği yerde kendim kisitlarim zaten.. 😊
Beni başkalarına karşı her daim korumalı ve kimseye ezdirmemeli. Hatalarım olduğu zaman bile yanımda olmalı. İşte o zaman bana sahip çıktığını anlarım.
Bence sahiplenmek kısıtlamaktan ibaret değil aksine yaptıklarıyla o kişiyi kabul edip çevresine de bunu kabullendigini ve kimsenin buna karışamayacağını gösterebilmektir.
Sahiplenen için zor ayarı tutturmalı. Sahiplenilen kişi kısıtlanmış gibi hissediyor biryandan da mutlu güvende hisseder
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Genellikle bizim halkımız bunu cok yanlış anliyor. Kısıtlama sahiplenme sanılıyor. Eğer erkek ihtiyaç duyduğunda hemen yanındaysa, derdini kendi derdi gibi mutluluğunu kendi mutluluğu gibi hissediyorsa sahiplenicidir. Gerisi fasa fiso
Bence aitlik hissi çok güzel bir şey neden kısıtlamak olsun ki... Biri seni düşünüyor, bir sıkıntın olduğunda sebebini önemsemiyor çünkü sebebi ne olursa olsun arkanda...
En İyi Cevaplar